reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
15
sivas360 Kültür-Sanat Camlar sanata dönüşüyor

Camlar sanata dönüşüyor

Sivas’ta cam üfleme sanatıyla uğraşan Halil İbrahim Mert, bor camları sabırla üfleyerek sanat eserine dönüştürüyor.

KAYNAK: İHA

Babadan oğula geçen ve unutulmaya yüz tutmuş cam üfleme sanatını gelecek nesillere aktarmak için çalışıyor. Oksijen ve LPG ile çalışan “Şalama Ocağı”nda ısıttığı boru ve çubuk şeklindeki bor camları sanata dönüştürüyor. Kangal köpeği, Sivas ibriği, Nasreddin Hoca, Denizli horozu, semazen, eski Osmanlı ve Selçuklu şişeleri ve antik şişeler gibi figürleri ile tanınan ve yüzlerce süs eşyası da üreten Mert, 25 yıldır nefesini sanata dönüştürüyor. Ateş ve camı buluşturup nefesiyle şekillendirerek birbirinden güzel sanat eserleri ortaya koyan Mert, Türkiye üzerinde cam üfleme sanatının son temsilcileri olduğundan bahsederek, “Kendi çabalarımızla cam sanatını Sivas’ta yaşatmaya çalışıyoruz. Bu sanatı Türkiye’de sayılı kişi yapıyor, yaklaşık 10 kişi. Benden sonra çocuklarımdan birisine bu bayrağı teslim edeceğim” dedi.

“Bu sanat yurtdışında terapi için kullanılıyor”

Cam üfleme ustası Halil İbrahim Mert, cam üfleme sanatının yurt dışında terapi için kullanıldığından bahsederek, “Biz cam üfleme sanatında burada eski ve geleneksel objeler yapıyoruz. Çeşitli siparişler alıp kişiye özel ürünler yapıyoruz. Ben 25 senedir bu meslekle uğraşıyorum. Babadan oğula giden bir sanat olduğu için burada yaşatmaya çalışıyoruz. Cam sanatı çok farklı, yaparken terapi gören insanlar gibi terapi veriyor. Yurtdışına gittiğimiz fuarlara gelen insanlarda bu sanatı yurtdışında terapi için kullanıldığını söylüyor. Cam yaparken ayrı bir dünyada oluyorum ve ufkunu açacak yollar gösteriyor. Hammadde olarak kullandığımız boruyu üfleyerek şekil veriyoruz, çubuk camlarımda kaynakta ve takı bibloda kullanıyoruz” dedi.

“Her cam başından sonuna kadar sana ait”

Mert, yapılan her serin ustasına özgü olduğundan bahsederek, “Bu ürünlerin hepsi ithal geliyor, Türkiye’de bunların hammadde olarak üretimi yok. Yaptığın her cam başından sonuna kadar sana ait. Camı yaparken bir başlangıcı ve bir sonu var. Sırayı takip ederek gitmesi gerekiyor. Eğer sırayı takip etmezse o üründe sıkıntı olur. Cama üflerken nefes gücünden ziyade nefes ayarı var, nefesi ayarlı üflemeniz gerekiyor. Her üründe modelin çıktığı noktaya farklı şekilde üflemek gerekiyor. Ateş konusuna da dikkat etmek lazım. Ürünü yaparken şekle göre ateş vermelisiniz ki ürün bozulmasın” diye konuştu.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...