Dünya genelinde her yıl milyonlarca insanın yaşamını yitirmesine sebep olan kardiyovasküler problemler, modern çağın en yaygın halk sağlığı tehditleri arasındaki yerini koruyor. 29 Eylül Dünya Kalp Günü münasebetiyle değerlendirmelerde bulunan Sivas Numune Hastanesi hekimlerinden Kardiyoloji Uzmanı Dr. Burak Cesur, hayati organımız olan kalbin işleyişini desteklemek ve olası rahatsızlıkların önüne geçmek adına kritik tavsiyeleri kamuoyuyla paylaştı.

Kalp ve Damar Hastalıkları Karşısında Koruyucu Tedbirler
Kardiyovasküler sistem bozukluklarının küresel ölçekte can kayıplarının başında geldiğini vurgulayan Dr. Burak Cesur, patolojilerin ortaya çıkışını beklemeden önce koruyucu hekimlik adımlarının devreye sokulmasının vazgeçilmez bir gereklilik olduğunu dile getirdi. Damar tıkanıklıkları, ritim bozuklukları ve kalp yetmezliği gibi tabloların çoğunlukla uzun yıllar boyunca sessizce ilerlediğine dikkat çeken uzman isim, klinik şikâyetler başlamadan önce yaşam tarzında yapılacak bilinçli düzenlemelerin hayat kurtarıcı bir kalkan oluşturduğunu ifade etti.
Kalp Sağlığı İçin Hayati Önem Taşıyan 4 Temel Alışkanlık
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Burak Cesur, organın işlevsel kapasitesini muhafaza etmek ve dolaşım sistemini zinde tutmak için dört ana ilkeye odaklanılması gerektiğini belirtti. Bu unsurları; dinamik bir yaşam tarzı benimsemek, tütün mamullerini tamamen terk etmek, dengeli ve ölçülü beslenme alışkanlığı kazanmak ile günlük gerginlik düzeyini asgariye indirmek olarak sıralayan Cesur, şu ifadelere yer verdi:
"Hareketsiz yaşamdan kaçınalım, sigara ve tütün ürünlerinden uzak duralım, dengeli beslenelim ve stresi mümkün olduğunca azaltalım."
Tütün tüketiminin damar elastikiyetini tahrip ederek pıhtılaşma sürecini hızlandırdığına değinen Cesur, aynı zamanda rafine gıdalardan, aşırı tuz tüketiminden ve doymuş yağlardan uzak durulan bir beslenme modelinin benimsenmesinin kritik olduğunu aktardı.
Düzenli Fiziksel Aktivite ile Kalp Hastalıkları Riski Azalıyor
Hareketsiz bir hayat döngüsünün metabolik dengeleri bozduğunu ve damar içi basıncı olumsuz etkilediğini vurgulayan Dr. Cesur, haftalık periyotlara yayılan düzenli ve tempolu egzersizlerin kalp kasını doğrudan güçlendirdiğinin altını çizdi. Günde yapılacak orta tempolu yürüyüşlerin dahi tansiyonu dengelemeye, ideal kilo kontrolünü sağlamaya ve damar sertliği gelişimini yavaşlatmaya büyük ölçüde yardımcı olduğunu belirtti.
Ruhsal gerginliğin ve yüksek stres hormonlarının da kalp ritmi üzerinde yıkıcı etkiler oluşturabileceğini hatırlatan uzman hekim, bireylerin kendi günlük rutinlerinde gevşeme tekniklerine ve zihinsel dinlenmeye alan açmasının genel sağlık açısından göz ardı edilmemesi gereken bir adım olduğunu kaydetti.