reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Kültür-Sanat Divriği Kalesi: Anadolu’nun Fethedilemeyen İlk Türk Kalesi

Divriği Kalesi: Anadolu’nun Fethedilemeyen İlk Türk Kalesi

Sivas’ın Divriği ilçesinde bulunan Divriği Kalesi, Anadolu’da inşa edilen ilk Türk kalesi olmasının yanı sıra dünyanın en korunaklı kalelerinden biri olarak biliniyor. Mengücekoğulları Beyliği tarafından 12. yüzyılda yaptırılan kale, tarih boyunca hiç fethedilemedi. Günümüzde bile kaleye giriş, surlarda sonradan açılan bir oyukla sağlanıyor.

KAYNAK: İHA

Sivas’ın Divriği ilçesinde yaklaşık 8 asır önce Mengücekoğulları beyliği tarafından inşa edilen Anadolu’nun ilk Türk kalesinin bilinen en korunaklı kale olduğu, hiç fetih edilemediği biliniyor.

Sivas’ın Divriği ilçesinde bulunan Divriği kalesi, Anadolu’da ki ilk Türk kalesi olma özelliğinin yanında Dünya’nın en korunaklı kalesi olmasıyla dikkat çekiyor. Tarih boyunca hiç fetih edilemediği belirtilen kaleye günümüzde de girebilmek için sonradan kale surunda açılan bir oyuk kullanılıyor. 1100’lü yıllarda Mengücekoğulları beyliği döneminde inşa edildiği bilinen kalenin iç kale kısmı halen ayakta dururken dış kalenin sadece bir bölümü ayakta kalmayı başarabildi. Kale aslanlı burçlarıyla da sanat tarihçilerinin ilgisini çekiyor.

Anadolu’da ki ilk Türk kalesi

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Türk Ve İslam Sanatları Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Ebru Bilget Fataha, Divriği kalesinin Anadolu’nun fethinde sonra inşa edilen ilk kalelerden birisi olduğunu belirtip,

"Divriği kalesi Anadolu’nun fethinden sonra inşa edilen ilk kalelerden bir tanesidir. Mengücekoğulları beyliği tarafından inşa ettirilmiştir. Kalenin düzensiz bir plan aşaması olduğunu bilmekteyiz. Güney-Kuzey yönü uzunluğu 400 Metre, Doğu-Batı yönü genişliğinin ise yaklaşık 200 metre olduğunu bilmekteyiz. Sur uzunluğu ise yaklaşık 1 km’ye denk düşmektedir. Kalede farklı şekillerde poligonal, kare, dairesel ve yarım daire şeklinde burçlar olduğu bilinmektedir. Burçlardan en önemlisi Aslanlı Burç olarak bilinen burçtur. Burç 10 metre üzerine, 8 metre yükseklikte yapılmıştır. Burcun Aslanlı Burç olarak zikredilmesinin sebebi, kalede 2 tane aslanlı figür olmasıdır. Aslanlar arka ayaklarının üzerine oturmuş, kuyrukları sırtlarına doğru geliyor. Kaleye koruyucu olarak eklenmişlerdir"

dedi.

8 asırlık savunma üssü

Dr. Öğr. Üyesi Ebru Bilget Fataha, kalenin fiziksel özellikleriyle adeta bir savunma üssü olduğunu ifade edip,

"Kalenin malzemesi bazalt, antrasit taşı ve yer yer kesme taşlardan oluşur. Kale Çaltı Nehri’ne bakan yamaçta duruyor. Divriği Kalesi, doğal coğrafi konumu itibarıyla güvenlik açısından son derece önemli bir kale olma özelliği taşıyor. Baktığımızda yüksekliği, konumu, her yönünün yamaçlarla çevrili olması kaleyi güvenlik anlamında savunma üssü haline getiriyor. Dönemin Mengücekoğulları için hem siyasi bir merkez hem de askeri bir üs olarak Divriği kalesinin önemi büyüktür. Kalenin rivayetlerinde Çaltı Nehri’ne inen bir geçit olduğu söylenmektedir. Yapılacak olan kazılardan sonra böyle bir geçidin çıkması muhtemeldir. Divriği kalesindeki mazgallar dışarı doğru küçük, içeri doğru genişleyen pencere biçimindedir. Okçular için bu yöntem çok iyi bir korunma sağlar. Okçular için hazırlanmış, mazgal pencere düzenlemesi olduğunu bilmekteyiz. İç ve dış bölgede bir takım geçitler olduğunu bilmekteyiz. Bu geçitler savunma amaçlı oluşturulmuş olup, düşman askerlerini şaşırtmak amacıyla yapılmıştır. Divriği Kalesi’nin içinde yer alan sarnıçlar, savunma sırasında halkın su ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılmıştır"

şeklinde konuştu.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...