İsrail'in Madleen Gemisine Müdahalesi Küresel Tepkilere Yol Açtı: Türkiye ve Fransa Harekete Geçti
İsrail ordusunun Gazze ablukasını delmek ve insani yardım ulaştırmak amacıyla İtalya'dan yola çıkan Madleen gemisine düzenlediği baskın, uluslararası camiada geniş yankı buldu. Gemide bulunan ikisi Türk toplam 12 insan hakları aktivistinin gözaltına alınması, başta Türkiye ve Fransa olmak üzere birçok ülkenin diplomatik girişimlerini hızlandırmasına neden oldu.
Olayın Detayları ve İlk Tepkiler
Gazze'ye insani yardım götürme misyonuyla hareket eden Madleen gemisi, uluslararası sularda İsrail ordusu tarafından durduruldu. Geminin İsrail'e götürüldüğü ve aktivistlerin ülkelerine gönderileceği belirtildi. Gözaltına alınanlar arasında Avrupa Parlamentosu'nun Fransız üyesi Rima Hassan, İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg ve iki Türk vatandaşı da bulunuyor.
Olayın hemen ardından Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Madleen gemisinde bulunan Türk vatandaşlarının durumunu yakından takip ettiğini ve serbest bırakılmaları için Tel Aviv Büyükelçiliği aracılığıyla gerekli girişimlerin yapıldığını duyurdu. Benzer şekilde Fransa Dışişleri Bakanlığı da vatandaşlarının hızlı bir şekilde iade edilmesi için İsrail yönetimiyle temas kurduğunu bildirdi.
Uluslararası Tepkiler ve Çağrılar
Madleen gemisine yapılan müdahale, birçok ülke ve uluslararası kuruluştan sert tepkilerle karşılandı:
Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, İsrail'i Madleen gemisini ve aktivistleri derhal serbest bırakmaya ve Gazze ablukasını kaldırmaya çağırdı. Albanese, Gazze'deki insani felaketin, ablukanın kaldırılmasını "ahlaki bir zorunluluk" haline getirdiğini vurguladı.
Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnes Callamard, İsrail'in eylemini "uluslararası hukukun ihlali" olarak kınadı ve Gazze'deki Filistinlilerin açlıktan ölmesinin dünya adına utanç verici olduğunu belirtti.
İrlanda Başbakan Yardımcısı Harris, İsrail'in eylemini kınayarak, yardımın Gazze'ye ulaşmasının küçük bir sivil grubun omuzlarına yüklenmemesi gerektiğini ve İsrail'in ablukayı kaldırması gerektiğini vurguladı.
İspanya Dışişleri Bakanlığı, Madrid Büyükelçiliği'ndeki İsrailli maslahatgüzarını bakanlığa çağırarak operasyonu protesto etti.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İsrail'in bu müdahalesini kabul edilemez bir insan hakları ihlali olarak nitelendirerek kınadı.
İran, İsrail'in müdahalesini "korsanlık eylemi" olarak değerlendirdi ve kınama yayınladı.
Hamas, İsrail'in eylemini "organize devlet terörü" olarak tanımlayarak, BM'yi gözaltına alınan aktivistlerin serbest bırakılması için harekete geçmeye çağırdı.
İsrail'den Yanıt ve Tartışmalı Talimatlar
İsrail Dışişleri Bakanlığı, Madleen gemisindeki 12 aktivistin ülkelerine gönderileceğini duyurdu. Ancak İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz'ın, gözaltına alınan aktivistlere 7 Ekim saldırısını belgeleyen bir videonun izletilmesi talimatı vermesi, uluslararası alanda yeni bir tartışma başlattı. İsveç Dışişleri Bakanı ise Greta Thunberg dahil aktivistlerin durumlarından kendilerinin sorumlu olduğunu ve konsolosluk desteğinin gerekmediğini savunarak dikkat çekti.
Aşdod Limanı'nda Protesto
Madleen gemisinin götürüldüğü Aşdod Limanı'nda toplanan bir grup İsrailli ve yabancı aktivist, Filistin bayrakları taşıyarak Gazze Şeridi'ne yönelik ablukanın kaldırılmasını ve "soykırımın" durdurulmasını talep etti. Bu protesto, İsrail içinden de gelen tepkilerin bir göstergesi oldu.




