Obezler obez olmayanlardan daha mutlu
Araştırmaya göre mutluluğu belirleyen en önemli unsurların başında sosyal destek, yaşam amacı, özgür karar verebilme ve hayata bakış açısı gelirken, ekonomik durumun belirli bir seviyeden sonra mutluluk üzerinde sınırlı etkisi olduğu belirlendi.
Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Yılmaz, Uzman Abdullah Aktürk ve Psikolojik Danışman Demet Yılmaz tarafından Türkiye genelinde yaklaşık 1700 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmada; gelir düzeyi, eğitim durumu, aile yapısı, yaşam koşulları, psikolojik özellikler ve sosyal ilişkilerin mutluluk üzerindeki etkileri incelendi.
Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 35,93’ü kendisini "mutlu", yüzde 27,56’sı "çok mutlu", yüzde 24,46’sı "ne mutlu ne mutsuz", yüzde 9,65’i "mutsuz", yüzde 2,40’ı ise "çok mutsuz" olarak tanımladı. Böylece her 10 kişiden yaklaşık 6’sının hayatından memnun olduğu görüldü.
Mutluluğun temelinde sosyal bağlar ve yaşam amacı var
Araştırmada, kişinin hayatta bir amaca sahip olmasının mutluluk seviyesini önemli ölçüde artırdığı belirlendi. Kendisine hedefler koyan, yaşamını anlamlı gören ve geleceğe yönelik amaçları bulunan bireylerin daha yüksek mutluluk düzeyine sahip olduğu ifade edildi.
Bunun yanı sıra aile, akraba ve arkadaş çevresinden alınan sosyal desteğin de mutluluk üzerinde güçlü bir etkisi olduğu ortaya çıktı. Araştırmacılar, insanların kendilerini yalnız hissetmemesinin ve çevresinden destek görmesinin psikolojik iyi oluşu artırdığını vurguladı.
Obez bireylerle ilgili şaşırtan sonuç
Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri ise kilo durumu ile mutluluk arasındaki ilişki oldu. Önceki beklentilerin aksine obez bireylerin mutluluk seviyelerinin zayıf, normal kilolu ve fazla kilolu bireylere göre daha yüksek çıktığı belirlendi.
Prof. Dr. Ercan Yılmaz, bu sonucun mutluluğun yalnızca fiziksel görünümle açıklanamayacağını gösterdiğini belirterek, sosyal ilişkiler, psikolojik dayanıklılık ve kişinin hayatını anlamlandırma biçiminin mutluluk üzerinde daha etkili olduğunu ifade etti.
Gelir belirli bir seviyeden sonra mutluluğu artırmıyor
Araştırmada ekonomik durumun da mutluluk üzerindeki etkisi değerlendirildi. Buna göre temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan bireylerde mutsuzluk oranı artarken, belirli bir gelir seviyesinden sonra gelir farklılıklarının mutluluk üzerinde belirgin bir etkisinin olmadığı görüldü.
Araştırmada ayrıca televizyon dizilerinde veya farklı ülkelerdeki yaşam tarzlarına özenmenin, bireylerde karşılaştırma duygusunu artırarak mutsuzluğa yol açabildiği belirtildi. Kişilerin sahip olduklarını başkalarının imkanlarıyla kıyaslamasının da mutluluk seviyesini olumsuz etkilediği ifade edildi.
Özgür karar verebilen kişiler daha mutlu
Çalışmada bireylerin kendi yaşamlarıyla ilgili kararları özgürce alabilmelerinin mutluluk üzerinde önemli bir etkisi olduğu ortaya çıktı. Kendi tercihleri doğrultusunda hareket eden kişilerin yaşam doyumlarının daha yüksek olduğu belirlendi.
Aile yapısı açısından değerlendirildiğinde ise çekirdek aile içinde yaşayan bireylerin daha yüksek mutluluk seviyesine sahip olduğu görüldü. İş hayatındaki koşulların, çalışma ortamının ve iş niteliğinin de bireylerin mutluluğunu olumlu ya da olumsuz yönde etkileyebildiği kaydedildi.
Yaş ve yaşam yeri mutlulukta belirleyici olmadı
Araştırmada 20-60 yaş arasındaki bireyler incelenirken, yaş grupları arasında mutluluk açısından anlamlı bir farklılık bulunmadı. Benzer şekilde köy, ilçe, şehir veya büyükşehirde yaşamanın da mutluluk seviyesinde belirleyici olmadığı tespit edildi.
Eğitim düzeyi açısından ise ilkokul ve üniversite mezunlarının, ortaokul ve lise mezunlarına göre daha yüksek mutluluk düzeyine sahip olduğu belirlendi.
Araştırmacılar, yaklaşık 30 farklı değişkenin mutluluk üzerindeki etkisinin incelendiği çalışmanın, Türkiye’de insanların kendilerini daha iyi hissetmesini sağlayan unsurların ekonomik koşullardan çok sosyal bağlar, anlamlı hedefler ve yaşamı algılama biçimi olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.