reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
15
sivas360 Sağlık Stres ve vitamin eksikliği ağız içi yaraları tetikliyor

Stres ve vitamin eksikliği ağız içi yaraları tetikliyor

Toplumun yaklaşık yüzde 20–25’inde yaşamlarının bir döneminde görülebilen ağız içi yaralar (aftlar), yemek yeme, konuşma ve günlük yaşam aktivitelerini zorlaştıran ağrılı lezyonlar arasında yer alıyor.

KAYNAK: İHA
MUHABİR: Haber Merkezi

Stres ve vitamin eksikliği ağız içi yaraları tetikliyor

Memorial Antalya Hastanesi Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Neslihan Yaprak Barıt, aftların çoğu zaman kendiliğinden iyileşse de özellikle sık tekrar eden veya iki haftadan uzun süren vakalarda altta yatan nedenlerin araştırılması gerektiğini vurguladı.

Çok faktörlü bir rahatsızlık

Aftların kesin nedeninin tam olarak bilinmediğini belirten uzmanlar, bu yaraların tek bir sebepten değil, birçok etkenin birleşiminden kaynaklanabileceğini ifade ediyor. Yanak ya da dudak içinin ısırılması, sert ve tahriş edici yiyecekler, diş fırçalama sırasında oluşan travmalar ve protez kullanımı gibi fiziksel etkenlerin yanı sıra stres de önemli tetikleyiciler arasında yer alıyor.

Bunun yanında B12 vitamini, demir, çinko ve folik asit eksiklikleri de aft oluşumunu artırabiliyor. Bağışıklık sisteminin zayıfladığı dönemlerde, örneğin uykusuzluk, yoğun stres veya enfeksiyon süreçlerinde ağız yaralarının daha sık görülebildiği belirtiliyor.

Uçukla karıştırılmamalı

Ağız içi yaraların bulaşıcı olmadığı ve uçuktan farklı bir tablo olduğu özellikle vurgulanıyor. Aftlar genellikle beyaz ya da sarı renkli, çevresi kızarık küçük lezyonlar şeklinde ortaya çıkıyor ve özellikle sıcak, asitli ya da baharatlı yiyeceklerle temas ettiğinde ağrı şiddetleniyor.

Günlük yaşamı etkiliyor

Şiddetli vakalarda yemek yeme, konuşma ve diş fırçalama gibi temel aktiviteler bile zorlaşabiliyor. Aftların çoğunlukla 7–10 gün içinde iyileştiği, ancak 14 günü aşan ya da sık tekrar eden yaraların ciddiye alınması gerektiği belirtiliyor.

Uzmanlar ayrıca yüksek ateş, lenf bezlerinde şişlik ve kilo kaybı gibi ek belirtilerin varlığında mutlaka tıbbi değerlendirme yapılması gerektiğini ifade ediyor.

Stres önemli bir tetikleyici

Stres yönetiminin aftların kontrolünde önemli bir rol oynadığına dikkat çekiliyor. Düzenli uyku, egzersiz ve rahatlatıcı aktivitelerin yaraların tekrarlama sıklığını azaltabileceği belirtiliyor.

Bunun yanı sıra dengeli beslenme, vitamin ve mineral eksikliklerinin giderilmesi ve ağız hijyenine dikkat edilmesi de koruyucu önlemler arasında yer alıyor.

Evde uygulanabilecek destekleyici yöntemler

Hafif vakalarda tuzlu su veya karbonatlı su ile gargara yapılmasının, papatya ve ada çayı gibi doğal çözümlerin rahatlatıcı etki gösterebileceği ifade ediliyor. Asitli, sert ve baharatlı gıdalardan uzak durmak da iyileşme sürecini destekliyor.

Tedavi seçenekleri

İyileşmeyen veya sık tekrarlayan durumlarda ise doktor kontrolünde topikal kortizon içeren jeller, antiseptik gargaralar ve ağrı kesici lokal tedaviler uygulanabiliyor. Gerekli görülen hastalarda vitamin takviyeleri, lazer tedavisi veya daha ileri ilaç tedavileri de gündeme gelebiliyor.

Uzmanlar, modern tedavi yöntemleri ve doğru yaşam alışkanlıklarıyla ağız içi yaraların büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirtiyor.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...