reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
14
sivas360 Sağlık Uzmanı Uyardı: "Beslenmemize Yön Vermeliyiz"

Uzmanı Uyardı: "Beslenmemize Yön Vermeliyiz"

Uzman Diyetisyen Cansu Arslan, bayramın, Ramazan ayında değişen beslenme saatleri ve uyku düzenini toparlamak için güzel bir fırsat olduğunu söyleyerek, bayramda bu geçişi kolaylaştırmak için de yapılan beslenme hatalarından uzak durulması gerektiğini vurguladı.

KAYNAK: İHA

Ramazan ayı boyunca değişen beslenme saatleri ve uyku düzeni, bayramla birlikte yeniden şekillenmeye başlıyor. Bayram sürecinde sağlıklı beslenme alışkanlıklarını koruyan bireyler, iş ve okul hayatına daha kolay adapte olabiliyor. Bayram sofralarında yapılan en büyük beslenme hatalarının başında ise karbonhidrat ağırlıklı yiyeceklerin fazla tüketilmesi geliyor. Güne börek, katmer ve sarma gibi karbonhidrat açısından zengin yiyeceklerle başlamak yerine, yumurta, peynir gibi yüksek protein kaynaklarının tercih edilmesi daha sağlıklı oluyor. Ayrıca uzmanlar tarafından gün içinde şerbetli tatlı ve ekmek tüketiminin abartılmaması, meyveli ve sütlü tatlılara yer verilmesi öneriliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Uzman Diyetisyen Cansu Arslan, Ramazan ayı boyunca gün içinde su tüketimi az olduğu için vatandaşların bayramda kendilerine su tüketmeyi hatırlatmaları gerektiğini ifade ederek bayram sofralarında yapılan hatalara dikkat çekti.

"Bayramda beslenmeye dikkat"

Cansu Arslan, bayramda yapılan sık yapılan beslenme hatalarına dikkat edilmesi gerektiğini belirterek,

"Bayram, Ramazan ayı, beslenme saatleri ve değişen uyku düzeni açısından vücudumuzun hayata adaptesini kolaylaştırmak için güzel bir fırsat. Gün içerisinde yapacağımız dokunuşlarla bayram sonrasında daha sağlıklı bir şekilde iş, okul ve evimizin başına geçmemiz mümkün. Bu geçişi kolaylaştırmak için de yaptığımız beslenme hatalarından biraz uzak durmamız gerekiyor. Bu beslenme hatalarına baktığımızda, ilk başta karbonhidrat ağırlıklı beslenmeyi sıralayabiliriz. Güne başlarken bayram sofralarımızda börek, katmer, sarma gibi kültürümüzün besinlerinden göz haklarımızı almalıyız. Ancak yumurta, peynir gibi yüksek protein kaynaklarını soframızda muhakkak bulundurmalıyız. Gün içerisinde tüketilen şerbetli tatlı ve ekmek kullanımını abartmamalıyız. Bayram sofralarında, havaların ısınmasını fırsat bilerek meyveli ve sütlü tatlılara yer vermeliyiz. Böylece karbonhidrat ağırlıklı beslenerek değil, protein ağırlıklı beslenerek gün boyunca bizi daha tok tutan, mide ve bağırsak sistemimizi yormayan, sağlıklı bir beslenme süreci yönetmiş oluruz. Suyu az tüketmek ise bir diğer beslenme hatamız. Ramazan ayı boyunca gün içinde su tüketimimiz az olduğu için bayramda kendimize su tüketmeyi hatırlatmalıyız. Su şişelerimizi gözümüzün önünde tutmak, içerisine nane, limon, salatalık ekleyerek ferah sular hazırlamak bizim için güzel bir su tüketimi olacaktır. İçtiğimiz kahve, çay ve diğer bitki çaylarının ise suyun yerini tutmadığını unutmamalıyız"

dedi.

"Beslenmemize yön vermeliyiz"

Duygusal açlık ile fizyolojik açlığın karıştırılmaması gerektiğini söyleyen Arslan,

"Bir başka beslenme hatamız ise tek tip beslenmek. Farklı renklerde farklı besinler tercih etmeliyiz. Farklı biyoaktif bileşenler, vitamin ve mineralleri vücudumuza alıyor olmamızı sağlayacak olan besinlerin tüketimine dikkat etmeliyiz. Günde en az 2 veya 3 porsiyon meyve ve sebze tüketimine dikkat etmeliyiz. Bayram sofralarımızı renkli salatalarla süslemeliyiz. Bir şeyler yeme ihtiyacı duyduğumuzda gerçekten aç mıyım sorusunu kendimize sormalı, önce su içmeyi denemeliyiz. Çünkü susuzluk size açlık hissi gibi yansımış olabilir. Ya da duygusal açlıkla fizyolojik açlığı karıştırıyor olabiliriz. Bunun değerlendirmesini yaparak beslenmemize yön vermeliyiz. Uyumadan iki saat önce ise yemek yemeyi kesiyor olmalı, mide bağırsak sistemimizi dinlendirerek beslenmeli ve yemeklerimizin içeriklerini dengeli seçmeliyiz. Öğle yemeklerinde et ve tavuk yemeklerini tercih etmeliyiz. Akşam yemeklerinde ise çorba ve sebze yemekleri gibi daha hafif ana öğünler yapmalıyız. Gün içinde havaların ısınmasını fırsat bilerek yürüyüşlerimizi eksik etmemeliyiz. Tüm bu önerileri dikkate alarak bayram soframızda sevgi ve sohbetimizi paylaştığımız güzel bir bayram geçirmemizi dilerim"

diye konuştu.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...