Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
14°
sivas360 Sağlık Çocuklarda Okula Uyum Süreci: Ebeveynler Nelere Dikkat Etmeli?

Çocuklarda Okula Uyum Süreci: Ebeveynler Nelere Dikkat Etmeli?

Okula dönüş sürecinde çocuklarda görülen kaygı, bedensel yakınmalar ve okul reddine karşı ebeveynlerin nasıl yaklaşması gerektiği uzman tarafından anlatıldı.

Okula dönüş sürecinde çocuklarda görülen kaygı, bedensel yakınmalar ve okul reddine karşı ebeveynlerin nasıl yaklaşması gerektiği uzman tarafından anlatıldı.

KAYNAK: İHA
MUHABİR: Haber Merkezi
Çocuklarda Okula Uyum Süreci: Ebeveynler Nelere Dikkat Etmeli?

Okula Uyum Sürecinde Çocukların Yaşadığı Değişimler

Okul döneminin başlaması, çocuklar açısından yalnızca derslerin yeniden başlaması anlamına gelmiyor. Uyku ve sabah rutinlerinin değişmesi, ebeveynden ayrılma, arkadaş ilişkileri ve okul sorumluluklarının yeniden gündeme gelmesi de bu dönemin önemli parçalarını oluşturuyor.

Çocuk ve Ergen Psikoloğu Buse Yağmur, özellikle tatil döneminde daha esnek bir günlük düzene alışan çocukların erken kalkmaya ve planlı bir güne yeniden geçmeye uyum sağlamakta zorlanabileceğini belirtti.

Yeni bir sınıfa geçmek, farklı bir öğretmenle tanışmak, arkadaş ilişkilerindeki değişiklikler, akademik beklentiler veya önceki okul deneyimlerinde yaşanan olumsuzluklar da okula uyum sürecini güçleştirebiliyor.

Çocuklarda Okul Kaygısı ve Bedensel Belirtiler

Buse Yağmur, okulun ilk günlerinde ortaya çıkabilecek bazı tepkilerin başlangıçta olağan kabul edilebileceğini ifade etti. Ağlama, ebeveynden ayrılmak istememe, okula gitmek istemediğini söyleme, sabah saatlerinde karın ağrısı yaşama ve uykuya dalmakta güçlük çekme gibi belirtilerin görülebileceğini aktardı.

Bu tepkilerin zaman içerisinde azalması ve çocuğun okul ortamında giderek daha rahat hareket edebilmesi bekleniyor. Bununla birlikte karın ağrısı, baş ağrısı, bulantı ve kusma gibi bedensel şikâyetlerin göz ardı edilmemesi gerekiyor.

Özellikle söz konusu yakınmalar okul günlerinin sabahlarında tekrarlanıyor, tatil günlerinde azalıyor ve uzun süre devam ediyorsa, gerekli fiziksel değerlendirmelerin yanı sıra çocuklarda okul kaygısı açısından da değerlendirme yapılması önem taşıyor.

Ebeveynlerin Çocuklarla Kurduğu Dil Önem Taşıyor

Uzman Yağmur'a göre çocuğun yaşadığı kaygıyı hemen ortadan kaldırmaya çalışmak yerine, öncelikle bu duygunun anlaşılması ve çocuğa eşlik edilmesi daha sağlıklı bir yaklaşım oluşturuyor.

Çocuğa “Korkacak hiçbir şey yok” veya “Okulu seveceksin” gibi iyi niyetli ifadeler kullanmak, onun yaşadığı duygunun anlaşılmadığı düşüncesine yol açabiliyor. Bunun yerine yeni bir sınıfa başlamanın zorlayıcı ya da heyecan verici olabileceğini kabul eden, sakin ve gerçekçi bir iletişim kurulması öneriliyor.

Çocuğu uzun süre sorgulamak yerine “Seni en çok düşündüren şey ne?” ya da “İlk günü senin için daha kolay hale getirmek için ne yapabiliriz?” gibi kısa ve somut sorularla konuşmanın daha yararlı olabileceği belirtiliyor.

Okul Reddi Karşısında Sınırlar Korunmalı

Okula gitmek istemeyen çocuğun duygusunu anlamanın, okuldan sürekli uzak kalmasına izin vermek anlamına gelmediğini vurgulayan Yağmur, ebeveynlerin hem duyguyu kabul etmesi hem de sınırları sakin biçimde koruması gerektiğini söyledi.

Tehdit etmek, çocuğu utandırmak, başka çocuklarla kıyaslamak veya uzun pazarlıklara girmek yerine aile ve okulun ortak bir yaklaşım benimsemesi önem taşıyor.

Çocuğun kaygı duyduğu ortamdan kaçması kısa vadede rahatlama sağlayabiliyor. Ancak kaçınmanın her seferinde rahatlama ile sonuçlanması, zaman içinde kaçınma davranışının devam etmesine neden olabiliyor. Bu nedenle okul reddi yaşayan çocuk için kademeli ve çocuğun ihtiyaçlarına uygun bir plan oluşturulması gerekiyor.

Uyku ve Günlük Rutinler Okul Öncesinde Düzenlenmeli

Okul dönemine geçişin daha kolay olması için uyku ve günlük yaşam düzeninin bir anda değil, aşamalı biçimde değiştirilmesi öneriliyor. Yağmur, okul başlamadan önce uyku ve uyanma saatlerinin kademeli olarak erkene alınmasını ve yatmadan önce ekran kullanımının azaltılmasını tavsiye etti.

Bunun yanında okul hakkında sürekli soru sorarak çocuğun kaygısının artırılmaması gerektiğine dikkat çekildi. Çanta hazırlamak gibi günlük ve doğal etkinlikler sırasında yapılan kısa konuşmaların yeterli olabileceği ifade edildi.

Hangi Durumlarda Profesyonel Destek Alınmalı?

Çocuğun yaşadığı uyum güçlüğünün zaman içinde azalmak yerine devam etmesi veya ağırlaşması durumunda profesyonel destek değerlendirilmesi gerekiyor.

Yoğun ve tekrarlayan ağlama, okula gitmeyi sürekli reddetme, tekrarlayan karın ağrıları, panik benzeri belirtiler, okulda kalamama, sosyal çevreden uzaklaşma ya da akademik performansta belirgin düşüş gibi durumlarda uzman değerlendirmesine başvurulabileceği belirtildi.

Belirtiler giderek şiddetleniyor veya uzun süre devam ediyorsa çocuk ve ergen psikiyatristinden ya da çocuk ruh sağlığı alanında çalışan bir uzmandan destek alınabilir. Bedensel şikâyetlerin doğrudan psikolojik nedenlere bağlanmaması, gerektiğinde çocuk hekimi tarafından da değerlendirilmesi önem taşıyor.

Ebeveyn Kaygısı Çocuğun Okula Uyumunu Etkileyebilir

Çocukların okula uyumunda ebeveynlerin tutumunun da önemli bir rol oynadığını belirten Buse Yağmur, ebeveynlerin kaygılı beklentileri ile aşırı kontrolcü veya koruyucu davranışlarının çocuklardaki kaygı belirtileriyle ilişkili olabileceğini ifade etti.

Ebeveynlerin hiç kaygı yaşamamasının beklenmediğini belirten Yağmur, asıl önemli noktanın bu kaygının çocuğun yanında yönetilebilmesi ve güven veren, kararlı bir tutum sergilenmesi olduğunu söyledi.

Uzman değerlendirmesine göre hedef, çocuğun hiçbir zaman korku veya kaygı yaşamaması değil; belirsizlik ve kaygıyla karşılaştığında bunların üstesinden gelebileceğini deneyimlemesini sağlamak olmalı.

Her çocuğun okula uyum hızının aynı olmadığına dikkat çekilirken, çocukların birbirleriyle kıyaslanması yerine kendi gelişimlerinin ve zaman içerisindeki değişimlerinin takip edilmesinin daha sağlıklı olduğu vurgulandı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız