reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Gündem Adalet Yerini Bulacak mı

Adalet Yerini Bulacak mı

 Kerem Kınık’ın Kızı Fatma Zehra Kınık’ın Karıştığı Ölümcül Kaza Ailesi Tarafından Gündeme Taşındı

MUHABİR: Haber Merkezi

Türkiye gündemini derinden sarsan bir olay, geçtiğimiz Temmuz ayında yaşanan trafik kazasında 17 yaşındaki Batın Barlasçeki’nin hayatını kaybetmesiyle patlak vermişti. Kazaya neden olan ismin, Kızılay’ın eski başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatma Zehra Kınık Demir olması, kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı. Ancak olayın üzerinden aylar geçmesine rağmen yargı sürecinde ciddi bir ilerleme kaydedilememesi, adalet arayışındaki aileyi bir kez daha harekete geçirdi.

"Adalet Değil, Para Teklifi Geldi"

Batın Barlasçeki'nin ailesi adına konuşan teyzesi Kübra Doğan, yaptığı açıklamalarla kamuoyunun dikkatini yeniden bu trajik olaya çekti. BirGün Gazetesi’nden İsmail Arı’nın haberine göre, Kübra Doğan, Zehra Kınık’ın avukatı aracılığıyla ailelerine “manevi tazminat” teklifinde bulunulduğunu açıkladı. Doğan’ın ifadeleri ise yürek burktu:

“Ben Fatma Zehra Kınık’ın gerçekleştirdiği kazada hayatını kaybeden Batın Barlasçeki'nin teyzesiyim. Hepinizin bildiği üzere 9 aydır adalet mücadelesi veriyoruz. Fatma Zehra Kınık, defalarca yüzde 100 kusurlu bulunmasına rağmen ceza almadı ve bu cesaretle yeni bir kaza daha yaptı."
"Bugün sizlerle yeni bir gelişmeyi paylaşmak istiyorum. Fatma Zehra Kınık’ın avukatı bizim avukatımızı arayarak manevi tazminat ödeyebileceklerini belirtti. Buradan kamuoyuna duyuruyorum: Biz pazarlık değil adalet istiyoruz! Bizim biricik yavrumuz artık hayatta yok. Ablamın tek evladıydı Batın. Bu kayıpla birlikte sadece evladını değil, hayatını da kaybetti. Siz vicdansızlar buna hiçbir şekilde fiyat biçemezsiniz. Bunu asla ve asla kabul etmiyoruz ve tüm kamuoyunun bunu bilmesini istiyoruz. Davamızdan hiçbir şekilde vazgeçmeyeceğiz.”

Yargı Süreci Neden İşlemiyor?

Kazanın ardından kamuoyunda sıkça dile getirilen eleştirilerden biri, Zehra Kınık hakkında hiçbir tutuklama kararı alınmaması oldu. Üstelik Batın Barlasçeki’nin ölümüne neden olan kazadan sonra bile benzer olayların yaşanmaya devam etmesi, tepkileri daha da artırdı. Son olarak 3 Şubat 2025 tarihinde yine Zehra Kınık’ın kullandığı iddia edilen 34 FKJ 390 plakalı araç, İstanbul Beykoz’da maddi hasarlı bir kazaya karıştı. Aynı plakalı aracın, Batın Barlasçeki’nin hayatını kaybettiği kazada da kullanıldığı kayıtlara geçmiş durumda.

Bu yeni kazanın ardından görgü tanıkları, olay yerine gelenin yine Kerem Kınık olduğunu ifade etti. Bu durum, “koruma kalkanı” iddialarını da yeniden gündeme getirdi.

Aile: “Sadece Yargılansın, Bizim Tek İsteğimiz Bu”
Kübra Doğan, açıklamasının devamında şu sözlerle kamuoyuna çağrıda bulundu:

“Bizim amacımız Fatma Zehra Kınık’ın herkes gibi yargılanması, suçunun karşılığını alması. Sağlanmayan her adalet başka suçlara zemin hazırlıyor. Bu artık toplumda normal karşılanıyor. Ama biz buna sessiz kalmayacağız. Tüm destekçilerimize teşekkür ediyorum. Lütfen sesimiz olun, bu davada bizim yanımızda durmaya devam edin.”

Toplumsal Bellek ve Adaletin Eşiği

Olay, sadece bir trafik kazası olarak değerlendirilmiyor. Türkiye’de ‘ayrıcalıklı’ kişilerin hukukun karşısında hesap vermekten kaçınmaları yönündeki eleştiriler, bu olayla daha da görünür hale geldi. Sosyal medyada #BatınİçinAdalet etiketiyle binlerce paylaşım yapılırken, hukukçular da davanın seyri konusunda daha şeffaf ve adil bir sürecin işletilmesi gerektiğine vurgu yapıyor.

Kerem Kınık’ın geçmişte Kızılay başkanlığı döneminde yaşanan çadır satışı skandalıyla gündeme gelmesi de, kamuoyundaki güven erozyonunu daha da pekiştirmiş durumda.

Sonuç olarak: Aile, parayla değil adaletle teselli bulmak istiyor. Batın Barlasçeki’nin hayatını kaybettiği kazaya ilişkin gerçeklerin ortaya çıkması ve sorumluların hukuka uygun şekilde yargılanması, yalnızca bir ailenin değil, toplumun da vicdanını rahatlatacak. Gözler, şimdi adalet mekanizmasının bu davada nasıl işleyeceğine çevrilmiş durumda.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...