Yargıtay o tazminat için karar verdi! Dikkat çalışanları ilgilendiriyor
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işe başlatmama tazminatının belirlenmesinde işçinin aynı işveren bünyesinde daha önce gerçekleştirdiği çalışmaların da dikkate alınması gerektiğine hükmetti.
Kararla birlikte, işçinin emekli olduktan veya herhangi bir nedenle işten ayrıldıktan sonra aynı iş yerinde yeniden çalışması durumunda, yalnızca son çalışma döneminin değil, aynı işveren nezdindeki toplam çalışma süresinin tazminat hesabında değerlendirilmesinin önü açıldı.
Bölge adliye mahkemeleri arasındaki uyuşmazlık giderildi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 4 Şubat 2026 tarihli kararında, işe başlatmama tazminatının belirlenmesinde önceki çalışma sürelerinin dikkate alınıp alınmayacağı konusunda bölge adliye mahkemeleri arasında oluşan farklı uygulamalar ele alındı.
Uyuşmazlık, özellikle emeklilik sonrasında aynı iş yerinde çalışmayı sürdüren veya daha önce işten ayrıldıktan sonra aynı işverene bağlı olarak yeniden çalışmaya başlayan işçiler açısından önem taşıdı.
Bazı bölge adliye mahkemeleri işçinin aynı işveren bünyesindeki tüm çalışma sürelerini dikkate alırken, bazı kararlar ise emeklilik ya da önceki işten ayrılış sonrasındaki dönemi yeni bir çalışma ilişkisi olarak değerlendirdi.
Yargıtay, farklı uygulamalar arasındaki uyuşmazlığı gidererek aynı işverenin iş yerinde geçirilen toplam çalışma süresinin dikkate alınması gerektiği yönünde karar verdi.
İşe başlatmama tazminatı kıdeme göre belirleniyor
4857 sayılı İş Kanunu kapsamında, mahkeme tarafından işe iadesine karar verilen işçi, işveren tarafından yasal şartlar içerisinde işe başlatılmazsa işverenin işe başlatmama tazminatı ödemesi gerekiyor.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre tazminatın belirlenmesinde işçinin kıdemi ve iş sözleşmesinin fesih nedeni gibi unsurlar dikkate alınıyor.
Buna göre genel uygulamada;
6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi bulunan işçiler için 4 aylık,
5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi bulunan işçiler için 5 aylık,
15 yıldan fazla kıdemi bulunan işçiler için 6 aylık
ücret tutarında işe başlatmama tazminatı belirlenebiliyor.
Fesih nedeninin özelliklerine göre bu miktar 8 aya kadar çıkarılabiliyor.
Önceki çalışma süresi de hesaba katılacak
Yargıtay kararında, işe başlatmama tazminatının iş güvencesi niteliği taşıdığı ve miktarın belirlenmesinde işçinin kıdeminin de dikkate alındığı vurgulandı.
Bu kapsamda aynı işverenin yanında farklı dönemlerde gerçekleştirilen çalışmaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Kararın özellikle emeklilik nedeniyle işten ayrıldıktan sonra aynı iş yerinde çalışmaya devam eden işçiler açısından önem taşıdığı ifade edilirken, uygulamanın yalnızca emeklilik sonrası çalışmayla sınırlı olmadığına da dikkat çekildi.
Buna göre işçinin daha önce herhangi bir nedenle işten ayrılmış olması ve daha sonra aynı işveren bünyesinde yeniden çalışmaya başlaması halinde de önceki çalışma süresinin işe başlatmama tazminatının belirlenmesinde dikkate alınması gerekiyor.
İşe başlatmama tazminatında ücret sınırı bulunmuyor
İşe başlatmama tazminatı ile kıdem tazminatı arasında önemli bir fark bulunuyor. Kıdem tazminatında belirli dönemlerde güncellenen bir tavan uygulanırken, işe başlatmama tazminatında aynı şekilde bir tavan bulunmuyor.
Bu nedenle işe başlatmama tazminatının hesabında işçinin brüt ücreti esas alınıyor. Tazminatın kaç aylık ücret üzerinden belirleneceği ise işçinin kıdemi ve fesih koşulları gibi unsurlar nedeniyle önem taşıyor.
Yargıtay'ın son kararıyla birlikte, aynı işveren bünyesinde daha önce geçirilen çalışma dönemlerinin de hesaba katılması gerektiği yönündeki uygulama netlik kazanmış oldu.