TBMM Genel Kurulunda gerçekleştirilen bütçe ve yasal düzenleme görüşmelerinde milletvekillerine hitap eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kamuoyunun ve piyasaların yakından takip ettiği fon süreçlerine dair kritik açıklamalarda bulundu. Parlamentoda yürütülen kapsamlı müzakerelerin son derece kıymetli olduğunu vurgulayan Yılmaz, yasama organından yükselen tüm yapıcı eleştirilerin yürütme organı için temel bir yol haritası niteliği taşıdığını dile getirdi.
Yasa Teklifi Sürecinde Yeni Sistemin İşleyişi
Genel Kurulda yöneltilen, kurul toplantılarına parti yöneticilerinin ve meclis grup yetkililerinin katılımına dair eleştirilere açıklık getiren Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin anayasal sınırlarını hatırlattı. Yılmaz, AK Parti Genel Başkanvekilleri Mustafa Elitaş ve Efkan Ala ile Grup Başkanı Abdullah Güler’in toplantılara iştirak etmesinin kurumsal bir zorunluluk olduğunu ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde hükümetin doğrudan kanun teklif etme yetkisi yok. Sadece Bütçe Kanunu'nu hükümet gönderebiliyor Meclise. Onun dışında kanun teklif etme yetkimiz yok. Dolayısıyla bir kanun teklif edilecekse bunu grubumuzla çalışmak durumundayız. Bir kanuni düzenleme tartışması varsa parti grubumuzla bu çalışmayı yapmak durumundayız. Bu kapsamda da ilgili arkadaşlarımızı davet ediyoruz, onlarla konuşuyoruz. Çünkü yeni sistemin yapısı bu şekilde."

Milletin Kaynağı Değil Haksız Kazançlar Devrede
Yürütülen tasfiye ve denetim mekanizmalarında bütçe imkanlarının ya da kamusal varlıkların kesinlikle devreye sokulmayacağını net bir dille vurgulayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı, finansal kaynağın nereden temin edileceğini ayrıntılarıyla paylaştı. Manipülatif kazançların üzerine kararlılıkla gidildiğini aktaran Yılmaz, sürecin hukuki çerçevesini şu sözlerle anlattı:
"Bürokrasiyle ilgili DDK soruşturma yapıyor. Şirketler, onların bağlantılarıyla, manipülatörlerle, spekülatörlerle ilgili adli süreçler işliyor. Bunların sonuçlarını hep birlikte göreceğiz. Siyasi alanda da Cumhurbaşkanımız çok açık ve net bir şekilde bir tavır, siyasi bir tutum ortaya koymuş durumda. Tekrar altını çiziyorum; milletimizin kaynağı bu süreçlerde kullanılmayacak. Ancak fonların kendi kaynakları, geri alınan haksız kazanç olarak elde edilip fahiş fiyat, fahiş gelir olarak elde edilen kazançlardan geri alınanlar kullanılacak. Ayrıca bu yine hukuksuz işlemlerden kaynaklı el konulan varlıklar, gayrimenkuller değerlendirilerek yatırım sahiplerine hakları olabildiğince iade edilmiş olacak. Burada ana paraya yoğunlaşan bir olağanüstü tasfiyede yöntemimiz var."
Sisteme dahil olan gerçek sermaye ile spekülatif şişkinliklerin birbirinden titizlikle ayrıldığını belirten Yılmaz, yapay biçimde tırmandırılan fahiş değerlerin fiili kaybı yansıtmadığını ve temel odaklarının hak sahiplerinin ana parasını korumak olduğunu bildirdi.
Kurullarda Görev Alan Kamu Görevlileri ve Reform
Üst düzey kamu bürokratlarının birden fazla kurulda görev almasına yönelik itirazlara da değinen Yılmaz, meselenin hukuka aykırı olmamakla birlikte kurumsal işleyiş açısından tartışmaya açık olduğunu kabul etti. Devlet Denetleme Kurulu Başkanı ve bürokratlara duyulan güvenin tam olduğunu belirten Yılmaz, denetimlerin bağımsız müfettişler tarafından titizlikle yürütüldüğünü ve geleceğe dönük sistem iyileştirmelerinin her zaman ele alınabileceğini söyledi.

Fon Koordinasyon Kurulunun Kuruluşu ve Kararlar
Muhalefet sıralarından gelen talimat eleştirilerine de açıklık getiren Cevdet Yılmaz, Fon Koordinasyon Kurulunun doğrudan Cumhurbaşkanlığı kararıyla hayata geçirildiğini kaydetti. Kurulun meşruiyetine ve icraat yöntemine işaret eden Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:
"Fon Koordinasyon Kurulunun Cumhurbaşkanımızın talimatıyla kurulduğunu söyledim. Ki gerçekte bu yani. Onun yeni bir yapı kuruluyor. Bunu, bu Kurulu kuran da Cumhurbaşkanımız... Fon Koordinasyon Kurulunda ondan sonra aldığımız birçok kararı Cumhurbaşkanımızın yetkilendirdiği çerçevede ilgililerle, ortak akılla alıp hayata geçirdik. Kastettiğiniz anlamda bir ifadeyi ben görmedim. Ayrıca şunu da söyleyeyim, birisinin talimatıyla iş yapacaksanız yüzde 52 oy almış Cumhurbaşkanının talimatıyla iş yapmak en büyük şereftir."