reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
15
sivas360 Yaşam Prof. Dr. Meltem Sarıoğlu Cebeci: İklimsel tehlike çanları acı acı çalmaya başladı

Prof. Dr. Meltem Sarıoğlu Cebeci: İklimsel tehlike çanları acı acı çalmaya başladı

Son yıllarda iklim değişikliğinin etkileri, mevsimsel değişiklikler üzerinde belirgin bir etki yaratmaya başladı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meltem Sarıoğlu Cebeci, bu durumu değerlendirerek, iklimsel tehlike çanlarının artık acı acı çaldığını belirtti. Cebeci, iklim değişikliklerinin etkilerini hem dünyada hem de Türkiye’de yaşadığımızı vurguladı.

KAYNAK: İHA

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meltem Sarıoğlu Cebeci, iklim değişimleriyle birlikle mevsimsel değişikliklerin gözlendiğini belirtip, iklimsel tehlike çanlarının artık acı acı çaldığını söyledi.

Son zamanlarda gözlemlenen hızlı iklim değişiklikleri, mevsimler üzerinde de belirgin etkiler bırakıyor. Özellikle son yıllarda, mevsimler arasındaki geçişlerin normalden daha hızlı gerçekleştiği gözlemleniyor. Kış mevsiminden ilkbahara, ilkbahardan yaz mevsimine geçişlerde yaşanan ani sıcaklık değişiklikleri ve hava koşullarındaki belirsizlikler, bu durumu açıkça ortaya koyuyor.

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meltem Sarıoğlu Cebeci yaptığı açıklamada,

“Artık herkesin çok daha duyarlı olması lazım. İklim değişikliklerinin etkilerini dünyada ve Türkiye’de yaşıyoruz. Bundan sonraki gelecek olan kuşaklar için sadece mevsimsel değişimi görmeyip aynı zamanda su kıtlıklarını da yaşayacağız”

şeklinde konuştu.

“Mevsimler kısalmıyor ara mevsimler hızlı geçiyor”

Türkiye’nin de içinde bulunduğu bazı bölgelerin yavaş yavaş subtropikal iklime doğru kaydığının düşünüldüğünü belirten Cebeci,

“İklim değişikliklerinin etkilerini dünyada ve Türkiye’de yaşıyoruz. 1850 yıllarından itibaren yapılan araştırmalar neticesinde sıcaklık oranında 1.2’lik bir artış gözlemlenmiş. Bu artış özellikle 1999’dan sonra daha da hissedilebilir hale gelmiş. 2000 ve 2010 yıllarında yapılan araştırmalarda en sıcak geçen yıllar olarak kaydedilmiş. Yıllık ve mevsimlik ortalama sıcaklık olarak bakıldığında sıcaklıklarda artışlar var. Bu artışların yanı sıra yağışlarda da düzensizlikler var. Yağışların artışları ve azalmaları hakkında yorum yapamıyoruz fakat rejimlerde bir düzensizlik olduğunu görüyoruz. Mevsimler aslında azalmıyor ama ara mevsimlerde hızlı geçişler var. Örneğin bu sene Haziran ayını geçmiş yıllara göre oldukça sıcak geçirdik. Bizim ülkemiz Akdeniz kuşağında olan bir ülke. Ilıman iklim kuşağında. Ancak subtropikal iklim kuşağında olan Ekvator gibi yerlerde iki mevsimi görüyoruz. Türkiye’nin de içinde bulunduğu bazı bölgelerin yavaş yavaş subtropikale doğru kaydığı düşünülüyor. Yani iklimlerde değişiklik yaşanırken mevsimlerde de değişimlerin olduğunu gözlemleyebiliyoruz”

dedi.

“Tehlike çanları çalmaya başladı”

Artık iklimsel tehlike çanlarının çaldığını belirten Cebeci,

“İnsanoğlu kaynaklı olan iklim değişikliğinin yaşattığı etkileri bu şekilde gözlemliyoruz. İklim ve mevsimdeki değişimler gün veya hafta içerisinde de değişimlere neden oluyor. Ani olarak birden kısa süreli sel, havanın bir anda ısınması ve soğumasının nedeni iklim değişikliği ile iklim değişikliklerinin etkileri. Bu durumu artık bu şekilde de gözlemlemiyoruz. Dünyada ve ülkemizde çölleşme, su kaynaklarının azalması veya yok olması, iklim değişikliğine neden olan sera gazlarının atmosferde her geçen gün artması ve özellikle karbondioksit ve metan gazının emisyonunun artmasına dair önlemler alınsa da yeterli olmaması etkili. Bu konularla ilgili artık herkesin çok daha duyarlı olması lazım. Artık çanlar gerçekten çalıyor. Hem de kötü çalıyor. Bundan sonraki gelecek olan kuşaklar için sadece mevsimsel değişimi görmeyip aynı zamanda su kıtlıklarını da yaşayacağız. Bundan sonra ki zamanlarda belki de hep birlikte su savaşlarını göreceğiz”

ifadelerine yer verdi.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...