Yazın en büyük cilt hatası yanlış güneş kremi kullanımı
Güneşten gelen ultraviyole (UV) ışınlarının yalnızca güneş yanıklarına değil; erken cilt yaşlanması, kalıcı lekeler ve cilt kanseri riskinde artışa da yol açabileceğini vurgulayan Özsaraç, toplumda koruyucu ürün kullanımına yönelik farkındalığın arttığını ancak doğru kullanım alışkanlığının henüz yeterince yerleşmediğini ifade etti.
“SPF yüksekliği tek başına koruma sağlamaz”
SPF değeri yüksek ürünlerin tek başına yeterli olmadığına dikkat çeken Özsaraç, “Kişiler çoğu zaman sadece yüksek faktörlü ürün kullanarak tam koruma sağladığını düşünüyor. Oysa önemli olan ürünün doğru miktarda ve düzenli aralıklarla uygulanmasıdır. Yaz aylarında en az SPF 30, tercihen SPF 50 ve üzeri geniş spektrumlu ürünler kullanılmalıdır” dedi.
“İki parmak kuralı etkili koruma sağlar”
Güneş kreminin çoğunlukla yetersiz miktarda sürüldüğünü belirten Özsaraç, yüz ve boyun bölgesi için “iki parmak kuralı”nın önemli bir ölçüt olduğunu söyledi. “Birçok kişi ince bir tabaka halinde uygulama yapıyor ve bu durum koruyuculuğu düşürüyor. İşaret ve orta parmak boyunca sıkılan miktar yüz ve boyun için ideal korumayı sağlar. Tüm vücut için ise yaklaşık bir avuç içi kadar ürün kullanılmalıdır” diye konuştu.
“Gün içinde yenilemek şart”
Güneş koruyucuların etkisinin gün içinde azaldığını hatırlatan Özsaraç, “Terleme, yüzme, havlu kullanımı ve dış ortamla temas koruyucu tabakayı zayıflatır. Bu nedenle açık havada bulunulan günlerde güneş kremi yaklaşık iki saatte bir yenilenmelidir. Deniz veya havuz sonrası ise mutlaka tekrar uygulanmalıdır” ifadelerini kullandı.
“Güneş hasarı yıllar sonra ortaya çıkabilir”
Güneşin ciltte bıraktığı etkinin hemen fark edilmeyebileceğini belirten Özsaraç, uzun vadeli risklere dikkat çekti: “Bugün maruz kalınan UV hasarı yıllar sonra lekeler, erken yaşlanma belirtileri ve bazı cilt kanseri türleri olarak karşımıza çıkabilir. Bu nedenle güneş koruyucu kullanımı sadece kozmetik bir tercih değil, temel bir cilt sağlığı alışkanlığıdır.”