Yargıtay'dan emsal karar: Boşanmada nafaka ödenmesine "yoksulluk" şartı
Kararda, yoksulluk nafakasının bağlanabilmesi için boşanma nedeniyle kişinin ekonomik olarak yoksulluğa düşmesi gerektiği vurgulandı.
Son dönemde süresiz nafaka tartışmaları gündemdeki yerini korurken, Yargıtay’ın verdiği bu karar emsal niteliği taşıdı.
İstanbul’da görülen davada D.Z., eşinden boşanmak için mahkemeye başvurdu. Davalı kadın L.Z. ise evlilik birliğinin sona ermesinde karşı tarafın da kusurlu olduğunu belirterek karşı dava açtı.
İstanbul 11. Aile Mahkemesi, yargılama sonucunda erkek eşin daha ağır kusurlu olduğuna hükmederek tarafların boşanmasına karar verdi. Mahkeme ayrıca kadın eş lehine yoksulluk nafakasına da hükmetti.
Karara yapılan istinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi, yerel mahkeme kararını yerinde buldu ve onadı.
Ancak davacı tarafın temyizi üzerine dosya Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’ne taşındı. Yargıtay, boşanma ve kusur tespitine ilişkin kararları uygun bulurken, yoksulluk nafakasına ilişkin hükmü bozdu.
Kararda, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine dikkat çekilerek, “Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için, nafaka talep eden eşin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olması gerekir” ifadesine yer verildi.
Dosya kapsamındaki değerlendirmede, davalı kadının yurt dışından emekli olduğu ve düzenli bir gelirinin bulunduğu belirtildi. Bu nedenle boşanma sonrasında ekonomik olarak yoksulluğa düşmediği kanaatine varıldı.
Yargıtay, yerel mahkemenin bu hususu yeterince değerlendirmediğini belirterek, “Davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır” gerekçesiyle hükmü bozdu.