reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Gündem Tokat Yeşilyurt'ta Maden Arama Endişesi: Tarihi ve Doğal Miras Tehdit Altında

Tokat Yeşilyurt'ta Maden Arama Endişesi: Tarihi ve Doğal Miras Tehdit Altında

Tokat Yeşilyurt'ta SİT alanı sınırında başlayan maden arama çalışmaları, su kaynakları ve kültürel mirasın yok olma endişesiyle yöre halkını ayağa kaldırdı. Antik kalıntılar ve zengin ekosisteme sahip Karadere'de madencilik tehdidi büyüyor.

KAYNAK: İHA

Tokat Yeşilyurt’ta tarihi ve doğal SİT alanı sınırında başlatılan maden arama çalışmaları, yöre halkının su kaynakları ve kültürel mirasın yok olacağı endişesiyle tepkisini çekti.

İlçeye bağlı Karadere mevkiinde maden arama faaliyetlerine yönelik tepkiler büyüyor. Zile Madencilik İnşaat Nakliye Enerji Sanayi Limited Şirketi’nin Haziran 2022 tarihinde yaptığı başvurunun ardından bölgede başlatılan numune alma işlemleri, yöre halkın endişelendirdi. SİT alanı sınırında yer alan, tarihi ve doğal zenginlikleriyle dikkat çeken, geçmişte Romalıların yaşadığı düşünülen alanda, kumla kapalı iki mahzen girişine sahip bir kale yapısı yer alıyor.

Aynı zamanda Karadere içinden geçen su kaynakları, şelale ve Yeşilırmak’a bağlanan dereyle birlikte bölgeyi önemli bir ekosistem hâline getiriyor. Köy sakinleri, maden arama faaliyetlerinin bu tarihi bölgeyi tehdit ettiğini ifade ederek, su kaynaklarının kirlenmesi, tarihi dokunun zarar görmesi ve doğal yaşamın yok olması gibi geri dönüşü olmayan sonuçlarla karşılaşabileceklerini dile getirdi.

Vatandaşlar ayrıca, bölgeye zaman zaman definecilerin de geldiğini belirterek kültürel varlıkların da risk altında olduğunu vurguladı. Doğal ve tarihi mirasın korunması adına yetkililere çağrıda bulunan yöre halkı, maden arama izninin iptal edilmesini ve Karadere bölgesinin sit alanı sınırları içerisinde genişletilerek tamamen koruma altına alınmasını talep etti.

"Rumlar ve Ermeniler bu bölgede birlikte yaşamış"

Sit alanının hemen yanında maden araması yapmak için numune alındığını söyleyen yöre sakinlerinden Mehmet Sabancıoğlu,

"Burayı biz 1978 yılında keşfettik ve 35 metre indikten sonra toprağı taşıyamadığımız için bıraktık. Buranın sonunun aşağıdaki şelaleye uzandığı söyleniyor. Ermeniler ve Rumlar bu bölgede birlikte yaşamışlar. Karşı tarafımız onların köyü. Burası sit alanı ve diğer tarafında mermer madeni aramak için müracaat etmişler. Bu güzel harika doğamızı bozmak istiyorlar. Onların amacı buradaki hazineyi bulmak. Atalarımızdan duyduğumuz kadarıyla burada Tokat’a yetecek kadar hazine varmış. Devletimiz gelsin kendi jeologları burada arama yapsın. Diğer madencilere kesinlikle izin vermeyeceğiz"

dedi.

"SİT alanı ile maden arayacakları yer arasında 1 metre yok"

Maden ocağının açılmasıyla 100 köyün etkileneceğini savunan Hüseyin İşeri ise,

"Rumlar ve Ermenilerin burada yaşadıkları belli. Yukarıda kalıntılar var. Irmak üzerinde hamamları çıktı. İki tane mahzen olduğu söyleniyor. Kale tepesi surlarla çevrilmiş. Burada şelalemiz var. Tarım arazimiz var. Çamlıbel’den gelen ırmağımız önce Çekerek, oradan da Yeşilırmak’a karışıyor. Bu su olmazsa 100 köyde hayat olmaz. Sit alanına ne amaçla maden ocağı sertifikası aldılar anlamış değiliz. Sit alanı ile maden arama yapmak istedikleri yer arasında bir metre yok"

diye konuştu.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...