reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
15
sivas360 Gündem Sivas'ta Yaşayan Sanat: Süleyman Daştan, Ahşap Oymacılığına Yeni Bir Soluk Getiriyor

Sivas'ta Yaşayan Sanat: Süleyman Daştan, Ahşap Oymacılığına Yeni Bir Soluk Getiriyor

Sivas'ta neolitik çağlardan beri süregelen ahşap oymacılığı sanatı, Süleyman Daştan gibi ustalar sayesinde günümüzde de yaşatılıyor. Geleneksel yöntemlere bağlı kalan Daştan, yekpare ağaç yerine küçük parçaları birleştirerek ortaya çıkardığı özgün eserleriyle dikkat çekiyor.

KAYNAK: İHA

Sivas’ta ahşap oyma ustası Süleyman Daştan, gelişen endüstriyel yeniliklere rağmen sanatını geleneksel şekilde yaşatmaya devam ediyor.

Neolitik çağdan itibaren birçok alanda ihtiyaç duyulan ve bu ihtiyaçlara hizmet veren ahşap oymacılığı, geleneksel yöntemlerle sürdürülüyor.

Sivas’ta 20 yıldır geleneksel yöntemle ahşap oyma yapan Süleyman Daştan, yekpare ağaç kullanmayarak, ağaçları küçük parçalar halinde dilimleyip sonra tekrar yapıştırarak figürlerini ortaya koyuyor. ‘Burası endüstriyel ürünleri talep edenlerin yeri değil’ diyen Daştan,

”El dokuması halıyla makine halısı bir olur mu ? Bizim işte o el dokuma halısı gibi. Biz teknolojik cihazlar kullanmıyoruz. Geleneksel haliyle devam ediyoruz. Çok zaman alıyor. Fakat estetik kısmı korumak adına bu çabayı devam ettiriyoruz”

şeklinde konuştu.

“Sanattan anlayan kitleye hitap ediyoruz”

Şimdi her şey daha modern hale gelse de hayatın her alanında ahşap olduğunu söyleyen Daştan,

“Yaklaşık 20 yıldır ahşap oyma yapıyorum. Gelecek kuşaklara aktarmak adına kurslar düzenliyorum. Ahşap oyma tarihin ilk çağlarına kadar dayanan bir sanat dalı. İlk insanların hayatta kalabilmek adına yaptıkları evler, mızraklar, tabak ve çanaklar hep bu sanatla. Şimdi her şey daha modern hale geldi ama yine de hayatın her alanında ahşap var. Biz de bunu daha estetik hale getirerek insanların günlük yaşamına sunuyoruz. Biz teknolojik cihazlar kullanmıyoruz. Geleneksel haliyle devam ediyoruz. Çok zaman alıyor. Fakat estetik kısmı korumak adına bu çabayı devam ettiriyoruz. İşlerimiz özel olduğu için kaliteli ağaçlar kullanmak zorundayız. Bu sanatta önemli olan kuru ağaç kullanmak. Ceviz, ıhlamur, kayın hatta yurtdışından gelen ithal ağaçlar da kullanıyoruz. Beton kalıplar, cihazlar çıktı. Elbette olumsuz etkileri var. Fakat biz bu sanattan anlayan kitleye hitap ediyoruz. Örneğin el dokuması halıyla makine halısı bir olur mu? Bizim işte o el dokuma halısı gibi. Burası endüstriyel ürünleri talep edenlerin yeri değil”

ifadelerini kullandı.

“Ahşapta tek parça ağaç kullanılmaz”

Ahşapta genelde yekpare ağaç kullanıldığı algısı var fakat öyle değil diyen Daştan,

“Çift başlıklı kartal figürünün, Selçuklu devletin ötesine kadar dayanan bir anlamı var. Selçuklu devletinin arması çift başlıklı kartaldır. Şimdi bir futbol takımının sembolü, farklı medeniyetler de kullanıyor ama bizim bakış açımızda Selçuklu devletinin kullandığı sembol var. Sağ ve sola bakan çift baş, doğu ve batının hâkimi olan bir anlamı var. Güç özgürlük asalet gibi anlamlar yüklenmiş kartala. Biz de bunu geleneksel anlamı koruyarak çift başlı kartları birçok yerde figür olarak kullanıyoruz. İl ve yurtdışına gönderdiğimiz işler var. Sosyal medyanın yaygınlığı bizim işlerimize olumlu yöne yansıyor. Biz de kullanıp avantaja çeviriyoruz. Genelde yekpare ağaç kullanıldığı algısı var fakat öyle değil. Ahşapta tek parça ağaç kullanılmaz tasvip de edilmez. Tek parça ağacın eğilme ihtimali, liflerin birbirini çekme olayı yoğun olur. Bu nedenle mümkün oldukça ağaçları küçük parçalar halinde dilimler liflerini öldürürüz. Sonra tekrar yapıştırır kullanırız. Çok zahmetli ama olmak zorunda”

dedi.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...