Hakkındaki mali iddialar ve adli süreçle kamuoyunun gündemine gelen eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, bu kez akademik geçmişine yönelik soru işaretleriyle tartışılıyor. Finansal işlemlere yönelik soruşturma kapsamında Çağlayan Adliyesi'nde şüpheli sıfatıyla ifade veren ve parti içi görevinden istifa eden Kaya’nın, geçmişte tamamladığı tıp eğitimi kamuoyunda yeni bir inceleme konusu haline geldi.
Fatma Betül Sayan Kaya Cerrahpaşa Tıp Eğitimi Yeniden Tartışmada
Fatma Betül Sayan Kaya, 2009 yılında kaydolduğu İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden 2015 senesinde mezun olduğunu duyurmuştu. Mezuniyet döneminde Cumhurbaşkanlığı danışmanlığı görevini de yürüten Kaya, 25 Mayıs 2015 tarihinde sosyal medya hesabından kep törenine ait kareleri şu notla paylaşmıştı:
"Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Mezuniyet Törenindeyim. 2. Üniversitemden mezun oluyorum. Ama katılabildiğim ilk mezuniyet..."
Söz konusu paylaşımın altına dönemin İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet'in "Tebrik ederim" yorumu yaptığı, Kaya'nın ise "Teşekkür ederim hocam :)" karşılığını verdiği ortaya çıkmıştı. Yoğun siyasi mesaisinin yanı sıra devam zorunluluğu bulunan tıp eğitimini nasıl tamamladığı yönündeki sorular, son günlerde yeniden tartışma konusu oldu.

Eski Rektör Prof. Dr. Yunus Söylet İddialara Noktayı Koydu
Nefes gazetesinden Merve Şişman, tartışmaların odağında yer alan dönemin İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet’e ulaştı. Kaya’nın derslere ve klinik uygulamalara devam durumu hakkında yöneltilen sorular üzerine Prof. Dr. Söylet, dikkat çeken bir açıklamada bulundu.
Dönemin rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet, Kaya ile olan temasının sanılanın aksine sadece protokol düzeyinde kaldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Fatma Betül hanımla hayatımda ilk ve son kez bu yıl içinde Cerrahpaşa'da cumhurbaşkanımızın katıldığı temel atma töreninde karşılaştık ve selamlaştık. Kendisi ile ilgili söyleyebileceklerim bu kadar."
Eski rektörün bu kısa ve net değerlendirmesi, sosyal medyadaki tebrikleşmenin kurumsal bir nezaketten ibaret olduğunu gösterirken, kamuoyundaki devam zorunluluğu ve eğitim süreci tartışmalarını sonlandırmaya yetmedi. Adli ve idari süreçlerin gölgesinde kalan bu süreç, kamuoyu tarafından yakından izlenmeye devam ediyor.