Kayalıpınar'da 3 bin 400 yıllık kraliyet arşivi gün yüzüne çıkarıldı
Yeni buluntularla birlikte antik kentte ulaşılan tablet sayısı 184’e yükseldi. Yaklaşık 3 bin 400 yıllık tabletlerin, Hititlerin siyasi, askerî ve sosyal yaşamına ilişkin önemli bilgiler içerdiği belirtildi.
Sivas’ın Yıldızeli ilçesinde bulunan Kayalıpınar Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda, Anadolu tarihine ışık tutacak önemli bulgulara ulaşıldı. Hitit döneminde Samuha adıyla bilinen antik kentte bu yıl gerçekleştirilen çalışmalarda, Hitit Kralı 2. Tudhaliya dönemine ait 131 çivi yazılı tablet ve tablet parçası bulundu. Önceki yıllarda ortaya çıkarılan eserlerle birlikte antik kentteki tablet sayısı 184’e ulaştı.
Kızılırmak kıyısında yer alan Kayalıpınar Antik Kenti’ndeki kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığının himayelerinde Koç Üniversitesi tarafından yürütülüyor. Yaklaşık 3 bin 800 yıllık geçmişe sahip antik kentte 2005 yılından bu yana devam eden çalışmalar, Hitit Devleti’nin siyasi, askerî ve dinî yapısına ilişkin önemli bilgileri ortaya koyuyor.
Tabletlerde salgın hastalık ve kraliyet ailesine ilişkin kayıtlar var
Yaklaşık 3 bin 400 yıllık tabletlerde devlet yönetimi, askerî faaliyetler, kraliyet ailesi ve dönemin sosyal yaşamına ilişkin çeşitli kayıtlar bulunuyor. Özellikle şehirler arasında yayıldığı belirtilen ve çocuklarla bebekleri etkileyen yüksek ateşli bir salgına ilişkin bilgiler dikkat çekiyor.
Tabletlerde, hastalanan bir bebek prensesin sağlık durumunun takip edildiği, ancak daha sonra hayatını kaybettiği ve cenaze törenine ilişkin bilgilerin de kayda geçirildiği ifade ediliyor. Bu belgelerin, Hitit dönemindeki sağlık koşulları ve kraliyet ailesinin yaşamına ilişkin yeni bilgiler sunması bekleniyor.
Hitit generallerinin yardım talepleri de ortaya çıktı
Kazılarda bulunan tabletler, Hitit Devleti’nin askerî teşkilatı ve haberleşme sistemi hakkında da önemli ayrıntılar içeriyor. Belgeler arasında, Batı Anadolu’da görev yapan Hitit generallerinin krala gönderdikleri bir mektup da yer alıyor.
Söz konusu mektupta generallerin karşılaştıkları düşman tehdidi nedeniyle asker, at ve savaş arabası desteği talep ettikleri görülüyor. Yardımın ulaşmaması durumunda ordunun yok olabileceğine ilişkin uyarıların da yer aldığı belgeler, dönemin askerî koşullarına ve devlet yönetimindeki iletişim ağına ışık tutuyor.
Antik kentteki çalışmalar sırasında çivi yazılı tabletlerin yanı sıra Hitit kralları ile prens ve prenseslerine ait mühür baskıları, mezarlar ve farklı dönemlere ait mimari kalıntılar da bulundu.
Vali Şimşek: 21. yüzyılın en önemli arkeolojik keşiflerinden biri
Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Kayalıpınar Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan kraliyet arşivinin yalnızca Anadolu tarihi açısından değil, dünya arkeolojisi bakımından da büyük önem taşıdığını belirtti.
Kazı çalışmalarının 2005 yılında başladığını hatırlatan Şimşek, antik kentin Hitit Devleti’nin önemli siyasi, askerî ve dinî merkezlerinden biri olduğunu ifade etti. Şimşek, bugüne kadar ortaya çıkarılan çivi yazılı tablet ve tablet parçalarının sayısının 184’e ulaştığını kaydetti.
Buluntulardan dördünün geçen yıl Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Geleceğe Miras sergisinde sergilendiğini belirten Şimşek, bu yılki çalışmalarla Hitit Kralı 2. Tudhaliya dönemine ait kraliyet arşivine ulaşıldığını söyledi.
Şimşek, keşfin önemine ilişkin değerlendirmesinde, bilim insanlarının buluntuları 1906 yılında Hattuşa’da keşfedilen tabletlerden sonraki en önemli Hitit arşivi keşiflerinden biri olarak değerlendirdiğini aktardı.
Ortaya çıkarılan tabletlerin Hititlerin devlet yönetimi, askerî faaliyetleri, inanç dünyası ve günlük yaşamı hakkında önemli bilgiler sunduğunu belirten Şimşek, belgelerin Anadolu tarihinin henüz aydınlatılmamış yönlerinin anlaşılmasına katkı sağlayacağını dile getirdi.
Kazı çalışmalarına destek vermeyi sürdüreceklerini ifade eden Şimşek, Kültür ve Turizm Bakanlığına, Koç Üniversitesine, Kazı Başkanı Doç. Dr. Çiğdem Maner’e, Prof. Dr. Daniel Schwemer’e ve çalışmalarda emeği geçenlere teşekkür etti.
Kayalıpınar Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan kraliyet arşivinin, Hitit uygarlığının siyasi, idari, askerî, dinî ve kültürel yapısının daha kapsamlı biçimde anlaşılmasına katkı sunması bekleniyor.