Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
10°
sivas360 Siyaset Türkiye'nin Irak Hamlesi Bölgede Kartları Yeniden Dağıtıyor

Türkiye'nin Irak Hamlesi Bölgede Kartları Yeniden Dağıtıyor

Bölgedeki güç dengeleri sarsılırken Türkiye, Irak ve Erbil hattında kritik bir aktör haline geliyor; yeni dönem Tahran-Ankara dengesini değiştirebilir.

Bölgedeki güç dengeleri sarsılırken Türkiye, Irak ve Erbil hattında kritik bir aktör haline geliyor; yeni dönem Tahran-Ankara dengesini değiştirebilir.

KAYNAK: İHA
MUHABİR: Haber Merkezi
Türkiye'nin Irak Hamlesi Bölgede Kartları Yeniden Dağıtıyor

Orta Doğu'da Değişen Güç Dengeleri ve Ankara Faktörü

Orta Doğu'da askeri ve siyasi dinamikler hızla kabuk değiştirirken, uzman analizleri Ankara'nın bölgedeki stratejik ağırlığının beklenmedik ölçüde yükseleceğine işaret ediyor. Körfez merkezli düşünce platformlarında ve Arab News analizlerinde yer bulan değerlendirmelere göre, Amerika Birleşik Devletleri unsurlarının Irak sahasından kademeli olarak geri çekilmesi, yaygın kanaatin aksine yalnızca İran'ın nüfuz alanını genişletmeyecek. Bölgesel güvenlik uzmanı Dr. Dania Koleilat Khatib'in tespitleri, özellikle Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) coğrafyasında asıl belirleyici aktörün Türkiye olabileceğini net biçimde ortaya koyuyor. Üstelik bu yeni denklemin, Tahran yönetimi tarafından da açıkça dile getirilmeyen örtülü bir rıza ile karşılanabileceği belirtiliyor.

ABD'nin Çekilme Süreci ve Erbil'deki Derin Endişe

Bağdat yönetimi ile başkentteki Tahran yanlısı siyasi kanatlar, ABD askeri varlığının sona ermesini Irak'ın ulusal egemenliğini tescilleyen ve bağımsız karar alma mekanizmalarını kuvvetlendiren tarihi bir eşik olarak nitelendiriyor. Buna karşın Erbil'deki karar alıcılar sürece çok daha temkinli ve tedirgin bir yaklaşımla bakıyor. Gelişmelere dair duyulan kaygıyı somutlaştıran Khatib, IKBY yönetiminin güvenlik mimarisindeki boşluklara dikkat çektiğini vurguluyor:

IKBY Başbakanı Mesrur Barzani, savunma kalkanı ve caydırıcı mekanizmalar kurulmadan bölgenin tek başına bırakılmasının ciddi bir güvenlik açığı doğuracağını ifade ediyor.

Söz konusu tedirginlik sebepsiz değil. Bölgesel çatışmaların gölgesinde Tahran ile Erbil arasındaki kırılgan zemin daha da aşındı. Sahadaki askeri hareketlilik verileri, son aylarda IKBY sınırları içerisine yönelen binden fazla balistik füze ve insansız hava aracı taarruzunun gerçekleştirildiğini belgeliyor. Hem yerel Kürt muhalif unsurları hem de uluslararası koalisyon varlığını doğrudan hedef alan bu operasyonlar, Erbil'in Tahran merkezli politikalara karşı duyduğu güvensizliği tırmandırıyor.

Tahran-Erbil Hattında Güven Bunalımı ve Tarihsel Kırılma

İran ile Iraklı Kürtlerin ilişkileri her dönem bu denli sert kutuplaşmalar barındırmıyordu. 2003 yılındaki rejim değişikliğinden önce Saddam Hüseyin idaresi ortak tehdit kabul edilirken, bu payda Tahran ile Kürt hareketleri arasında pragmatik bir dayanışma zemini yaratmıştı. Ancak Baas idaresinin tasfiyesi ve Bağdat'ta Şii ağırlıklı yönetim blokunun tesis edilmesi, Tahran'ın Erbil ile stratejik ortaklık arayışını zayıflattı.

Zaman içerisinde IKBY'nin fiili bir devlet yapısına evrilmesi, kendi petrolünü pazarlama kabiliyeti kazanması ve Bağdat'tan ayrışan bağımsız dış politika açılımları geliştirmesi İran kanadında rahatsızlık yarattı. Tahran'ın bu yapıya şüpheyle yaklaşmasının ardında iki temel faktör yatıyor: Erbil'in Batı ve İsrail ile geliştirdiği iddia edilen temaslar ve sınırın hemen ötesinde ivme kazanan Kürt ulusal bilincinin İran'ın kendi sınırları içerisindeki demografik dengeyi tetikleme ihtimali.

Türkiye ile Güvenlik ve Enerji Ortaklığının Yeni Boyutu

İran hattında derinleşen güvensizlik, Erbil'i kaçınılmaz biçimde Ankara ile daha sağlam köprüler kurmaya yöneltiyor. Türkiye ile IKBY arasındaki ilişki, tek boyutlu bir askeri çıkarın çok ötesinde, devasa bir ticaret ve enerji omurgasına oturuyor. Irak geneli Türkiye'nin en büyük üçüncü dış ticaret pazarı konumunda bulunurken, bölgede faaliyet gösteren binlerce Türk teşebbüsü Erbil ekonomisinin can damarını oluşturuyor.

Enerji arz güvenliğinde de dengeler Ankara lehine gelişiyor. Küresel geçiş hatlarında yaşanan krizler ve deniz ticaret koridorlarındaki kesintiler, Kerkük-Ceyhan Boru Hattı'nı Irak petrolünün dünya pazarlarına ulaştırılmasında tek güvenli güzergâh haline getiriyor. Bu iktisadi simbiyoz, terörle mücadele ve sınır güvenliği alanında da ortak bir payda yaratıyor. Türkiye, IKBY yönetiminin PKK terör örgütüne karşı Ankara ile tam koordinasyon içinde hareket etmesini milli güvenlik önceliği sayarken, Erbil de egemenliğini ve istikrarını korumak adına Türkiye'nin caydırıcı askeri gücünü en önemli denge unsuru olarak konumluyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız