Yaşam maliyetlerindeki artış ve süregelen enflasyonist baskılar, sabit gelirli milyonlarca kamu çalışanı ile emeklinin temel gündemi olmaya devam ediyor. Yeni yıla sayılı aylar kala tüm dikkatler, yeni yılın ilk ayında maaş katsayılarına yansıtılacak resmi artışlara çevrilmiş durumda. Sosyal güvenlik dengeleri ve yıl sonu ekonomik göstergeleri çerçevesinde yapılan hesaplamalar, SSK, Bağ-Kur, memur ve memur emeklilerinin gelirlerinde meydana gelecek olası değişimleri gözler önüne seriyor.
Toplu Sözleşme Mekanizması ve Resmi Veriler Arasındaki Fark
Sosyal güvenlik uzmanları, kamu personelinin ve memur emeklilerinin mevcut toplu sözleşme şartları nedeniyle dönemsel olarak resmi enflasyon oranının gerisinde kalan artışlarla karşılaştığına işaret ediyor. Geride kalan dönemde yaşanan kayıplara değinen Sosyal Güvenlik Uzmanı İsa Karakaş, uygulanan sistemin yarattığı sonuçları şu değerlendirmeyle aktardı:
"Temmuz ayında 6 aylık kümülatif enflasyon toplamı yüzde 17,76 olmasına karşın, memur ve emeklisine yüzde 13,52 oranında güncelleme yapılmıştır. Yani resmî enflasyonun dahi yüzde 4,24 altında bir 'eksi güncelleme' reva görülmüştür."
Karakaş, atalarımızın "Aşure yemeye giden kaşığını cebinde taşır" sözünü anımsatarak, mevcut sözleşme düzeninin memur emeklilerinin alım gücünü masaya dahi oturmadan zayıflattığını vurguladı.

İlk Göstergeler ve Yıl Sonu Beklentilerinde Kritik Sınır
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Temmuz ve Ağustos aylarına ait tüketici fiyat endeksi verileriyle iki aylık kümülatif artış yüzde 3,65 düzeyinde gerçekleşti. Memur ve kamu emeklilerine enflasyon farkı doğabilmesi adına Temmuz ayındaki yüzde 7'lik eşiğin aşılması gerekiyor. Mevcut oran eşiğin altında kalmış olsa da yılın ilk yarısı için yüzde 5'lik toplu sözleşme artışı garanti edilmiş durumda bulunuyor.
Ekonomi yönetiminin Orta Vadeli Program (OVP) ve Merkez Bankası revizyonlarında işaret edilen yıl sonu tüketici enflasyonunun yüzde 30 bandı civarında şekillenmesi bekleniyor. Bu seviyenin belirleyici bir dönüm noktası olduğunu aktaran İsa Karakaş, beklentilerini şu ifadelerle özetledi:
"Yüzde 30'luk rakam hükûmet için kritik bir sınavdır. Şahsi beklentim yıl sonu enflasyonunun en fazla yüzde 29,99 civarında kalacağı yönündedir. Savaşların etkisiyle enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara bağlı olarak bu sınırın aşılması da mümkündür."

Ocak Ayı Yasal Artış Tablosu ve Kulislerdeki Beklentiler
Yıl sonu enflasyon verisinin yüzde 30 bandında tamamlanması senaryosunda, yasal düzenlemeler kapsamında SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yapılacak artışın yüzde 9,5 ile yüzde 10,5 aralığında gerçekleşmesi, ortalama yüzde 10 düzeyinde kalması hesaplanıyor. Buna karşın memur ve memur emeklileri için tablonun yüzde 7,5 ile yüzde 8,5 arasında şekillenerek ortalama yüzde 8 seviyesinde kalacağı öngörülüyor.
Aradaki farkın sabit gelirliler üzerinde baskı oluşturduğunu belirten uzmanlar, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın "çalışanın enflasyona ezdirilmeyeceği" yönündeki taahhüdüne dikkat çekiyor. Bu taahhüdün yerine getirilmesi halinde memur kesimine 2 puanlık ilave artış sağlanarak oranın yüzde 10 bandına çekilmesi Ankara kulislerinde masadaki ilk formül olarak değerlendiriliyor. Uzun süredir gündeme getirilen seyyanen zam taleplerinin de siyasi karar alıcılar nezdinde en kritik başlıklardan biri haline geldiği, bu dönemin gelir adaletini sağlamada bir eşik niteliği taşıdığı vurgulanıyor.