Türkiye Hukuk Tarihinde Kritik Dönemeç: Anayasa Mahkemesi Sivas Katliamı Başvurusunu 12 Yıl Sonra Gündemine Aldı!
Türkiye’nin yakın tarihine damga vuran ve adalet arayışının onlarca yıldır kesintisiz sürdüğü Sivas katliamı yargılama sürecinde son dakika bir hukuki gelişme yaşandı. Anayasa Mahkemesi (AYM), katliamın ardından yürütülen adli süreçlerin etkili bir şekilde işletilmediği, adalet mekanizmasının sekteye uğratıldığı ve zaman aşımı kararlarıyla hak ihlali yaratıldığı yönündeki iddiaları içeren bireysel başvuruyu tam 12 yıl sonra karara bağlamak üzere ajandasına aldı. Yüksek Mahkeme’nin yayımladığı resmi gündem notuna göre dosya, Genel Kurul seviyesinde esastan masaya yatırılacak. Türkiye hukuk tarihi açısından emsal teşkil etmesi beklenen bu kritik gelişmenin tüm hukuki detayları…
23 Temmuz’da Genel Kurul Masasında
Edinilen bilgilere göre; Kurban ailelerinin ve müdahil avukatların 2014 yılında AYM’ye taşıdığı dev başvuru dosyası üzerindeki incelemeler tamamlandı. Anayasa Mahkemesi Heyeti, söz konusu başvuruyu 23 Temmuz tarihinde gerçekleştireceği Genel Kurul toplantısında esastan görüşerek karara bağlayacak.
Yüksek Mahkeme tarafından kamuoyuyla paylaşılan resmi gündem bildirisinde, toplantıda ele alınacak hukuki çerçeve ve ihlal iddiaları şu ifadelerle özetlendi:
"Başvuru, 37 kişinin ölümü ile sonuçlanan Sivas'ta yaşanan olaylar üzerine başlatılan yargısal sürecin etkili bir biçimde yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkı ile söz konusu olaylara ilişkin olarak ölen yakınlarının toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir."
Dava Geçmişi ve "İnsanlığa Karşı Suç" İtirazı
2 Temmuz 1993 tarihinde Madımak Oteli'nin yakılmasıyla kontrolden çıkan olaylarda 2'si otel çalışanı, 33'ü konuk olmak üzere 35 kişi yaşamını yitirmiş; olaylar sırasında göstericilerden de 2 kişi hayatını kaybetmişti. Katliama ilişkin ana yargılama sürecinde 33 sanık hakkında verilen idam cezaları, Türkiye'de idam cezasının mevzuattan kaldırılmasının ardından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına dönüştürülmüştü.
Ancak firari sanıklar yönünden ayrılan ve devam eden yan dava, 2012 yılında zaman aşımı gerekçesiyle düşürülmüştü. Karara sert tepki gösteren kurban aileleri ve müdahil avukatlar; Madımak Oteli'nde yaşananların evrensel hukuk ilkeleri gereği "insanlığa karşı suç" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, bu tür ağır suçlarda ise hukuken zaman aşımı süresinin uygulanamayacağını savunarak karara itiraz etmişti. İç hukuk yollarının tüketilmesiyle birlikte dosya 2014 yılında Anayasa Mahkemesi'ne taşınmıştı. AYM'nin 23 Temmuz'da vereceği karar, davanın geleceği ve hukuki seyri açısından tarihi bir dönüm noktası olacak.
Sivas davasındaki Anayasa Mahkemesi kararlarına, Sivas genelindeki hukuki gelişmelere, adliye bültenlerine ve ülkemizi yakından ilgilendiren en sıcak güncel haberler yayınlarına anında ulaşmak için sayfamızı takip etmeye devam edin.
