Uzmandan ezber bozan açıklama: Ekmek düşmanınız değil
Aslantaş, önemli olanın ekmeği bırakmak değil; doğru ekmek türünü, uygun miktarda ve dengeli bir beslenme planı içerisinde tüketmek olduğunu söyledi.
Sağlıklı kilo vermenin aç kalmak ya da kısa sürede sonuç vadeden popüler diyetlerle mümkün olmadığını ifade eden Aslantaş, kalıcı sonuç için dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve kaliteli uykunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Hızlı kilo verme yöntemleri uzun vadede başarısız olabilir”
Sosyal medyada yaygınlaşan tek tip beslenme programları ve mucize diyetlerin metabolizma üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çeken Aslantaş, aç kalarak yapılan diyetlerin sürdürülebilir olmadığını belirtti.
Vücudun yalnızca alınan kalorilerden ibaret bir sistem olmadığını söyleyen Aslantaş, yanlış uygulanan diyetlerin kısa vadede kilo kaybı sağlasa bile uzun vadede kas kaybı ve metabolizma sorunlarına yol açabileceğini ifade etti.
“Amaç yağ kaybı olmalı”
Kilo verme sürecinde asıl hedefin kas kaybı değil, yağ kaybı olması gerektiğini belirten Aslantaş, protein içeriği yüksek besinlerin önemine dikkat çekti. Yumurta, yoğurt, peynir, balık, tavuk ve kuru baklagiller gibi protein kaynaklarının hem tokluk sağladığını hem de kas kütlesinin korunmasına yardımcı olduğunu söyledi.
Sebze tüketiminin de kilo kontrolünde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Aslantaş, lif açısından zengin besinlerin sindirimi yavaşlatarak daha uzun süre tokluk hissi oluşturduğunu kaydetti.
“Susuzluk, açlık hissiyle karıştırılabiliyor”
Yeterli su tüketiminin kilo kontrolünde önemli olduğunu ifade eden Aslantaş, birçok kişinin susuzluğu açlık olarak algılayabildiğini söyledi. Gün içerisinde yeterli miktarda su içmenin gereksiz atıştırmaların önüne geçebileceğini belirtti.
Kilo verme sürecinde günlük hareketin de ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Aslantaş, yürüyüş yapmak, kısa mesafelerde araç kullanmak yerine yürümeyi tercih etmek ve günlük aktiviteleri artırmanın sürece katkı sağlayacağını dile getirdi.
Kaliteli uyku kilo kontrolünü etkiliyor
Düzenli uykunun da sağlıklı yaşamın önemli parçalarından biri olduğunu belirten Aslantaş, yetersiz uyku ve yoğun stresin kilo verme sürecini zorlaştırabileceğini söyledi.
Yetişkinlerin düzenli uyku alışkanlığı kazanması gerektiğini ifade eden Aslantaş, özellikle gece geç saatlerde ağır yemeklerden ve fazla kafein tüketiminden kaçınılması gerektiğini aktardı.
“Tatlı krizlerinde önce kendinizi sorgulayın”
Ani gelişen tatlı isteklerinin her zaman gerçek açlıktan kaynaklanmadığını belirten Aslantaş, kişilerin duygusal açlık ile fiziksel açlığı ayırt etmeye çalışması gerektiğini söyledi.
Tatlı krizlerinde kısa süre beklemek, yürüyüş yapmak veya farklı bir aktiviteye yönelmenin isteği azaltabileceğini belirten Aslantaş, evde sağlıklı atıştırmalık seçeneklerinin bulundurulmasının da faydalı olduğunu ifade etti.
“Ekmeği tamamen kesmek yerine doğru tercih yapılmalı”
Toplumda ekmekle ilgili yanlış bir algı bulunduğunu belirten Aslantaş, ekmeğin vücudun temel enerji kaynaklarından biri olduğunu söyledi.
Beyaz ekmek yerine tam buğday, çavdar, siyez ve tam tahıllı ekmeklerin tercih edilmesini öneren Aslantaş, kilo verme döneminde kişiye uygun miktarda ekmek tüketilebileceğini ifade etti.
“Zayıflama ilaçları tek başına yeterli değil”
Son dönemde gündeme gelen GLP-1 grubu ilaçlarla ilgili de değerlendirme yapan Aslantaş, bu ilaçların obezite tedavisinde önemli bir seçenek olduğunu ancak yaşam tarzı değişiklikleri olmadan kalıcı çözüm sağlamayacağını belirtti.
Yeterli protein alınmaması ve egzersiz yapılmaması durumunda kas kaybı yaşanabileceğine dikkat çeken Aslantaş, ilaçların mutlaka uzman kontrolünde kullanılması gerektiğini söyledi.
Aslantaş, sağlıklı yaşamın temelinin dengeli beslenme, hareketli yaşam, kaliteli uyku ve sürdürülebilir alışkanlıklardan geçtiğini belirterek, “Mucize diyetler geçici olabilir ancak sağlıklı yaşamın temel kuralları değişmez” dedi.