reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Ekonomi 19. Yüzyıl Yozgat Kıtlığı: Osmanlı'yı Sarsan Felaket ve 93 Harbi'nin Tetikleyicisi

19. Yüzyıl Yozgat Kıtlığı: Osmanlı'yı Sarsan Felaket ve 93 Harbi'nin Tetikleyicisi

Yozgat'ta 1873-1875 yılları arasında yaşanan ve felaket boyutuna ulaşan kıtlık, sadece yöre halkının yaşamını değil, Osmanlı Devleti'nin kaderini de derinden etkiledi. Yüzbinlerce hayvanın telef olduğu, on binlerce insanın hayatını kaybettiği bu kara dönem, Yozgat'ın günümüzdeki yemek kültürünün temellerini atarken, aynı zamanda 93 Harbi'nin de fitilini ateşledi.

KAYNAK: İHA

19.yüzyılda Yozgat’ta yaşanan ve felaket boyutuna ulaşan kıtlık hem Osmanlı Devleti’ni hem de yöre halkının yaşam biçimini etkiledi. Yozgat’ın günümüzdeki yemek kültürünün temelleri oluşurken 93 harbi tetiklendi.

Yozgat Bozok Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taha Niyazi Karaca, Yozgat tarihindeki en büyük kıtlığın 1873-1875 arasında yaşandığını söyledi. Yüzbinlerce büyükbaş ve küçükbaş hayvanın telef olduğu, on binlerce insanın hayatını kaybettiği bu dönemin, 1873 yılında yaşanan iklim değişikliği ile başladığına dikkat çekti. 1873 yılının aşırı kurak geçmesi, 1874-1875 yıllarında ise yoğun kar yağışına bağlı olarak aşırı soğuk geçmesi, ekilecek tohumların yenilmesi ve yeni ürün elde edilememesi nedeniyle insanların ve hayvanların yiyecekleri tükendi. Aşırı soğuk ve tahıl yetersizliğine bağlı olarak insanlar ve hayvanlar hayatını kaybetti.

"Bölgede nüfusun yüzde 60’ı eksilmişti"

Görgü tanıklarının ifadelerinden söz eden Prof. Dr. Taha Niyazi Karaca,

"Öyle büyük bir kıtlık ki nüfusun neredeyse yüzde 60’ı bölgede eksilmişti. Bir evde 10 kişi yaşıyorsa bunun 6 veya 7’sinin hayatını kaybettiği hatta kokmaması için cesetlerin sokağa atıldığını anlatıyorlar"

dedi.

"Dış borçlar ödenemedi, bu felaketin yaraları sarılmaya çalışıldı"

Kıtlıktan sonraki süreçte neler yapıldığını anlatan Karaca,

"Böyle bir felaket yaşanınca Osmanlı Devleti, felaketin yaralarını sarabilmek amacıyla kaynaklarını kıtlığın yaşandığı bölge için kullandı. 6 Ekim 1875’te borçlarını ödeyemediğini ilan eden Osmanlı Devleti ancak anapara ödemesi yapabileceğini açıkladı. Bu açıklamanın ardından Avrupalı ülkeler Osmanlı Devleti’ni ötekileştirmeye başladılar. Avrupa’da Balkanları ve etnik azınlık unsurları kışkırtmaya yöneldiler. 1876 baharında Bulgar ayaklanması başladı. Bulgarların Türk köylerini basmasına ve Türkleri öldürmesine rağmen, Türklerin 200 bin Bulgarı öldürdüğüne dair kamuoyu oluşturan Avrupa devletleri olayları Osmanlı Devleti’nin aleyhine çevirdiler. Bu kara propaganda Rusya’nın Osmanlı Devleti’ne savaş açmasına neden olan süreci de başlattı. Tarihimize ’93 Harbi’ olarak geçen büyük felaket bu olayların ardından ortaya çıktı. Kıtlıktan sonraki ikinci büyük felaket bu savaştır. Balkanlardan milyonlarca insan yerinden yurdundan edildi. On binlerce insan katledildi. On binlercesi de İç Anadolu’ya sürgüne gönderildi. Bu olaylar ‘muhacirlik’ kavramını ortaya çıkardı"

diyerek tarihî sürecin ayrıntılarına değindi.

"Kıtlık felaketi hem bölgesel hem de toplumun yaşam alışkanlıklarını etkiledi"

"Kıtlık felaketi hem bölgesel olarak hem de toplumun yaşam şeklini, ekonomisini, yaşam alışkanlıklarını etkiledi. Ama aynı zamanda siyasal bir sürecin başlayarak Osmanlı Devleti’nin karşılaştığı en büyük felaketlerin tetikleyicisi durumuna geldi"

diyerek sözlerini sonlandırdı.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...