Somali Uzay Limanı İnşası ve Uzaya Doğrudan Erişim Hamlesi
Türkiye, Milli Uzay Programı hedefleri doğrultusunda uzaya bağımsız erişim kabiliyetini güçlendirecek stratejik adımını duyurdu. Antalya'da gerçekleştirilen 77. Uluslararası Uzay Kongresi'nin resmi açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Somali'de kurulacak uzay limanının fiziki inşa sürecinin başladığını kamuoyuyla paylaştı. Coğrafi avantajlar ve yörünge erişim kolaylığı dikkate alınarak planlanan bu tesis, Türkiye'nin fırlatma kapasitesini pekiştirirken Afrika kıtasının uzay ekosistemine de doğrudan katkı sağlamayı amaçlıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırlatma üssüne dair yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
"Somali'de hayata geçireceğimiz uzay limanının inşa çalışmalarını başlattık. Bu stratejik projenin hayata geçirilmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Projemizle Türkiye'nin uzaya erişim kapasitesini geliştirme yanında Afrika kıtasının uzay ekosisteminin gelişmesine de katkı sağlamayı hedefliyoruz."

Yüzde Seksen Yerlilik Oranına Sahip Yerli Ay Uzay Aracı
Ay Araştırma Programı kapsamında tasarlanan üç buçuk ton ağırlığındaki Ay uzay aracı, üretim, montaj ve entegrasyon etaplarını başarıyla geride bıraktı. Yüzde 80'i aşan yerlilik payıyla geliştirilen platform, kritik sistem seviyesi çevresel test süreçlerine alındı. Yer gözlem uydusu İMECE ve haberleşme uydusu Türksat 6A projelerinden edinilen mühendislik birikiminin doğrudan bu araca aktarıldığı belirtildi.
Erdoğan, projeye yönelik yürütülen teknik süreçle ilgili şunları kaydetti:
"Ufku dar, vizyonu sığ, muhayyilesi kıt kimi çevrelerin küçümseyici eleştirilerine muhatap olan iddiamızı hayalden çıkarıp attığımız adımlarla bugün somut bir programa dönüştürdük. Ay Araştırma Programımız kapsamında geliştirdiğimiz Ay uzay aracının üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerini tamamladık. Şimdi sistem seviyesinde çevresel testlerimizi gerçekleştiriyoruz. Yaklaşık üç buçuk ton ağırlığındaki Ay uzay aracımızın yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına sahip olması bizim için ayrıca büyük bir gurur kaynağıdır."

Uzayda Barış Çağrısı ve Askeri Bloklaşmaya Karşı Uyarı
Uzay çalışmalarının yalnızca belirli ülkelerin hegemonyasında kalmaması gerektiğini savunan Türkiye, uzayın bir güç gösterisi veya silahlanma platformuna dönüştürülmesine karşı uluslararası diplomasi çağrısında bulundu. Barışçıl amaçlı kullanımın altını çizen Cumhurbaşkanı, Antalya Deklarasyonu'na imza atan devletlere teşekkür ederken henüz taraf olmayan ülkeleri de bu çerçeveye katılmaya davet etti.
Küresel uzay siyasetine ilişkin eleştirilerini sıralayan Erdoğan, barış vurgusu yaptı:
"Uzay yarışı birkaç ülkenin kendi arasında yürüttüğü bir mücadele olamaz. Böyle olmamalı, böyle görülmemelidir. Aynı şekilde uzay, önden gidenin el koyduğu bir ganimet de değildir. Özellikle uzayı silahlandırmak ve burayı silahlanma yarışının aracı haline getirmek fevkalade yanlıştır. Dahası tehlikelidir. İnsanlığın ortak geleceğine yönelik aleni bir tehdit oluşturmaktadır."

Uydu Teknolojileri ve İnsanlı Görevlerde Türkiye İmzası
Kendi uydusunu tasarlayan, geliştiren ve yörüngede işleten sınırlı sayıdaki ülkeler arasında yer alan Türkiye; İMECE, Göktürk, Türksat 5A, 5B ve 2024'te devreye alınan yerli haberleşme uydusu Türksat 6A ile yörünge operasyonlarını genişletti. Alper Gezeravcı'nın Uluslararası Uzay İstasyonu misyonu ile Tuva Cihangir Atasever'in yörünge altı bilimsel uçuşu, mikro yer çekimi araştırmalarında kritik eşiklerin aşılmasını sağladı.
İnsanlı uzay misyonlarının kesintisiz süreceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İnşallah Türkiye, insanlı uzay çalışmalarında daha nice görevi başarıyla gerçekleştirecek, nice bilim insanını, mühendisini ve astronotunu uzaya gönderecektir. En büyük gücümüz genç ve nitelikli insan kaynağımızdır."

Küresel Krizlere Karşı Uzay Diplomasisi ve Ortak Çözüm
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ise kongrede yaptığı konuşmada, uzay teknolojilerinin iklim krizi, kuraklık, doğal afetler ve gıda güvenliği gibi küresel risklerin yönetiminde temel bilimsel araç olduğunu belirtti. Bilgi paylaşımına dayalı uzay diplomasisinin önemine değinen Kacır, karşılıklı güven esasıyla teknolojik kabiliyetlerin birleştirilmesi gerektiğini ifade etti. Program bitiminde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Takıyyüddin er-Râsıd'ın rasathane çalışmalarını ve 16. yüzyıl Osmanlı gök bilimi mirasını betimleyen özel bir eser takdim edildi.