Anadolu Gençlik Derneği (AGD) ve Milli Gençlik Vakfı (MGV) Genel Başkanı Salih Turhan, Gazze'de yaşanan soykırıma dikkat çekerek, İslam ülkelerinin ve dünya kamuoyunun utanç verici suskunluğunu sert bir dille eleştirdi. Turhan, yayınladığı açıklamada, Gazze'deki durumun bir insanlık dramına dönüştüğünü ve "Kıyamet günü hasımlardan olmak istemeyenlerin" derhal harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.
Gazze'de Ölüm Sıradanlaştı, Kalplerimiz Çürüyor
Turhan, Gazze'deki sistematik soykırımın dünyanın gözü önünde devam ettiğini belirterek, "Bir çocuk daha öldüğünde artık ekranlarımız değişmiyor, gözlerimiz yaşarmıyor, kalplerimiz sızlamıyor. Bu suskunluk bir alışkanlık değil, bir çöküştür" ifadelerini kullandı. İsrail'in hedefinin direnişi yok etmek, halkı göçe zorlamak, Gazze'yi insansızlaştırmak ve "Büyük İsrail"i kurmak olduğunu dile getirdi. Bu soykırımın en sarsıcı boyutunun ise İslam ülkelerinin suskunluğu olduğunu, asıl büyük yaranın bu olduğunu vurguladı.
Yardım Konvoyları Bekletiliyor, Umutlar Sınırlarda Tutsak
Açıklamada, Gazze'ye ulaşmak isteyen tırlar dolusu insani yardım malzemesinin sınır kapılarında bekletildiğine dikkat çekildi. Turhan, "Sadece malzeme değil, umut da o sınırlarda bekletiliyor. Gazze'ye ulaşmak isteyen her yardım, siyonist duvara çarpıyor. Ve Gazze, yalnız bırakılıyor" dedi. Bu durumun arkasındaki nedenin, İsrail ile ticareti kesemeyenlerin vicdani sorumluluk taşıyamaması ve siyonist rejime bağımlı kalanların mazluma bağımsız olamaması olduğunu belirtti. Bazı kesimlerin koltuklarını, makamlarını ve yatırımlarını kaybetmemek uğruna kardeşlerinin kanını görmezden geldiğini ifade etti.
"Gazze Yalnız Değil, Yalnız Bırakılıyor!"
Turhan, "Artık bu ikiyüzlü tutumun örtüsü kalktı. Artık her şey çıplak ve net: Gazze yalnız değil, yalnız bırakılıyor!" diyerek, Kassam Tugayları’nın sözcüsü Ebu Ubeyde’nin "Siz, bizim kıyamet günü hasmımız olacaksınız!" sözünün sadece bir öfke ifadesi değil, tarihi bir uyarı olduğunu vurguladı. Bu sözün, bombalanan evlerin, yıkılan hastanelerin, susuzluktan can veren bebeklerin "ahı" olduğunu ve başta iktidar sahipleri, alimler, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları olmak üzere herkese yönelik olduğunu belirtti.
Acil Eylem Çağrısı: Sınırları Açın, Harekete Geçin!
AGD ve MGV Genel Başkanı Turhan, Gazze için somut adımlar atılması gerektiğini vurgulayarak şu çağrılarda bulundu:
Gazze'ye giden tüm sınırlar derhal açılmalıdır. Mısır, Ürdün ve diğer sınır komşularının bu vebalden kaçamayacağını belirtti.
Türkiye başta olmak üzere, tüm İslam ülkeleri bütün imkanlarını seferber ederek yardımların önünü açmalı, zalimin önünü kesmeli, ablukayı kırmalıdır.
İncirlik ve Kürecik üsleri derhal kapatılmalı, topraklarımız siyonist gözetimden arındırılmalıdır.
İsrail ile tüm diplomatik, askeri ve ticari ilişkiler kesilmelidir.
Gazze Soykırımına katılan çifte vatandaşlar yargılanmalı ve hesap sorulmalıdır.
Gazze'ye yönelik ablukanın kırılması için uluslararası yardım filosu oluşturulmalı, bu filoya devlet güvencesi verilmelidir.
İslam ülkeleri İsrail'e fiilen müdahale etmeli; bunun da başını Mehmetçiğimiz çekmelidir.
Turhan, bu durumun sadece bir sınır sorunu değil, bir iman sorunu ve bir ahiret meselesi olduğunu dile getirdi. "Bir halk açlıktan ölürken, bir ümmet susarsa, o ümmet artık yaşamıyor demektir" dedi.
İslam kardeşliğinin kuru bir duygu değil, bir eylem çağrısı olduğunu ve bugün fiilen Gazze’nin yanında olmayanların İslam kardeşliğinden söz edemeyeceğini ekledi.