Eski Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk, 2019 yılında hakkında açılan ‘gazi ve şehit yakınlarını işten çıkarmak’ suçlamasına ilişkin beraat kararı aldı. Mahkeme, Türk ve diğer sanıklara yönelik suçlamaların delil yetersizliği nedeniyle geçerli olmadığına hükmetti.
2019 yılında İçişleri Bakanlığı tarafından Mardin Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atanmasının ardından, bazı belediye çalışanları Ahmet Türk yönetimindeki belediyenin, gazi ve şehit yakınlarını işten çıkardığını iddia ederek şikayette bulunmuştu. Bu şikayetler üzerine, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı, Ahmet Türk ile dönemin Genel Sekreter Vekili Mustafa Yıldız ve Genel Sekreter Yardımcısı Hacı Üzmez hakkında ‘görevi kötüye kullanma’ suçlamasıyla soruşturma başlatmıştı.
Soruşturma sonucunda dava açıldı ve mahkeme süreci başladı. Mahkeme, yapılan yargılamalar neticesinde, işten çıkarılan kişilerin işe girişlerinin 'gazi ve şehit yakını' olarak yapılmadığını ve bu kişilerin bu statüye sahip olup olmadığının da kesin olarak belirlenmediğini tespit etti. Ayrıca, Ahmet Türk ve diğer sanıklara yönelik suçlamalar için herhangi bir somut ve inandırıcı delil bulunmadığına karar verildi.
Mahkeme, 26 Eylül 2024 tarihinde açıkladığı gerekçeli kararında, “Müştekilerin iş akitlerinin farklı tarihlerde feshedildiği ve özellikle şehit veya gazi yakını oldukları gerekçesiyle işten çıkarıldıklarına dair herhangi bir kesin ve inandırıcı delil bulunmamaktadır” şeklinde ifadelerde bulundu. Mahkeme, ayrıca şehit ve gazi yakınlarının işten çıkarılmasına yönelik bir tutum değişikliğinin de tespit edilemediğini belirtti. Bunun yanı sıra, mağdurların işe iade talebiyle açmış oldukları bir dava da bulunmadığı ifade edildi.
Mahkeme kararının ardından, müştekiler belirli bir süre içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi’ne itirazda bulunmadı. Müştekilerin itirazda bulunmaması sonucu, mahkemenin beraat kararı kesinleşti.
Ahmet Türk, beraat kararının ardından adaletin yerini bulduğunu belirterek, kararın hukuka uygun bir şekilde verildiğini ifade etti. Kararın, belediye yönetimi döneminde yapılan işlemlerle ilgili olarak üzerindeki suçlamaların temelsiz olduğunu ortaya koyduğunu vurgulayan Türk, kararın tüm kamuoyuna bir ders niteliği taşıdığını söyledi.