Programa il milli eğitim müdürü Zekeriya Çınar, siyasi parti, sendika ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda öğretmen katıldı.
Şuraya konuşmacı olarak Prof. Dr. Muhammed AWAL (ABD), Prof. Dr. Abdulrahim İbrahim (SUDAN), Prof. Dr. Halis ÇETİN (TÜRKİYE) Eğitimci: Mustafa AYDIN ve Ahmed AKHİRA (MALEZYA) katıldı.
Kur’anı kerim tilavetiyle başlayan programın açılış konuşmasını ÖĞDER Sivas başkanı Fatih Gülmüş yaptı. Programa gösterilen yoğun ilgiden dolayı katılımcılara teşekkür eden Gülmüş, şuurlu öğretmenler olarak bu tür çalışmalara her geçen gün daha bir derinlik kazandırarak devam ettireceklerini ifade etti.
Gülmüş’ten sonra kürsüye davet edilen il milli eğitim müdürü Zekeriye Çınar, ÖĞDER’in çalışmalarını takdirle takip ettiklerini, eğitim-öğretim faaliyetlerine sunmuş olduğu katkılardan dolayı ÖĞDER yönetimine tebrik ve teşekkürlerini ifade etti.
Abdullah Altunkes’in moderatörlüğünü üstlendiği eğitim şurasında bir birinden önemli başlıkları kendi alanlarında uzman isimler ele aldı.
İlginin oldukça yoğun olduğu Programda:
*Milli ve manevi Eğitimin Milli Eğitimdeki Yeri,
*Sosyal Medyanın Eğitime Etkisi ve İslam
*Devlet, İdeoloji ve Eğitim
*Sömürgeci 2. Sömürgeci Eğitimle Baş Etmenin Yöntemleri
*Helal Gıda ve Tüketici Eğitimi.. gibi başlıklar ele alındı.
Helal gıda ve tüketici bilinci bakımından Türkiye’nin çok gerilerde olduğu belirten Malezyalı konuşmacı Ahmet Akhira, helal sertifikalarının sadece gıdayla sınırlı olmadığını söyledi.
Programın en etkili konuşmasını ise Cumhuriyet Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Halis Çetin yaptı. ‘Devlet, ideoloji ve eğitim’ başlıklı sunumunda eğitim sistemine esaslı eleştiriler getiren Çetin, konuşmasına ölüm yıldönümü olması sebebiyle merhum Erbakan Hoca’a rahmet ve minnet duygularını ifade ederek başladı. 28 Şubat darbesine de kısaca değinen Çetin, 28 şubatın asıl hedefinin eğitim sistemi olduğunu belirterek darbein bizzat hedefinin eğitim sistemi olduğunu söyledi.
Eğitim sistemi üzerinden uzun vadeli planlar yapan odakların kuşaklar arası irtibatın kesilmesinin hedeflendiğini dile getirdi. Darbelerin asıl amacının da zaten kuşaklar arası ahlaki bağı, dini bağı, siyasi bağı koparmak olduğunu belirten Çetin, konuşmasına şöyle devam etti. “Bu manada o dönemde söylenen ‘28 şubat bin yıl sürecek’ sözüne inananlardanım. Gerçektende eğitim sistemi üzerinden oluşturulan o zihin yapısının yani insanların devlete köleleştirme sürecinin bin yıl süreceğine inanıyorum ve bunun sağcısı solcusununda temelde farkının olmadığını düşünüyorum. İl milli eğitim müdürümüz biraz önce konuşmasında 20 yıl önce bilginin kaynağı sorulduğunda kütüphaneler olacağını ama bu gün başka şeylerin devreye girdiğini söyledi. Zaten sorunda burda.. Bu topraklarda 200 yıl yada 100 yıl önce bilginin kaynağı sorulduğunda alacağınız cevap vahiy olacaktı. Allah olacaktı... Bende konuşmamı bunun üzerine bina edeceğim. İnsanlık varolduğundan beri bilginin kaynağı, özü tüm medeniyetlerin merak konusu olmuştur. Bilginin iki kaynağı ve bunu topluma yansıtan iki temel unsur vardır. Bunlardan birisi vahiy kaynaklı olan Allah, tanrı, din, diğeri ise akıl, doğa, insan bilim vs. gibi olgulardır. Vahiy kaynaklı biligiden yola çıkmışsanız inşa edeceğiniz medeniyet batıni ve deruni bilgilerde yükselmek... Allah-insan, insan-insan ve insan toplum arasındaki ilişkilerde ahlaki ve manevi bir yükselme, yücelme olacaktır. Ama bugün yani modern çağda bilginin kaynağı Allahtan, tanrıdan, vahiyden, kutsal kitaplardan alınıp insana ve rasyonel akla verilmek istendiğinden adeta yeni bir din icat edilerek pozitivist anlayışla bilimi tanrılaştıran bir medeniyet anlayışına gelindi. Bu anlayış maalesef bizim üşlemizde de yer edinmiş her sözümüzde ‘eğitim şart’ diyerek bu olguyu putlaştırmış hale geldik.”
Öğle namazından sonra başlayan ve akşam saatlerine kadar devam eden programın sonunda misafir katılımcılara ÖĞDER yönetimi tarafından plaket takdim edildi.