reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
15
sivas360 Yaşam Tokatlı Ev Hanımı Havva Çiftçier, Oğlunun Vefatının Ardından Doğaya Sığındı ve 41 Çeşit Şifalı Çiçekten Reçel Yapmaya Başladı!

Tokatlı Ev Hanımı Havva Çiftçier, Oğlunun Vefatının Ardından Doğaya Sığındı ve 41 Çeşit Şifalı Çiçekten Reçel Yapmaya Başladı!

Tokat’ta yaşayan ev hanımı Havva Çiftçier, 20 yıl önce oğlunun hayatını kaybetmesinin ardından psikolojik bunalıma girdi. Bu zor dönemi atlatmak için doğaya yönelen Çiftçier, topladığı bitkilerle hem eşinin kalp rahatsızlığına hem de kendi astımına çare oluyor.

KAYNAK: İHA

Tokat’ta yaşayan ev hanımı Havva Çiftçier, 20 yıl önce oğlunun hayatını kaybetmesinin ardından psikolojik bunalıma girdi. Bu zor dönemi atlatmak için doğaya yönelen Çiftçier, topladığı bitkilerle hem eşinin kalp rahatsızlığına hem de kendi astımına çare oluyor.

Tokat’ta yaşayan 57 yaşındaki ev hanımı ve üç çocuk annesi Havva Çiftçier, 20 yıl önce oğlunun hayatını kaybetmesiyle psikolojik bunalıma girdi. Bu zor dönemi atlatmak için doğaya yönelen Çiftçier, bitkilerin şifalı özelliklerini keşfetmeye başladı. Eşinin kalp rahatsızlığı ve kendi astım hastalığı için doğadan topladığı bitkilerle doğal ilaçlar hazırlayan Çiftçier, bin bir zahmetle topladığı 41 çeşit çiçekten oluşan şifalı reçeliyle dikkat çekiyor.

“Her bitkinin ayrı bir faydası var”

Bitkilerle olan macerasının 20 yıl önce oğlunun hayatını kaybetmesiyle başladığını söyleyen bitki uzmanı Havva Çiftçier,

“Bitkilerle olan maceram 20 yıl önce başladı. 19 yaşındaki oğlumu kaybettim. Psikolojim bozuldu. Beni dağlara çıkartın, ot ve çöplerle uğraşayım diyordum. Otla çöple ne işin var diye bana kızdılar. Halbuki Allah bize o kadar güzellikler bahşetmiş ki otları ve çöpleri boşa yaratmamış. Hepsinde ayrı bir şifa var. Kimisinin çayını içiyoruz, kimisini kurutuyoruz, kimisini macun yapıyoruz. Hepsinin ayrı bir faydası var. Eşim kalp ameliyatı oldu, benim de astım hastalığım vardı. O yüzden kozalaktı, alıçtı, çiçekti derken şimdi doğadaki bütün otların ne işe yaradığını biliyorum”

dedi.

“Çiçekleri kaynatıp kavanozlara koyuyorum”

Tokat’ın yaylalarında farklı çiçek türlerini topladığını belirten Çiftçier,

“Şu an da Odaba’nın düzlüğündeyiz. 41 çeşit çiçek topladık. Bunların hem reçelini yapacağız hem de bazı çiçekleri kurutup çayını yapacağız. Bazılarını da soğuk sıkım zeytinyağına koyup yaralara ağrılara merhem yapacağız. Bitkilerin hepsi bir anda bitmediği için kurutup saklıyoruz. Mesela şu anda karahindibağı arıyoruz ama burası yüksek rakım olduğu için henüz çıkmamış. 15-20 gün sonra ancak çıkar. Şu an topladığımız çiçek 10 çeşidi geçti. Bunları şimdi kurutabilirsek kurutacağız yoksa difrizde saklayacağız. Ben genellikle reçel şeklinde kaynatıp büyük kavanozlara koyuyorum. Tekrar diğer çiçekleri de toplayıp kaynattığım zaman birbirlerine ekliyorum. 41 çeşitten yapılmış reçelin ayrı bir şifası ayrı bir aroması var. Mesela içerisinde bulunan akasya çiçeğinin diş eti kanamasına ve astıma çok faydası var. Bu reçelin faydaları saymakla bitmiyor. Glikoz kullanmıyoruz ve tamamen organiktir”

diye konuştu.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...