reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Yaşam Sivas'ta Betonlar Arasında Ata Tohumlarını Yaşatan Çift: Adem ve Songül Helvacıoğlu'nun Mücadelesi

Sivas'ta Betonlar Arasında Ata Tohumlarını Yaşatan Çift: Adem ve Songül Helvacıoğlu'nun Mücadelesi

Sivas’ta, şehrin beton denizi arasında ithal tohumlara direnerek ata tohumlarını yeşertmeye devam eden Adem Helvacıoğlu (53) ve eşi Songül Helvacıoğlu (52), geleneksel tohumların yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için azimle çalışıyor. Çiftçiler arasında rağbet gören ithal tohumlara karşı ata tohumlarını tercih eden Helvacıoğlu çifti, çevre dostu ve sürdürülebilir bir tarım anlayışını yaygınlaştırmayı hedefliyor.

KAYNAK: İHA

Sivas’ta yaşayan Adem Helvacıoğlu eşiyle beraber şehrin göbeğinde apartmanların arasında ithal tohumlara direnerek ata tohumlarını yeşertmeye devam ediyor.

Sivas’ta, şehrin beton denizi arasında dededen gelen çiftçiliği sürdüren 53 yaşındaki Adem Helvacıoğlu, 52 yaşındaki eşi Songül Helvacıoğlu ile ata tohumlarını yeşertiyor. Helvacıoğlu çifti, çiftçiler arasında rağbet gören ithal tohumlara rağmen geleneksel tohumların yaşatılmasını ve bu tohumların gelecek nesillere aktarılmasını sağlamak için azimle çalışıyor.

Artık genellikle tek kullanımlık İsrail tohumlarının tercih edildiğini belirten Helvacıoğlu çifti,

“İthal tohumların verimi yüksek fakat bu tohumların geneli yekpare. İsrail tohumunda sadece bir kez ekim yapılabiliyor. Bizim ata tohumlarımızın verimi az olsa da sürekliliği var. Her sene mahsulü topluyorum tohumlarını çıkartıp kurutuyorum. Tohumlarımı kendim fideliyorum”

dedi.

Helvacıoğlu çifti, ata tohumlarının mirasını korumanın yanı sıra, çevre dostu ve sürdürülebilir bir tarım anlayışını da yaygınlaştırmak istiyor.

Ata tohumları son faslını yaşıyor

Ata tohumunun devamını getirmek için artık kimsenin uğraşmayacağını belirten Helvacıoğlu,

“Bahçemizde domates, salatalık, fasulye ve kabak var. Yaklaşık 35 yıldır bu işi yapıyoruz. Her mahsulümüzü ata tohumuyla yetiştiriyoruz. Fakat artık bizim de ekmeye biçmeye yerimiz kalmadı. Apartmanlar arasında ata tohumunu yeşertmeye çalışıyoruz. Artık fasulyenin hasat zamanı. Eşimle birlikte topluyoruz. Fasulyenin toplanması çok zahmetli. Bu nedenle az ektim. Çocuklar toplamaya gelmiyorlar. Artık ata tohumunun devamını getirmek için kimse uğraşmaz. Genellikle ithal tohumlar tercih ediliyor. İthal tohumların verimi yüksek fakat bu tohumların geneli yekpare”

dedi.

“Çoğu köyde ithal tohum ekiliyor”

Çiftçilerin genelde İsrail tohumu tercih ettiğini belirten Helvacıoğlu,

“Bu ithal tohumlar bir kez ekiliyor. Diğer sene tekrar ekilmesi mümkün değil. Bu nedenle çiftçi yeniden tohum alıyor. İthal tohumların verimi biraz daha yüksek oluyor. Bizim ata tohumlarımızın verimi az olsa da sürekliliği var. Her sene mahsulü topluyorum tohumlarını çıkartıp kurutuyorum. Tohumlarımı kendim fideliyorum. İsrail tohumunda böyle bir seçenek yok. Sivas’ın çoğu köyünde bu ithal tohum ekiliyor. Bir sene ekiliyor diğer sene bir ton para dökülüyor. Biz çok büyük beklentilerle bu ekimi yapmadık. Tarımı sevmeyen yapamaz”

şeklinde konuştum.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...