Dr. Münevver Şeker’den Gençlere Medikal Estetik Uyarısı
Medikal Estetik Doktoru Münevver Şeker, son yıllarda özellikle gençler arasında giderek artan estetik uygulama talebine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Güzel ve sağlıklı görünmenin herkesin doğal hakkı olduğunu belirten Şeker, buna karşın çok erken yaşlarda ve ihtiyaç olmadığı halde yapılan işlemlerin sağlık açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekti.
Medikal estetik uygulamalarının yalnızca kişinin dış görünüşüne odaklanılarak planlanmaması gerektiğini ifade eden Şeker, kişinin genel sağlık durumunun da mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Özellikle gençlerin sosyal medyanın da etkisiyle daha güzel veya “kusursuz” görünme isteğiyle sık aralıklarla çeşitli uygulamalara yönelebildiğini dile getiren Şeker, vücuda sürekli invaziv ve iğneli işlemler yaptırmanın orta ve uzun vadede istenmeyen sonuçlar ortaya çıkarabileceğini belirtti.
Şeker, medikal estetik uygulamalarında temel yaklaşımın kişinin gerçekten neye ihtiyaç duyduğunun belirlenmesi olması gerektiğini vurgulayarak, işlemlerin ihtiyaç duyulan dönemde ve ihtiyaç duyulan ölçüde yapılmasının önemine dikkat çekti.
“Kişinin Genel Sağlık Durumu da Gözetilmeli”
Estetik uygulama öncesinde yalnızca cilt veya dış görünüşün değil, kişinin genel sağlık durumunun da değerlendirilmesi gerektiğini anlatan Dr. Münevver Şeker, mevcut hastalıklar ile vitamin ve mineral eksikliklerinin de göz önünde bulundurulmasının önemli olduğunu söyledi.
Yapılacak işlemin vücuda gereksiz bir yük oluşturmamasının amaçlanması gerektiğini belirten Şeker, kişiye özel bir değerlendirme yapılmadan gerçekleştirilen uygulamaların doğru olmadığını ifade etti.
Şeker, medikal estetiğin gelişigüzel ve herkese aynı şekilde uygulanabilecek işlemler bütünü olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
“Ucuz Olduğu İçin Tercih Etmek Ciddi Sonuçlar Doğurabilir”
Medikal estetik alanında karşılaştıkları önemli sorunlardan birinin de kişilerin yalnızca uygun fiyat nedeniyle yetkinliği bulunmayan kişilere yönelebilmesi olduğunu belirten Şeker, kullanılan ürünlerin güvenilirliğinin de büyük önem taşıdığını söyledi.
Özellikle gençlerin botoks, dolgu ve benzeri işlemleri son derece kolay ve risksiz uygulamalar olarak görebildiğini ifade eden Şeker, bu algının doğru olmadığını dile getirdi.
Şeker, “Hekimler olarak bile yaptığımız işlemlerde ciddi komplikasyonlarla karşı karşıya kalabileceğimizin farkındayız. Bu nedenle gerekli önlemleri alıyor ve hassasiyet gösteriyoruz. Bunlar basite alınacak işlemler değil. Özellikle dolgu ve botoks, ‘kolay bir işlem’ denilerek geçiştirilebilecek uygulamalar değil” değerlendirmesinde bulundu.
İnsanların yalnızca daha düşük ücret ödemek amacıyla sağlıklarını riske atmaması gerektiğini belirten Şeker, yanlış bir uygulamanın daha sonra hem sağlık açısından hem de maddi açıdan çok daha ağır sonuçlar oluşturabileceğine dikkat çekti.
Şeker, “Kişinin ucuza yaptırdığını düşündüğü bir işlem, uzun vadede kendisine çok daha pahalıya mal olabilir. Ciddi ve geri döndürülmesi zor sonuçlarla karşılaşılabilir. Oluşan problemleri düzeltmek için daha fazla işlem gerekebilir ve maddi maliyet de artabilir” ifadelerini kullandı.
Sosyal Medyadaki Estetik Reklamlarına Dikkat Çekti
Sosyal medyanın estetik uygulamalara yönelik algı üzerindeki etkisine de değinen Dr. Münevver Şeker, güzellik merkezleri ve salonlarında çeşitli uygulamaların yoğun şekilde tanıtıldığını söyledi.
Gençlerin sosyal medyada sık sık karşılarına çıkan içerikler nedeniyle bazı uygulamaları sıradan bir güzellik işlemi olarak değerlendirebildiğine dikkat çeken Şeker, medikal uygulamalar ile klasik güzellik uygulamaları arasındaki farkın bilinmesi gerektiğini vurguladı.
Özellikle iğneli ve tıbbi nitelikteki uygulamalarda işlemi gerçekleştiren kişinin yetkinliğinin sorgulanmasının önemine değinen Şeker, vatandaşların işlem yaptırmadan önce uygulamanın kim tarafından ve hangi şartlarda gerçekleştirildiğini araştırması gerektiğini belirtti.
Botoks, dolgu, cilt yenilemeye yönelik bazı uygulamalar ve çeşitli cihazlarla gerçekleştirilen işlemlerde mevzuata uygun hareket edilmesi gerektiğini kaydeden Şeker, sosyal medyada görülen her uygulamanın güvenli olduğu düşüncesine kapılmamak gerektiğini söyledi.
Hacamat ve Sülük Uygulamalarında Hijyen Vurgusu
Dr. Münevver Şeker, yalnızca medikal estetik uygulamalarında değil, hacamat ve sülük gibi geleneksel ve tamamlayıcı uygulamalarda da sağlık ve hijyen kurallarının büyük önem taşıdığını ifade etti.
Bu tür işlemlerin basit uygulamalar gibi algılanabildiğini belirten Şeker, özellikle vücut bütünlüğüne müdahale edilen işlemlerde sterilizasyon koşullarının titizlikle sağlanması gerektiğini söyledi.
Hacamat gibi kanla temasın söz konusu olduğu uygulamalarda kullanılan malzemelerin ve ortaya çıkan tıbbi atıkların doğru şekilde bertaraf edilmesinin önemine dikkat çeken Şeker, kontrolsüz ortamlarda yapılan işlemlerin yalnızca uygulamayı yaptıran kişi açısından değil, toplum sağlığı açısından da risk oluşturabileceğini ifade etti.
“Tıbbi Atıklar Normal Çöpe Atılmamalı”
Kanla temas etmiş malzemelerin sıradan evsel atıklarla birlikte çöpe atılmasının oluşturabileceği tehlikelere de değinen Şeker, tıbbi atıkların ilgili kurallara uygun şekilde toplanması ve bertaraf edilmesi gerektiğini belirtti.
Evlerde veya uygun olmayan ortamlarda gerçekleştirilen bazı uygulamaların ardından kanla temas etmiş malzemelerin normal çöp kutularına atılabildiğini söyleyen Şeker, bunun ciddi bir halk sağlığı sorunu oluşturabileceğini kaydetti.
Bu atıklarla temas edebilecek insanlar veya hayvanların sağlık açısından risk altında kalabileceğine işaret eden Şeker, sterilizasyon ve tıbbi atık yönetiminin uygulamanın ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.
“Öncelik Fiyat Değil Sağlık Olmalı”
Medikal Estetik Doktoru Münevver Şeker, estetik uygulama yaptırmayı düşünen kişilerin karar verirken yalnızca fiyatı dikkate almaması gerektiğini belirterek, güvenilir ürün, uygun ortam, hijyen şartları ve işlemi gerçekleştiren kişinin yetkinliğinin öncelikli olması gerektiğini söyledi.
Özellikle gençlere seslenen Şeker, sosyal medyada görülen kusursuz görünüm algısının kişileri gereksiz uygulamalara yönlendirmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Medikal estetik işlemlerinin kişiye özel değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Şeker, gereksiz ve sık uygulamalardan kaçınılmasının, kişinin genel sağlık durumunun dikkate alınmasının ve işlemlerin uygun sağlık koşullarında gerçekleştirilmesinin önem taşıdığını ifade etti.