Ne genelgeyi takan var nede öğrencilere bakan!..
Bakanlık genelgesinde “Aynı bina içerisinde ilkokul ile ortaokulun veya ortaokul ile lisenin birlikte bulunması durumunda, okul giriş çıkış kapıları ile bahçe gibi ortak kullanım alanlarının öğrencilerin yaş seviyeleri dikkate alınarak imkanlar dahilinde düzenlenmesi sağlanacaktır.”deniliyor.
Deniliyor denilmesine ama gel gelelim ki ne bakanlık genelgesini takan var neden okuldaki sürgit devam eden perişanlığa bakan...(Oysa 24 kasımda başörtülü öğretmenlere günlerini zehir etme pahasına gösterilen yönetmelik gayretkeşliğinin onda biri bu konuda bakanlığın öngördüğü genelge doğrultusunda gösterilebilse okulun problemleri çözülmüş olacak)
Bilindiği üzere kırık kapıları ve perişan yapısıyla meşhur olan kangal lisesi binasında açılacak imam hatibe yer temin edilmesi amacıyla bakım onarımına çıkılan binada üç ayrı okul için yapılması gereken düzenlemeler yapılamdığı için sıkntılar artarak devam ediyor.
Dolayısıyla kapısal durumu çözülen lakin yapısal sorunları derinleşerek devam eden bir durum söz konusu... Öte yandan okula yapılan palas pandıras atanan yönetici profilleri de hizmet yerine burasını bir nevi atlama taşı olarak görme eğilimine girince sıkıntılar had safhaya varmış oluyor.
Normalde imam hatip bölümüne giden öğrencilerin giriş kapısı olması gereken merdivenler kontrolden çıkmış durumda. Merdivenler okul dışından gelen ve öğrenci olmayan kişilerin sigara vs. içtikleri uğrak mekanlar haline gelmiş durumda.
İlgisizlik bakımından içide dışından farksız olan okulda geçtiğimiz günlerde yine bir kaza yaşanmış ve öğretmenler için alınmış olan tekerlekli döner koltuklarla koridorda kaydırak onayan öğrencilerden biri cama çarparak hastanelik olmuştu.
Bakanlık genelgesi doğrultusunda ufak tefek düzenlemelerle durumu normal hale getirmek mümkün iken adeta ‘kim takar bakanlık genelgesini’ dercesine üç ayrı okulun devam ettiği okuldaki mevcut keşmekeşliğe aylardır duyarsız kalınmasına bir anlam verilemiyor.
Öğrenciler normal ve güvenli bir ortama kavuşana kadar konuyu gündemde tutmaya ısrarla devam edeceğimizi belirterek Milli Eğitim Bakanlığının okullar açılmadan çok önce yayınlamış olduğu 2012/20 nolu genelgenin ilgili bölümlerini hatırlamak bakımından bir kez daha sizlerle paylaşıyoruz.
GENELGE -2012 / 20-
İlgi: 11/4/2012 tarihli ve 28261 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 30/3/2012 tarihli ve 6287 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun.
İlgi Kanun ile zorunlu eğitim süresi 8 yıldan 12 yıla çıkarılmış ve bazı yeni uygulamalar gündeme gelmiştir. Yeni uygulamaların daha etkili ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla söz konusu Kanunla getirilen düzenlemelerle ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.
Zorunlu eğitim 4 yıl süreli ilkokul, 4 yıl süreli ortaokul ve 4 yıl süreli lise eğitimini kapsamaktadır. Öğrencilerin öğrenim gördüğü birinci 4 yıl (1, 2, 3, 4. sınıflar) ilkokul, ikinci 4 yıl (5, 6, 7, 8. sınıflar) ortaokul ve üçüncü 4 yıl (9, 10, 11, 12. sınıflar) ise lise şeklinde isimlendirilecektir.
İlkokullar ile ortaokullara ilköğretim veya ilköğretim kurumları, liselere ise ortaöğretim veya ortaöğretim kurumları denilmeye devam edilecektir.
Veliler, okul yönetimleri ve mülkî amirler ilköğretim öğrencilerinde olduğu gibi ortaöğretim öğrencilerinin de okula devamını sağlamakla yükümlüdürler.
İlgi Kanunun 3. maddesinde; "İlköğretim kurumlarının ilkokul ve ortaokul olarak bağımsız okullar halinde kurulması esastır. Ancak imkân ve şartlara göre ortaokullar, ilkokullarla veya liselerle birlikte de kurulabilir." hükmü yer almaktadır. Bu bağlamda 2012-2013 eğitim ve öğretim yılında özellikle ilkokul birinci sınıfa kaydolacak öğrenci sayıları da dikkate alınarak okullarla ilgili gerekli planlamaların acilen yapılması ve uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi için aşağıdaki tedbirlerin alınması gerekmektedir;
* Fiziki şartların uygun olduğu durumlarda ilkokul, ortaokul ve lisenin bağımsız olarak düzenlenmesine öncelik verilecektir.
* Okulların fiziki ortamları, öğrencilerin gelişim özellikleri dikkate alınarak düzenlenecektir.
* Aynı bina içerisinde ilkokul ile ortaokulun veya ortaokul ile lisenin birlikte bulunması durumunda, okul giriş çıkış kapıları ile bahçe gibi ortak kullanım alanlarının öğrencilerin yaş seviyeleri dikkate alınarak imkanlar dahilinde düzenlenmesi sağlanacaktır.
* İmam-hatip ortaokullarının bağımsız ortaokul olarak kurulmasına öncelik verilecek, bunun mümkün olmadığı durumlarda imam-hatip liseleri ile birlikte kuru
labileceklerdir. Ancak bu durumda imam hatip ortaokulu öğrencileri ile imam hatip lisesi öğrencilerinin okul giriş çıkış kapıları ile bahçe gibi ortak kullanım alanlarının öğrencilerin yaş seviyeleri dikkate alınarak imkanlar dahilinde düzenlenmesi sağlanacaktır.
PLANLAMALAR ZAMANINDA YAPILACAK
Taşıma merkezi olan okullarda birleştirilmiş sınıf uygulaması yapılmayacak ve yapılan taşıma planlamaları bu doğrultuda yeniden düzenlenerek ihalelerin zamanında bitirilmesi sağlanacaktır.
İlgi Kanun gereği 2012-2013 eğitim ve öğretim yılından itibaren zorunlu eğitim kapsamındaki ortaöğretim (lise) öğrencilerinin taşınmasına yönelik planlamaların, Taşımalı İlköğretim Uygulaması ile uygulama birliği sağlanması bakımından, ilköğretim ile eş zamanlı olarak tamamlanması sağlanacaktır.
2012-2013 eğitim ve öğretim yılından itibaren başlayacak olan 12 yıllık zorunlu eğitim uygulamalarının herhangi bir aksaklığa sebebiyet vermeden etkili ve verimli bir şekilde gerçekleşmesi için yukarıda bahsedilen konularla ilgili olarak her türlü tedbirin alınması hususunda gereğini rica ederim.
Ömer DİNÇER
Millî Eğitim Bakanı
Bu yapıya bakan ne yapsın başbakan ne yapsın
Daha öncede belirttiğimiz gibi 4+4’lerin artılarını ilçeye yansıtamayan ilçe milli eğitimdeki malum yapı devam ediyorken bakanlık hangi kararı alırsa alsın ilçemizdeki eğitim- öğretimin bir arpa boyu dahi yol alabileceği yok.
Aslında bu manzaranın sorumlusu yöneticiler değil. Sormayan sorgulamayan çocuğuyla ilgilenmeyen veli tiplerinin çokluğu bu tür yöneticilerin o tür makamlarda çalışıyor muş gibi yaparak oyalanmalarının yegane garantisi sayılır.
Adeta narkozlanmış vaziyette uyuyan vatandaşların uyanması ise epey bir zaman alacağa benziyor. Biz yinede iyi uykular demek yerine, Allah’tan herkes için şuur ve basiret temennisinde bulunalım...