İstanbul’da 19-21 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen ve dünya sanayisinin önde gelen temsilcilerini buluşturan 76'ncı Dünya Döküm Kongresi, sektörün yarınına dair önemli değerlendirmelerle tamamlandı. Teknolojik yeniliklerin, çevre dostu yaklaşımların ve sürdürülebilir imalat modellerinin masaya yatırıldığı organizasyonun kapanış oturumunda Ticaret Bakanı Ömer Bolat önemli açıklamalarda bulundu. Döküm endüstrisinin milli ekonomi içindeki stratejik ağırlığına dikkat çeken Bolat, Türkiye’nin küresel ölçekteki ticari gücünü verilerle paylaştı.
Türk Döküm Sanayisi Stratejik Sektörlerin Temelini Oluşturuyor
İmalat ekosisteminin lokomotif gücü olan döküm sanayisinin çok geniş bir alana hammadde sağladığını vurgulayan Bakan Bolat, metal endüstrisinin kalkınmadaki rolünü şu sözlerle aktardı:
"Otomotivden savunma sanayine, beyaz eşyadan havacılığa, enerjiden makine imalatına kadar pek çok stratejik sektörün temel girdisini döküm sanayisi sağlamaktadır. Türkiye’nin son 20-25 yıldaki kalkınma atağında, metale bağlı sektörler ana oyuncular olarak yer aldı. Türkiye bütün bu sektörlerde ilk 12 arasında yer aldı, bazılarında ise ilk 5’in içinde yer aldı."

Döküm Sanayisinde 3 Milyon Ton Kapasite ile Rekor Üretim Seviyesi
Sektörün ulaştığı operasyonel hacim ve dış satım başarısı hakkında ayrıntılı bilgiler veren Bakan Bolat, üretilen katma değerin büyük bölümünün sınır ötesine ulaştığını kaydetti:
"Türkiye’nin döküm sanayinde üretim kapasitesi 3 milyon tondur. Toplam üretimimiz 2025 yılında 2 milyon 300 bin ton olmuştur. Bu üretimin değeri de 8 milyar avro seviyesindedir. 1 milyon 640 bin ton ihracatımız, 6,1 milyar avro tutarında ihracat rakamını oluşturmaktadır. Toplam üretimin miktar bazında yüzde 71’i, değer bazında da yüzde 76’sı ihraç edilmektedir."
Türkiye Döküm Sektöründe Dünyada Yedinci Avrupa'da İkinci Sırada
İhracat ağının genişliğine ve uluslararası sıralamadaki yükselişe dikkat çeken Bolat, Türkiye döküm sektörünün ulaştığı prestijli konumu şu ifadelerle vurguladı:
"Türkiye, döküm sektöründe 3 milyon tonluk üretim kapasitesiyle dünyada 7’nci, Avrupa’da 2’nci sırada yer almaktadır. Döküm sanayimiz başta otomotiv endüstrisi olmak üzere demir ve demir dışı metaller, iklimlendirme sanayi, makine ve aksamları gibi birçok temel sanayi koluna girdi sağlamaktadır. Döküm sanayimiz 200’den fazla ülkeye ulaşan ihracat ağıyla ülkemizin üretim gücünü dünyaya yansıtmaktadır."
Bakan Bolat ayrıca uluslararası piyasalardaki son durumu analiz ederek, küresel büyüme projeksiyonlarına değindi:
"Uluslararası Para Fonu, küresel ekonomi için 2026 yılında yüzde 3,1’lik bir tahmin yapmaktadır. Geçen yıl büyüme yüzde 3,5 olarak tamamlanmıştı. Dünya Ticaret Örgütü de bu yıl için ticaret artışına ilişkin tahminlerini güncelledi. 2025 yılında yüzde 4,9 olan ticaret artışının bu yıl için yüzde 3,9 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyor."

Satın Alma Gücü Paritesinde Dünyanın En Büyük 11'inci Ekonomisi
Türkiye’nin uzun vadeli ekonomik performansını ve milli gelirdeki artış trendini özetleyen Bolat, ülkenin dünya liginde katettiği mesafeyi aktardı:
"Türkiye, dünyanın satın alma gücü paritesine göre 11’inci büyük ekonomisi konumuna ulaştı. 2003 yılında 18’inci büyük ekonomiydik. Cari fiyatlar ve cari döviz kurları temelinde ise 2003’te dünyada 21’inci büyük ekonomiyken geçen yıl itibarıyla 16’ncı sıraya yükseldik. 1,7 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe ulaştık. 2002’de 238 milyar dolardı, 7 kattan fazla dolar bazında artış gerçekleşti. Son 16 yıl Türkiye kesintisiz olarak büyümüştür. Son 23 yılda yıllık reel ortalama büyüme yüzde 5,35’tir."
Yapısal dönüşüm adımlarının bu performansa zemin hazırladığını ifade eden Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu büyümeye ekonomik reformlar, arz ve tedarik zincirlerinin Batı sanayileriyle entegrasyon sağlaması ve ihracata dayalı büyüme modeli katkı sağlamıştır."
Türkiye İhracatı ve Dış Ticaret Hacmi Milli Gelirin Yarısını Aştı
Dış ticaret dengeleri ile genel ekonomik büyüklük arasındaki doğrudan ilişkiyi rakamlarla açıklayan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, entegre ticaret vizyonunu şu sözlerle noktaladı:
"Türkiye bir dış ticaret ülkesidir. 283,7 milyar dolarlık mal ihracatına 125 milyar dolarlık hizmet ihracatını eklediğimizde, geçen ay yıllıklandırılmış 409 milyar dolarlık ihracatımız vardı. İhracatımızın milli gelirdeki payı yüzde 25’tir. İthalatımızla birlikte mal ve hizmet ihracatımızın toplamı 860 milyar dolardır. 1,7 trilyon dolarlık milli gelirimizi bu rakama böldüğümüzde Türkiye milli gelirinin yarıdan fazlasının dış ticaretten elde edildiğini görmekteyiz. Dünya ile kazan-kazan temelinde bir ticaret ilişkimiz bulunmaktadır."