Türkiye Cumhuriyeti'nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın 17 Nisan 1993 tarihinde yaşamını yitirdiği ve o dönemin yetersizlik tartışmalarında odak noktası haline gelen ambulansın akıbeti gün yüzüne çıktı. Vefat anında gerekli tıbbi müdahale teçhizatından yoksun olması sebebiyle kamuoyunda uzun süre tartışılan ve 1990'lı yılların acil müdahale şartlarını yansıtan tarihi araç, günümüzde özel bir koleksiyonda özenle korunuyor.

Turgut Özal'ı Hastaneye Taşıyan Araç Koleksiyonda Korunuyor
Söz konusu araç, 1999 senesinde klasik otomobil meraklısı koleksiyoner Gürsev Gür tarafından satın alındı. Satın alma işlemi sırasında aracın taşıdığı tarihi misyondan habersiz olduğunu belirten Gür, gerçeği Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) 2012 yılındaki resmi tahkikatı vesilesiyle öğrendi. Turgut Özal'ın şüpheli vefatını aydınlatmak üzere görevlendirilen müfettişlerin incelemesiyle aracın kimliği kesinleşti. Bakımsızlık ve ekipman eksikliğiyle Türkiye'nin yakın siyasi tarihine damga vuran bu nakil vasıtası, tescillenen geçmişinin ardından koleksiyonun en mühim parçası haline getirildi.

Aracın geçmişini resmi heyetin incelemesiyle fark ettiklerini belirten Gürsev Gür, o süreci şu sözlerle anlattı:
"2012'de öğrendik biz bunun içinde Turgut Özal'ın taşınıp hastaneye giderken ölmüş olduğu araba olduğunu. Abdullah Gül, o zamanki Cumhurbaşkanımız bir Devlet Denetleme Kurulu kurmuştu Özal'ın ölümünü araştıran. Onlardan öğrendik biz. Geldiler, araştırma yapıyorlardı. Arabayı incelediler, biz o zaman haberdar olduk. Aldığımızda Özal'ın içinde rahmetli olduğu ambulans olduğunu bilerek almadık."

Aracın tarihsel arka planını öğrendikten sonra muhafaza koşullarını yeniden düzenlediklerini aktaran Gür, sözlerine şöyle devam etti:
"Öğrendikten sonra arabanın değeri gözümüzde daha da arttı. Öteki arabalarla beraber koleksiyonumuzun güzel bir yerine koyduk."

Cumhurbaşkanlığı Köşkü'ndeki Tünel Engeli ve Büyük Talihsizlik
Aracın teknik özelliklerine ve o gün yaşanan aksaklıklara değinen koleksiyoner Gürsev Gür, Çankaya Köşkü'nde daha ileri teknolojiye sahip bir alternatif bulunmasına rağmen mimari bir engel sebebiyle bu eski model aracın mecburen devreye sokulduğunu açıkladı. Gür, dönemin yetersiz şartlarını şu ifadelerle aktardı:
"Bu araba 70 model bir ambulans. 93 yılında kullanılmış. O zaman bile tesadüfi kullanılmış. Orada başka bir yeni model ambulans da varmış köşkte. Ama onu daha önce denememişler. Bir tünel varmış orada, tavanı alçak. Oradan geçemeyince, bu eski ambulansla gidip almak zorunda kalmışlar. Yani normal bir arabadan farkı yok. Hiçbir tıbbi donanımı falan olan bir şey değil bu ambulans. O zaman öyle bir talihsizlik olmuş. O zamanki Cumhurbaşkanı'nın taşınabileceği nitelikte bir ambulans değil tabii ki."

Türkiye'nin Acil Sağlık Hizmetleri Filosunda Büyük Dönüşüm
Turgut Özal’ın vefat ettiği 1993 yılındaki kısıtlı acil sağlık altyapısı, aradan geçen yıllar içerisinde kapsamlı bir modernizasyon sürecine girdi. Günümüzde acil yardım operasyonları, en zorlu coğrafi koşullarda dahi ileri yaşam destek üniteleriyle donatılmış çok boyutlu filolarla yürütülüyor.
Bugün gelinen noktada Türkiye genelinde hizmet veren 6 bini aşkın tam donanımlı kara ambulansına ilave olarak, mavi sularda görev yapan 7 adet deniz ambulansı, kritik vakalar için hazır bekletilen 15 helikopter ve uzun mesafe nakillerini gerçekleştiren 2 ambulans uçak aktif vaziyette bulunuyor. Yerli savunma ve havacılık sanayisi tarafından geliştirilen milli genel maksat helikopteri GÖKBEY'in ambulans konfigürasyonunun da kısa sürede envantere dahil edilmesi planlanıyor.