Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
20°
sivas360 Yaşam 50 Yıllık Demir Ustası Çırak Bulamıyor: Körük Tek Başına Yanıyor

50 Yıllık Demir Ustası Çırak Bulamıyor: Körük Tek Başına Yanıyor

Zonguldak Devrek'te 50 yıllık sıcak demir ustası Rıza Ulukoz, çırak yetişmediği için emekliliğinde de ocağını tek başına tüttürmeye devam ediyor.

Zonguldak Devrek'te 50 yıllık sıcak demir ustası Rıza Ulukoz, çırak yetişmediği için emekliliğinde de ocağını tek başına tüttürmeye devam ediyor.

KAYNAK: İHA
MUHABİR: Haber Merkezi
50 Yıllık Demir Ustası Çırak Bulamıyor: Körük Tek Başına Yanıyor

Zonguldak Devrek'te Yarım Asırlık Sıcak Demir Mesaisi

Geleneksel zanaatların teknolojik dönüşüm ve değişen iş tercihleri karşısında giderek kaybolduğu günümüzde, Zonguldak'ın Devrek ilçesinde yarım asırlık bir emek mücadelesi veriliyor. İlçede 61 yaşındaki Rıza Ulukoz, ilkokul eğitimini tamamladıktan hemen sonra adım attığı sıcak demir ustalığında 50 yılı geride bıraktı. Mesleğe çırak olarak başlayıp 40 yıllık fiili çalışma süresinin ardından resmi olarak emekliliğe hak kazanan usta, işini bırakmak yerine üretim temposunu aralıksız sürdürüyor.

Ulukoz, 1987 senesinde devralarak kendi işletmesi haline getirdiği tarihi atölyesinde bugün tek başına mesai yapıyor. Geçmiş yıllarda çekiç ve örs seslerinin sokakları doldurduğu Devrek genelinde bu zanaatı icra eden yalnızca iki usta bulunuyor. Kendisinden sonra bayrağı devralacak yeni nesil bir ustanın yetişmemesi ise mesleğin geleceği adına en büyük endişe kaynağını oluşturuyor.

İlkokul Sonrası Başlayan Zorlu Çıraklık Yolculuğu

Geleneksel usta-çırak kültürünün son temsilcilerinden olan Rıza Ulukoz, mesleğe adım atışının 50 yıl öncesine uzandığını şu sözlerle ifade ediyor:

"Bu işe ilkokuldan sonra başladım ben. Amcam 'Bu çocuk çalışacak' dedi. Getirdi ustama teslim etti, 'al eti senin kemiği benim' dedi."

Vatani görevine kadar ustasının rehberliğinde mesleğin inceliklerini öğrenen ve tecrübe kazanan Ulukoz, askerlik hizmetini tamamlamasının ardından aynı atölyede ter dökmeye devam etti. İş yerinin mülkiyet sürecine de değinen kıdemli usta, sürecin devamını şu şekilde aktarıyor:

"Bura da satılıktı o zaman, 87'de devraldık."

Tarım Aletleri Üretimiyle Direnen Demir Zanaatı

Geçip giden 50 yıllık çalışma hayatının göz açıp kapayıncaya kadar, "dün gibi" geçtiğini belirten Ulukoz, sanayileşmeye ve makineleşmeye rağmen körüğünü faal tutuyor. Bölgedeki tarımsal faaliyetlere yönelik el aletleri imalatını sürdüren zanaatkar, talep ve üretim dengesini şu sözlerle değerlendiriyor:

"İş var eskisi gibi değil de tabii ki iş var yapana. Burada kesici aletler; balta, kazma, bıçak, nacak, keser yapıyoruz."

İlçede tarım ve bahçe işlerinde kullanılan nitelikli el aletlerine ihtiyaç sürse de fiziksel güce ve sabra dayalı bu mesleği öğrenecek istekli gençlerin bulunamaması üretim zincirini daraltıyor.

Çırak Yetişmeyen Devrek'te Son Ustaların Mücadelesi

Genç neslin el emeğine dayalı geleneksel mesleklere yönelmemesi, demircilik gibi köklü meslek kollarını ciddi bir varoluş kriziyle karşı karşıya bırakıyor. Devrek ilçesinde bu mesleği sürdüren son iki kişiden birinin kendisi, diğerinin ise aynı dönemlerde mesleğe başladığı meslektaşı Selahattin Bostancı olduğunu belirten Ulukoz, meslektaşının oğluyla birlikte çalıştığını, kendisinin ise tamamen tek başına kaldığını kaydediyor.

Geleneksel zanaatın bölgedeki geleceğine dair değerlendirmelerde bulunan yarım asırlık usta, sürecin hüznünü şu sözlerle dile getiriyor:

"Benden sonra yapacak kimse yok. Ömrümün yettiği yere kadar devam etmeye çalışıyoruz."

Ulukoz, ilerleyen yaşına ve fiziksel zorluklara rağmen her sabah dükkanının kapısını açarak hem kültürel mirası ayakta tutuyor hem de ömrü elverdiğince demire şekil vermeyi sürdürüyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız