reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Ekonomi ATO Başkanı Baran’dan Asgari Ücret ve Vergi Sistemi Açıklaması: Yüzde 25 Zam Enflasyonla Uyumlu

ATO Başkanı Baran’dan Asgari Ücret ve Vergi Sistemi Açıklaması: Yüzde 25 Zam Enflasyonla Uyumlu

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, ATO Ekim Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada asgari ücret artışına ilişkin görüşlerini açıkladı. Baran, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın Amerika Birleşik Devletleri’nde yatırımcılarla yaptığı görüşmede, yüzde 25 civarında bir asgari ücret artışının 2025 enflasyon görünümü ile uyumlu olacağını belirttiğini hatırlattı.

KAYNAK: İHA

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran,

“ Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Amerika Birleşik Devletleri’nde yatırımcılarla görüşmesinde yüzde 25 civarı asgari ücret artışının 2025 enflasyon görünümüyle uyumlu olacağı mesajını verdi. Biz de asgari ücrete yapılacak zammın bu seviyede olması gerektiği kanaatindeyiz”

dedi.

ATO Ekim Ayı Olağan Meclis Toplantısı, ATO Meclis üyelerinin katılımıyla Meclis Başkanı Mustafa Deryal başkanlığında yapıldı. ATO Meclis Salonu’nda gerçekleşen toplantıda konuşan ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Uluslararası Para Fonu’nun dünya ekonomik görünümüyle ilgili raporunda Türkiye’nin büyüme tahmininin yüzde 2,7’ye çekildiğini kaydederek,

“Raporda enflasyon hedeflerine ulaşılabilmesi için faiz oranlarında sıkı bir politika izlenmesi, hatta gerekirse faiz artışlarının gündeme gelmesi gerektiği belirtildi”

dedi.

“Asgari ücrete yapılacak zammın yüzde 25 seviyesinde olması gerektiği kanaatindeyiz”

Raporda cari açığın düşürülmesi için enerji ithalatının azaltılması, yenilenebilir enerji yatırımlarına ağırlık verilmesi gerektiğinin de yer aldığını belirten Baran, ayrıca asgari ücret artışının enflasyon üzerindeki etkisine de dikkat çekildiğini söyledi.

Yeni yılın yaklaşmasıyla birlikte asgari ücret tartışmalarının gündeme geldiğini hatırlatan Baran,

“Merkez Bankası Başkanı Sayın Fatih Karahan, Amerika Birleşik Devletleri’nde yatırımcılarla görüşmesinde yüzde 25 civarı asgari ücret artışının 2025 enflasyon görünümüyle uyumlu olacağı mesajını verdi. Biz de asgari ücrete yapılacak zammın bu seviyede olması gerektiği kanaatindeyiz. Çalışan kardeşlerimizin enflasyon nedeniyle yaşadığı sıkıntıları biliyoruz. Geçim derdinin ne olduğunu biliyoruz. Ancak işletmeyi ayakta tutma derdimizin ne olduğunu da biliyoruz. Asgari ücrete daha fazla zam yapılmasını biz de isteriz, ancak uygulamalar gösterdi ki oraya yapılan zam iğneden ipliğe her şeye zam olarak yansıyor ve bu da enflasyonla mücadele sürecini uzatıyor. Bizim, enflasyonu bir an önce tek haneli rakamlara indirmemiz ve yeniden büyüme ve kalkınma yoluna girmemiz gerekiyor”

diye konuştu.

