İran’ın Körfez Stratejisi Tartışılıyor
ABD-İsrail ile İran arasında tırmanan savaş, Körfez ülkelerini doğrudan etkileyen yeni bir aşamaya girdi. Bölgedeki limanlar, petrol tesisleri ve askeri noktalar hedef alınırken, uzmanlar Tahran yönetiminin bölge ülkelerini baskı unsuru olarak kullanmayı hedeflediğini belirtiyor.
Körfez Araştırmaları Merkezi Direktörü Abdulaziz Sager, ülkelerin zor bir tercih ile karşı karşıya olduğunu ifade ederek, “Körfez ülkeleri ya topraklarını ABD operasyonları için açacak ya da daha fazla saldırı riskiyle karşılaşacak” değerlendirmesinde bulundu.
“Katar Operasyonlara Katıldı” İddiası
İsrail merkezli The Jerusalem Post gazetesi, Katar’ın İran’a karşı yürütülen operasyonlara katıldığını ve İran topraklarında saldırılar düzenlediğini öne sürdü. Söz konusu iddiaya ilişkin Doha yönetiminden resmi bir açıklama yapılmadı.
Öte yandan Birleşik Arap Emirlikleri, İran’ın saldırılarını “terör eylemi” olarak nitelendirdi. Uzmanlar, bu açıklamanın İran karşıtı daha geniş bir koalisyonun işareti olabileceğini belirtiyor.
Hürmüz Boğazı Senaryosu
Uzmanlar, çatışmaların büyümesi halinde Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının küresel enerji piyasalarını doğrudan etkileyeceği uyarısında bulunuyor. Petrol nakliye yollarının kesintiye uğraması durumunda uluslararası müdahalenin kaçınılmaz olabileceği ifade ediliyor.
GCC’den Olağanüstü Toplantı
Körfez İşbirliği Konseyi üyeleri olan Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Umman olağanüstü bakanlar toplantısı gerçekleştirdi. Toplantı sonrası yapılan açıklamada, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi kapsamında kolektif savunmaya hazır olunduğu mesajı verildi.
Bölgedeki gelişmeler, Körfez ülkelerinin atacağı adımların savaşın seyrini belirleyebileceğini gösteriyor.