Devlet Bahçeli: Kürt kardeşlerim paralı askerlik yapmaz
Orta Doğu’da yaşanan gelişmelere değinen Bahçeli, özellikle ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla birlikte bölgede artan gerilimi değerlendirdi.
Bahçeli, bazı uluslararası medya kuruluşlarında yer alan “İran’daki Kürtlerin rejime karşı savaşabileceği” yönündeki iddialara sert tepki gösterdi. Kürtlerin paralı asker olarak gösterilmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Bahçeli, “Kürt kardeşlerimiz sahaya sürülecek bir unsur değildir. Kürtler paralı askerlik yapmaz, yapmamalıdır. Kürtler tetikçi değildir. Kürt kardeşlerim satılık değildir ve hiçbir projenin piyonu olarak gösterilemez.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin bölgesel dengeler açısından kritik bir konumda olduğunu vurgulayan Bahçeli, ülkenin üzerinde hesap yapılmasına izin verilmeyeceğini söyledi. Türkiye ile İran’ı karşı karşıya getirmeye yönelik girişimlerin de dikkatle takip edildiğini belirten Bahçeli, bu tür girişimlerin arkasında “Siyonist ve emperyalist hesapların” bulunduğunu ifade etti.
Konuşmasında Türkiye’nin geleceğine yönelik stratejik adımların önemine de değinen Bahçeli, milli değerler ve bağımsızlık vurgusu yaptı. İstiklal Marşı’nın yazarı Mehmet Akif Ersoy’u anan Bahçeli, milli mücadelenin ruhunun bugün de yol gösterici olduğunu belirtti. “İstiklal Marşı’nın ilk kelimesi ‘Korkma’dır. Biz korkmadıkça al sancak sönmez.” dedi.
Orta Doğu’da yaşanan çatışmaların insani boyutuna da dikkat çeken Bahçeli, savaşın ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi. Karşılıklı füze saldırıları, altyapıların hedef alınması, ticaret yollarının tıkanması ve artan suikastların bölgede büyük bir yıkıma yol açtığını dile getiren Bahçeli, “Bölgemizi tehlikeli bir akıl tutulması sarmıştır. Savaşın bilançosu her geçen gün ağırlaşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
İran’daki sivillerin ve çocukların yaşadığı acılara da değinen Bahçeli, dünya kamuoyunun bu trajedilere karşı yeterince duyarlı olmadığını ifade etti. Gazze’de ve İran’da hayatını kaybeden çocuklara dikkat çeken Bahçeli, insanlık değerlerinin sorgulanması gerektiğini belirterek uluslararası toplumun daha güçlü bir tavır alması çağrısında bulundu.