“Vergi ödemeyenlerle sürekli barışıldı, bu vergisini düzenli ödeyenleri kendini ve sistemi sorgular hale getirdi”

Son dönemde vergi barışı ve yapılandırma taleplerinin de gündeme getirildiğine dikkati çeken Baran, vergi ödememenin ve devlete karşı sorumlulukları yerine getirmemenin barışma gerekçesi olmaması gerektiğini dile getirdi. Baran,

“Bugüne kadar vergi ödemeyenlerle sürekli barışıldı. Bu barışma, vergisini düzenli ödeyenleri kendini ve sistemi sorgular hale getirdi. Vergi ödememek, devlete karşı sorumlulukları yerine getirmemek, barışma gerekçesi olmamalı. Vergi dediğinizde tüyü bitmemiş yetimin hakkından bahsediyoruz. Bizim, ülkemizi bir an önce refaha çıkarmak için kurduğumuz sistemi uygulama sorumluluğunu üstlenmemiz gerekiyor. Vergi barışı ya da yapılandırması bizi refaha çıkarmayacağı gibi geriletmekten başka bir işe yaramayacaktır”

şeklinde konuştu.

“Kredi musluklarının kontrollü ancak destekleyici biçimde açılması büyük önem taşıyor”

Konuşmasında enflasyonla mücadelenin reel sektör üzerindeki etkilerine de değinen Baran,

“Ekim ayı itibarıyla iç talepte bir miktar toparlanma gözlense de, yüksek faiz oranları finansman maliyetlerini artırıyor. Ticari kredilerin faiz oranları şu an yüzde 55 civarında seyrediyor. Bu da KOBİ’ler açısından dikkatle ele alınması gereken bir konu. Bu nedenle üretim ve ticaret dünyasının beklentileri doğrultusunda kredi musluklarının kontrollü ancak destekleyici biçimde açılması büyük önem taşıyor. Özellikle Ankara gibi büyük sanayi ve ticaret merkezleri için finansmana erişim, üretim kapasitemizi artırmanın en önemli unsuru olacaktır”

değerlendirmesinde bulundu.

“Yüksek faiz, krediye erişimi kısıtladığı için istihdam oluşturma kapasitesini olumsuz etkileyebiliyor”

Yüksek faizin krediye erişimi kısıtladığını ve istihdam oluşturma kapasitesini olumsuz etkilediğini söyleyen Baran, işgücü dengesini sağlamak için de krediye erişimin önemini vurguladı. Baran,

“Yüksek faiz, krediye erişimi kısıtladığı için istihdam oluşturma kapasitesini de olumsuz etkileyebiliyor. Talepteki yavaşlama ve ekonominin soğuması, işsizliği artırma riskini beraberinde getiriyor. Ankara Ticaret Odası olarak uzun süredir dile getirdiğimiz seçici krediler opsiyonunu bir kez daha hatırlatıyoruz. Büyüme hedeflerimiz için KOBİ’lere daha kapsayıcı, iş gücü dengesini gözeten, proje ve sektör temelli kredi desteklerinin sağlanmasını, kamu bankalarının devreye girerek yüksek faiz kaynaklı finansman sıkıntılarını hafifletmesini bekliyoruz”

ifadelerine yer verdi.

“Vergi sisteminin dolaylı vergilere ağırlık vermesi, hem hane halkı hem de işletmeler üzerinde büyük bir yük oluşturuyor”

Konuşmasında vergi sistemine de değinen Baran,

“Vergi politikaları bütçede öne çıkan bir diğer önemli konu. 12 trilyon 800 milyar lira olarak öngörülen bütçe gelirinin yaklaşık yüzde 28’ini katma değer vergisi (KDV) oluşturuyor, özel tüketim vergisi (ÖTV) ile birlikte bu oran yüzde 45’e ulaşıyor. Tasarıda yer alan bu tahminlere göre diğer kalemleri de hesaba kattığımızda, 2025 yılında bütçe gelirlerinin sadece yaklaşık yüzde 30’unu doğrudan vergiler oluşturacak. Türkiye’de vergi sisteminin dolaylı vergilere ağırlık vermesi, hem hane halkı hem de işletmeler üzerinde büyük bir yük oluşturuyor ve gelir adaletsizliğine yol açıyor. Bu nedenle doğrudan vergilerin payının artırılması gerektiğine inanıyoruz. Kayıt dışı ekonomiyle daha etkin mücadele ve vergi tabanının genişletilmesi, ekonomik sürdürülebilirliği artıracaktır”

şeklinde konuştu.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...