reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Yaşam Reşadiyeli Kadınların İmece Sofrası: Asırlık Lezzet ve Dayanışma

Reşadiyeli Kadınların İmece Sofrası: Asırlık Lezzet ve Dayanışma

Tokat'ın Reşadiye ilçesine bağlı Hebüllü Mahallesi'nde kadınlar, yüzyıllardır süregelen imece usulü ekmek yapımı geleneğini yaşatarak hem kültürel miraslarını koruyor hem de güçlü bir dayanışma örneği sergiliyor.

KAYNAK: İHA

Tokat’ın Reşadiye ilçesinde kadınlar asırlık imece geleneğiyle taş fırında pişirdikleri köy ekmekleriyle dayanışmayı yaşatıyor.

İlçeye bağlı Hebüllü Mahallesi’nde yaşayan kadınlar, yüzyıllardır süregelen imece usulü ekmek yapma geleneğini sürdürüyor. Her iki haftada bir köyün ortak kara fırınında bir araya gelen kadınlar, geceden hazırladıkları hamurları sabahın erken saatlerinde yumak haline getirip odun ateşinde taş fırında pişiriyor. Kendine özgü lezzeti ve uzun süre bozulmadan saklanabilmesiyle bilinen köy ekmekleri hem ev halkı tarafından tüketiliyor hem de misafirlere ikram ediliyor.

Ekmek gününde yalnızca ekmek değil, peynirli ve çökelekli çörekler ile bazlamalar da hazırlanıyor. Yaklaşık iki hafta boyunca tazeliğini koruyan ekmekler, sobada ısıtılarak ilk günkü lezzetiyle yeniyor. Köy kadınlarının el birliğiyle yürüttüğü bu gelenek, sadece yöresel lezzetlerin korunmasına değil, aynı zamanda köy halkının dayanışma ve paylaşma kültürünün güçlenmesine de katkı sağlıyor.

İmece usulü ekmek yapımının hem kültürel mirasın hem de sosyal bağların simgesi olduğunu söyleyen Nazife Arslan,

"Nenelerimizden öğrendiğimiz gibi ekmek yapıyoruz. Kendi fırınımız. Komşular da geliyor onlara yardımcı oluyoruz. Köy ekmeğini kendimiz yapıyoruz. Hane sayısı az olanlar bir hafta tüketiyor. Kalabalık olanlar üç gün yiyor"

dedi.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...