reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
15
sivas360 Kültür-Sanat Ev ortamında meslek öğrenirken para da kazanıyorlar

Ev ortamında meslek öğrenirken para da kazanıyorlar

Tokat Canikli Konağı El Sanatları Merkezinde ev hanımları, kendilerini evlerindeymiş gibi hissederek hem meslek öğrenip hem de para kazanıyor.

KAYNAK: İHA

Tokat’ta bulunan tarihi Canikli Konağı restore edilerek 2019 yılında El Sanatları Merkezi haline getirildi. El sanatları merkezi halini alan konakta şu anda 50 kadın eğitim alıyor. Kadınlar tarihi konakta; tahta baskı, el sanatları, kilim ve Kur’an eğitimi alıyor. Aldıkları eğitimlerin sonucunda sertifika alan kadınlar kendi işlerini kurma imkanına sahip oluyor. Filografi, tel kırma, kanaviçe ve Yugoslavya nakışı gibi el sanatları da yapan kadınlar ürettikleri eserleri satarak ev ekonomisine de katkı sağlıyor.

"Kendi iş yerini açanlar var"

El sanatları merkezi sorumlusu Sevinç Bakır, öğrencilerin konakta kendilerini evlerindeymiş gibi hissettiklerini belirterek,

"Burada tahta baskı, el sanatları, kilim ve kuran kurslarımız var. 50 öğrencimiz bulunuyor, buraya gelen öğrencilerimiz çok keyif alıyor. Burada genellikle bayanlar evlerine bir şeyler yapıyor. Sertifika alanlarımız var, kendi iş yerini açanlar var. Buradan alınan sertifikayla iş yeri açanlar da var"

dedi.

Yurt dışına da eserlerinden gönderdiklerini belirten eğitmen Gülzade Sakallı,

"Burada öğrencilere filografi, tel kırma, kanaviçe ve Yugoslavya nakışı gibi eğitimler veriyoruz. Filografide kavak ağacı kullanıyoruz, kumaşını üzerine geriyoruz, desenimizi üzerine şablon olarak geriyoruz ardından çivileri takıp üzerine telleri sardıktan sonra desenimizi veriyoruz. Rölyef sanatında da derinlik ve yükseklik vererek tablo oluşturuyoruz. Filografi unutulmaya yüz tutmuş bir sanattı ancak son yıllarda yoğun ilgi görmeye başladı. Burada yaptığımız bir sergide bir arkadaşımızın eserleri çok beğenildi. Yurt dışından gelen bir kişi eserlerinden aldı ve götürdü. Burada yaptığımız tel kırma çantalar var, onlara yoğun ilgi gösteriyor insanlar"

şeklinde konuştu.

"Burada kendi evimde gibiyim"

Reşide Şeyhoğlu, konakta zaman geçirmekten keyif aldığını belirterek,

"Rölyef yapıyorum burada. 10 yıl önce bir rölyef eseri görmüştüm, pahalı olduğu için alamamıştım. Burada da öğrenince kendim yapmaya başladım. Tabloların manzaralarının içine giriyorum gibi geliyor. Kademe kademe hepsinde geziyormuşum gibi oluyor. Kafamdaki düşüncelerden farklı yerlere gidiyorum. Burada zaten kendi evimde gibiyim, bir aile gibiyiz"

ifadelerini kullandı.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...