reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
14
sivas360 Sağlık Sabah bel ağrısı ve tutuklukla uyanıyorsanız dikkat

Sabah bel ağrısı ve tutuklukla uyanıyorsanız dikkat

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, halk arasında "omurga romatizması" olarak bilinen ankilozan spondilit hastalığında erken tanının büyük önem taşıdığını belirterek, özellikle genç erkeklerde görülen sabah bel ağrısı ve tutukluğunun dikkate alınması gerektiğini söyledi.
KAYNAK: İHA
MUHABİR: Haber Merkezi

Sabah bel ağrısı ve tutuklukla uyanıyorsanız dikkat

Ankilozan spondilitin omurgayı ve leğen kemiği eklemlerini etkileyen kronik iltihaplı bir romatizma hastalığı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Koca, hastalığın genellikle 20-40 yaş arasında başladığını ve erkeklerde daha sık görüldüğünü belirtti.

Koca, sabahları yarım saatten uzun süren tutukluk, dinlenmekle artan ancak hareket ettikçe azalan bel ağrısı, gece uykudan uyandıran ağrılar ve zamanla gelişen hareket kısıtlılığının hastalığın en önemli belirtileri arasında yer aldığını vurguladı. Bu şikayetlerin üç aydan uzun sürmesi halinde mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini söyledi.

Bel ağrısının çoğu zaman kas zorlanması ya da bel fıtığıyla karıştırıldığını dile getiren Prof. Dr. Koca, tanıda yaşanan gecikmenin omurgada kalıcı hareket kısıtlılığına, duruş bozukluklarına ve günlük yaşam kalitesinde ciddi düşüşe neden olabileceğine dikkat çekti. Erken dönemde başlanan tedavinin ise ağrının kontrol altına alınmasının yanı sıra omurga hareketliliğinin korunmasına ve hastalığın ilerlemesinin yavaşlatılmasına katkı sağladığını ifade etti.

Tedavi Sadece İlaçtan İbaret Değil

Prof. Dr. Koca, ankilozan spondilit tedavisinde ilaç kullanımının yanında düzenli egzersiz, fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarının da önemli olduğunu belirtti. Kişiye özel planlanan tedavi programlarında manuel terapi, akupunktur, nöralterapi ve ozon tedavisi gibi tamamlayıcı yöntemlerin de yer alabileceğini söyledi.

Sağlıklı Yaşam Tedaviyi Destekliyor

Beslenme ve yaşam tarzının hastalığın kontrolünde önemli rol oynadığını ifade eden Koca, rafine şeker ve işlenmiş gıdalardan uzak durulmasını, sebze, kaliteli protein ve sağlıklı yağlardan zengin dengeli bir beslenme düzeninin benimsenmesini önerdi. Bağırsak sağlığını destekleyen beslenme alışkanlıkları, ideal kilonun korunması, sigaranın bırakılması, düzenli uyku ve stres yönetiminin de tedavinin önemli parçaları olduğunu söyledi.

Prof. Dr. İrfan Koca, özellikle genç erkeklerde görülen, üç aydan uzun süren, dinlenmekle artan ve hareket ettikçe azalan bel ağrısının ankilozan spondilit açısından önemli bir uyarı işareti olduğuna dikkat çekerek, erken tanı ve kişiye özel tedavi sayesinde hastaların omurga hareketlerini koruyabileceğini ve yaşam kalitesini artırabileceğini belirtti.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...