Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
22°
sivas360 Siyaset Mekke Savunma Anlaşması ve Diplomasi: Erdoğan Hedefleri Açıkladı

Mekke Savunma Anlaşması ve Diplomasi: Erdoğan Hedefleri Açıkladı

Erdoğan, bölgesel gerilimler, küresel diplomasi ve çok kutuplu dünya vizyonuna dair çarpıcı mesajlar vererek Ankara'nın bağımsız stratejisini ilan etti.

Erdoğan, bölgesel gerilimler, küresel diplomasi ve çok kutuplu dünya vizyonuna dair çarpıcı mesajlar vererek Ankara'nın bağımsız stratejisini ilan etti.

KAYNAK: İHA
MUHABİR: Haber Merkezi
Mekke Savunma Anlaşması ve Diplomasi: Erdoğan Hedefleri Açıkladı

Küresel Kırılmalar Karşısında Çok Boyutlu Barış Diplomasisi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerikan Newsweek dergisine verdiği kapsamlı mülakatta dünya siyasetini şekillendiren jeopolitik kırılmaları, güvenlik mimarilerini ve Türkiye'nin benimsediği bağımsız dış politika vizyonunu değerlendirdi. Avrasya ve Orta Doğu havzasındaki çatışma ortamının bölgesel dinamikleri doğrudan sarstığına dikkat çeken Erdoğan, krizlerin çözülmesinde diyaloğun vazgeçilmez bir zemin sunduğunu kaydetti.

Uluslararası sistemin adil bir temele kavuşması gerektiğini belirten Erdoğan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin mevcut yapısıyla küresel gerçeklerin gerisinde kaldığını ifade etti:

"Yeni güç merkezleri yükselirken, daha fazla ülke küresel karar alma süreçlerinde hak ettiği yeri talep ediyor. Birleşmiş Milletler, bu değişimin gerisinde kalmamalıdır. Güvenlik Konseyi'nin daha temsili, daha etkin ve daha hesap verebilir bir yapıya kavuşması gerektiğine inanıyoruz. Genel Kurul'un iradesinin daha güçlü biçimde karar süreçlerine yansıdığı, sorumluluğun daha adil paylaşıldığı bir uluslararası sistem için reform artık ertelenemez."

Mekke Ortak Savunma Anlaşması ve Bölgesel Caydırıcılık

Pakistan ve Suudi Arabistan ile hayata geçirilen Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın arka planını aydınlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu iş birliğinin üçüncü aktörleri doğrudan hedef almadığının altını çizdi. Anlaşmanın temel ekseninin uluslararası hukuka dayandığını belirten Erdoğan, kolektif güvenlik ilkelerini şu sözlerle açıkladı:

"Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı İran'a, İsrail'e veya herhangi bir üçüncü ülkeye karşı kurulmuş bir ittifak olarak değerlendirmek doğru olmaz. Bu anlaşma daha güvenli, barışçıl ve müreffeh bir geleceğin inşası için üstlendiğimiz müşterek sorumluluğun bir ifadesidir. Güvenliğimizi tahkim etmek, caydırıcılığımızı artırmak ve bölgemizde kalıcı istikrarı güçlendirmek istiyoruz. Anlaşma, BM Şartı'nın 51'inci maddesindeki meşru müdafaa hakkına dayanmaktadır. Anlaşma, üç devletten herhangi birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılacağına hükmetmektedir. Burada verilecek karşılığın mahiyeti, saldırıya uğrayan ülkenin çağrısı ve ihtiyaçları temelinde belirlenebilir. Bu ihtiyaç istihbarat, lojistik veya mühimmat desteği olabilir, tehdidin boyutuna göre daha ileri askeri destek de gündeme gelebilir. Bunların nasıl hayata geçirileceğine ilgili siyasi ve askeri mekanizmalar dayanışmalar yoluyla karar verir. Dolayısıyla Irak'ta, Yemen'de veya başka bir yerde meydana gelebilecek her hadiseye bugünden otomatik bir askeri senaryo yazmak doğru olmaz."

Washington Hattında Açık İletişim ve Müttefiklik Dengesi

Beyaz Saray ile yürütülen diplomatik temaslara ve ABD Başkanı Donald Trump ile kurulan doğrudan diyaloğa değinen Erdoğan, iki ülke arasındaki köklü stratejik ortaklığın varsayımlar üzerinden şekillendirilemeyeceğini vurguladı:

"Liderler arasında açık bir iletişim bulunduğunda zaman zaman olabilecek görüş farklılıklarının yönetilmesi ve ortak çözüm yollarının üretilmesi de kolaylaşıyor. Türkiye ile ABD arasında uzun yıllara dayanan köklü ve çok boyutlu müttefiklik ilişkileri bulunuyor. Savunma sanayii, ticaret ve bölgesel güvenlik başta olmak üzere ciddi bir iş birliği pratiğimiz ve bunu daha da geliştirme potansiyelimiz bulunuyor. Bu nedenle böylesine güçlü temellere sahip ilişkilerimizi muhtemel senaryoları üzerinden konuşmayı da doğru bulmam. İran'la ABD arasındaki mevcut duruma dair Sayın Trump'la samimi bir diyaloğumuz var ve muhtemel her türlü gelişmeyi de kendisiyle zamanı geldiğinde yine açık biçimde konuşuruz. Ancak şunu söyleyebilirim ki Türkiye, egemen bir devlet olarak komşularıyla ilişkilerini, müttefiklik yükümlülüklerini, bölgesel sorumluluklarını ve milli menfaatlerini bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da en dengeli ve olması gerektiği şekilde gözeterek hareket eder."

İsrail yönetiminden kaynaklanan algı operasyonlarının Ankara-Washington hattını gölgeleyemeyeceğini söyleyen Erdoğan, ikili ilişkilerin üçüncü ülkelerin dar perspektiflerine indirgenemeyeceğini net biçimde dile getirdi:

"Türkiye-Amerika ilişkilerini üçüncü bir ülke üzerinden tarif etmiyorum. Washington'daki muhatabımız Amerika Birleşik Devletleri yönetimidir. Sayın Trump'la konuşmamız gereken bir konu olduğunda bunu kendisiyle doğrudan konuşuyoruz. Son dönemde İsrail'de Türkiye'yi yeni bir tehdit kaynağı olarak sunmaya dönük hatalı bir söylem körükleniyor. Bu söylemin İsrail'deki iç siyasi süreç ve seçim atmosferiyle bağlantılı olduğunu değerlendiriyoruz. Bu dili bölgesel barışa katkı sağlayan sorumlu bir yaklaşım olarak görmüyoruz. Türkiye'nin İsrail halkıyla veya herhangi bir toplumla husumeti yoktur. İtirazımız, uluslararası hukuka aykırı gördüğümüz politikalara ve bölgemizde istikrarsızlığı derinleştiren adımlaradır."

Suriye'nin Egemenliği ve Terörsüz Türkiye Stratejisi

Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasının bölgesel istikrar açısından hayati olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör yapılanmalarının tasfiyesine yönelik somut adımların vazgeçilmez şart olduğunu belirtti:

"Suriye'nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve milli birliğinin korunmasını istiyoruz. Ülkenin yeniden ayağa kalkması, devlet kurumlarının güçlenmesi ve terörle mücadele kapasitesinin artması, bütün bölgemizin menfaatinedir. İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarını da bu çerçevede değerlendiriyoruz. Şu nettir ki İsrail'in uluslararası hukuku ve yerleşik kuralları hiçe sayan saldırıları, Suriye'nin egemenliğine açıkça zarar veriyor ve bölgede istikrarın tesisini güçleştiriyor. PKK'nın fesih ve silah bırakma yönünde aldığı kararları bu bakımdan önemli bir eşik olarak görüyoruz ancak asıl olan, alınan kararların sahada eksiksiz uygulanmasıdır. Örgütün bütün unsurlarıyla silah bırakması, illegal yapının tasfiye edilmesi ve bu sürecin devletimizin ilgili kurumlarınca tespit ve teyit edilmesi gerekiyor."

Etnik ve mezhebi kışkırtmaların bölgeye yalnızca yıkım getireceğini vurgulayan Erdoğan, birlik mesajını yineledi:

"Kürtler, bizim kardeşlerimiz. Bin yıldır beraber, iç içe yaşıyoruz. Sevincimiz de bir. Her zaman söylüyorum: Kürtler, Araplar ve Türkler olarak etle tırnak gibiyiz. Kürt kardeşlerimizin huzurunu, güvenliğini ve refahını terör örgütlerinin veya dış güçlerin hesaplarından ayrı tutuyoruz. Türkiye'nin ölçüsü etnik kimlik değildir, terör, şiddet ve millî güvenliğimize yönelik tehdittir. Bölgemizde hiçbir topluluğun başka ülkelerin vekalet savaşlarında kullanılmasına müsaade edilmemesi gerektiğine inanıyoruz."

Karadeniz Güvenliği ve Ukrayna Savaşında Arabuluculuk

Rusya-Ukrayna ihtilafında dört yılı aşkın süredir tarafsız ve dengeli tutumunu sürdüren Türkiye'nin her iki başkentle de temas kurabilen yegane müttefik olduğunu hatırlatan Erdoğan, barış müzakerelerinin yeniden başlatılması için zemin oluşturmaya hazır olduklarını aktardı:

"İstanbul görüşmeleri, Karadeniz Tahıl Girişimi ve esir takasları, her iki tarafla konuşabilmemizin ortaya çıkardığı somut neticelerdir. Türkiye, NATO'nun güçlü bir müttefikidir. Aynı zamanda Sayın Putin'le ve Ukrayna yönetimiyle doğrudan temas kurabiliyoruz. Bunda bir çelişki görmüyorum. Arabuluculuk yapabilmek için ihtilafın her iki tarafıyla da konuşabilmeniz gerekir. Bugün üzerinde hassasiyetle durduğumuz meselelerden biri Karadeniz'in güvenliğidir. Sivil deniz taşımacılığının, ticaret yollarının ve enerji altyapısının savaşın dışında tutulması için taraflarla temaslarımızı sürdürüyoruz. Savaş uzadıkça insani, ekonomik ve siyasi maliyet büyüyor. Gerekli siyasi irade ortaya konulduğunda Türkiye, yeniden müzakere masasının kurulmasına ve barışın önünün açılmasına katkı sağlamaya hazırdır."

Çok Kutuplu Sistemde Doğu ve Batı Eksenli Yeni Vizyon

Soğuk Savaş dönemi bloklaşmalarının günümüz küresel gerçeklerini yansıtmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu Projesi gibi lojistik omurgaların küresel ticaretteki stratejik önemini anlattı:

"Türkiye'ye 'Batı mı, Doğu mu?' şeklinde bir tercih dayatılmasını doğru bulmuyoruz. NATO'daki güçlü konumumuzu tahkim ederken Türk Devletleri Teşkilatındaki iş birliğimizi derinleştiriyor, İslam İş Birliği Teşkilatında aktif sorumluluk üstleniyor, diyalog ortağı olduğumuz Şanghay İş Birliği Örgütüyle ilişkilerimizi ilerletiyor, G20, D-8 ve diğer çok taraflı platformlarda da etkinliğimizi artırıyoruz. Nitekim bunun son örneği olarak ASEAN'la iş birliğimizi 'Diyalog Ortaklığı' seviyesine yükselttik. Türkiye'nin Doğu ile Batı arasındaki müstesna konumu, çok boyutlu ve çok yönlü bir dış politika yürütmemizi tabii kılıyor. Biz, millî menfaatlerimizi, bölgesel istikrarı ve küresel barışı birlikte gözetiyor, köklü ittifaklarımızı muhafaza ederken yeni ortaklıklar kuruyor, gerektiğinde farklı güç merkezlerini aynı masa etrafında buluşturuyoruz. Türkiye'nin istikameti açıktır: Kendi iradesiyle hareket eden, bölgesinde istikrarı tahkim eden ve küresel meselelerde söz ve sorumluluk sahibi güçlü bir ülke olarak bu çizgiyi kararlılıkla sürdürmek."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız