Başörtüsüyle derslere giren
bir grup öğrencinin ikna odalarına alındığı, hakaretlere uğradığı ve
öğretmenlerin bir kısmınca baskı uygulandığı okulun ifşa edildiği açıklamada
yaşanan zulmün derhal sonlandırılması istendi.
Bu kapsamda yapılan basın açıklamasının tam metnini okuyucalarımızla paylaşıyoruz.
Kıymetli Sivas halkı ve değerli basın mensupları!
Halkın duyarlılıklarına, öğrencilerin ve öğretmenlerin hallerine,duygu ve düşüncelerine kıymet vermeyip kutsal kitap gibi yönetmeliklere sarılanruhsuz idarecilerden bizarız.
İlk gençlik çağındaki talebelerin başörtüsüne dönük ilgi ve
alakalarından rahatsız olup kalıcı ruhsal bozukluklara sebep olacak şekilde
öğrencileriyle uğraşan, kraldan çok kralcı davranan vicdansız, insafsız,
anlayışsız öğretmenlerden rahatsızız.
Okullarda kılık kıyafet serbest denilip de istisnai okullarda
öğrencilerin başörtüsü ile uğraşılmasını bir türlü anlamıyoruz. Okula giden bir
öğrenci, bir öğretmen İslami kimliği ile varlığını sürdüremiyorsa kim bu
düzenin özgür olduğundan bahsedebilir ki?
Dünya hızla özgürlük sürecine giriyor. Arap uyanışının yaşandığıcoğrafyalarda statüko nasıl ayak diretiyorsa Türkiye de benzer süreçlerdengeçiyor. Darbeci, baskıcı, oligarşik odakların eli zayıfladıkça daha birdiretiyor, halka rağmen, akıntıya karşı yüzerek kendilerince mücadele ettiklerini sanıyorlar.Bu bağlamda ilimizde geçtiğimiz hafta Cumhuriyet Anadolu Lisesinde
yaşanan hak ihlallerini sizlerle paylaşmak ve duruşumuzu ifade etmek istiyoruz.
Şehrimizin en güzide öğrencilerinin yer aldığı bu lisede bir grup öğrencinin
derslere başörtüsü ile girmeye başlamasıyla birlikte öğretmenlerin büyük bir
kısmının yaşananların olması gerektiği gibi sıradan bir durum olarak algılayıp
derslerine devam ettiklerini; bu duruma karşın birkaç öğretmenin aşırı refleks
gösterdiğini, öğrencileri alenen tahkir ettiğini, toplu program öncesi
aşağıladığını görgü tanıklarının ifadeleriyle öğrenmiş bulunmaktayız.
Cumhuriyet Anadolu Lisesinde yaşananlar bununla kalmamış, Okul Müdürü
Bahattin Işık tarafından oluşturulan ikna odalarında öğrencilere bire bir
telkinlerde bulunulmuş hatta tek tek aileleri aranarak öğrencilerin başlarının
açılması istenmiştir. Bu isteklere karşı gelen öğrenciler, Rehberlik Birimine
yönlendirilerek baskı süreci sürdürülmüştür. Öğrencilerin disiplin kuruluna
havale edilmeleri ile tehdit edilmesi akabinde yarıyıl tatilinin araya
girmesiyle süreç rolantiye girmiş, eğitim öğretimin başlamasıyla da baskının
devam edeceği sinyalleri alınmaktadır. Son yaşananlardan önce de başörtüsüyle
derse girmeye çalışan öğretmenler hakkında defalarca soruşturma açılması ve
baskıyla başları açık olarak derse girmelerinin sağlanması sürecinde okul
müdürünün despotik tutumu gözlerden kaçmamıştır.
Cumhuriyet Anadolu Lisesi yönetimi misyon ve vizyonunu bakın nasıl
açıklıyor kendi internet sitelerinde: Öğrencilerimizin; bilgili, becerili, özgüvenli olmalarını, çağın
ihtiyaçlarına cevap verebilecek beceriler kazanmalarını, liderlik
özelliklerinin yanı sıra, işbirliği ve ekip çalışmalarına yatkın bireyler
olmalarını sağlamaktır. Bilim ve teknolojinin farkında, değişime açık,
öğrenmeyi temel kabul eden, değerlerini yaşayan ve yaşatan, farklılıkları
zenginlik kabul eden, kendine güvenen, çağdaş ve demokratik bireyler
yetiştirmektir. farlılıkları zenginlik
kabul ettiğini deklare edip bir avuç gencecik kızla uğraşmak hangi vicdanın
kabul edeceği iştir.
Buradan bu vesileyle halkımızdan ve özellikle Okul Aile Birlikleri üyelerinden
öğrencilerine sahip çıkmalarını, onlara dönük yapılacak her türlü baskıya karşı
uyanık olmalarını istiyoruz. Başörtüsünün özgürleştirilmesini
siyasi iradelerin insafına bırakmaktansa halkımızın vicdanına ve zor zamanlarda
gösterdiği kararlılığa emanet ediyoruz. Ülkemizde ve kentimizde yaşanan hak
ihlallerine gözümüzü kapatmayıp, uyanık olup yaşanan haksızlıklara dur deme
erdemi göstermemiz gerekiyor. Eğitim öğretim tekrar başladığında bu hak
ihlalleri devam ederse avukatlarımız aracılığıyla her türlü yasal kanalı
zorlayacağımız gibi baskı kuran öğretmenlerin isimleri ifşa edip protesto
hakkımızı sonuna kadar kullanacağımızı belirtir okul yönetimini bu haksız,
vicdansız ve halkımızın inanç ve değerlerine yapılan haksız uygulamasına derhal
son vermesini talep ederiz.
Kamuoyuna saygı ile duyururuz.
Büşra ALINCAK
Dernek Sözcüsü
24 Kasım da Kangal da da yaşanmıştı
Öğretmenler gününde Kanga da yaşanan krizde başörtülü öğretmenler dışlanmış ve konu basına aksetmişti. Kamuoyunun tepkisini çeken olaydan 4- 5 gün sonra haber yalanlanmak istenmiş ancak yapılan habere sahip çıkan gazetemiz yalanlama tezgahını çürüterek mağdur edilen öğretmenlere tam destek vermişti. Haksızlık karşısında susmanın ne manaya geldiğini ve zulme rıza göstermenin de zulüm olduğunu bilenlerin mağdur ve mazlumların yanında yer almalarından daha doğal bir yaklaşım da olamazdı zaten.