Numune Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Halil Pekşen, osteoporozun tarihçesinden, risk faktörlerinden ve korunma yollarından bahsederek bu sessiz hastalığa dikkat çekti. Uzm. Dr. Pekşen, osteoporozun kemik kütlesinde azalma, kemik mikromimarisinde bozulma ve kırık riskinde artışla seyreden metabolik kemik hastalığı olduğunu söyledi.
Osteoporozun sessiz bir hastalık olduğunu ve genellikle fark edilmesinin zor olduğunu dile getiren Pekşen,
“Osteoporoz 65 yaş üstündeki her 3 kadından ve her 5 erkekten birinde görülen ve oldukça sık rastlanan bir hastalıktır. Genelde sessizce seyreden bir hastalık olduğu için fark etmesi zordur. Hastalık temel sebebi menopoz ve yaşlılıktır. Tiroid rahatsızlıkları gibi bazı endokrinolojik problemler, lenfoma ve lösemi gibi kan hastalıkları, 3 aydan uzun süreli kortizon kullanımı, sigara, alkol ve kafein tüketimi, düşük vücut kütle indeksi ise yaştan ve menopozdan bağımsız bir şekilde osteoporoz riskini artıran bazı faktörlerdir”
dedi.
Osteoporozdan korunmanın tedaviden daha önemli olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Pekşen,
“Osteoporoz tedavisinde önceliğimiz bu hastalığa yakalanmamak olmalıdır. Dolayısıyla bunun için günlük hayatta yapmamız gereken ve almamız gereken bazı önlemler vardır. Hastalığın risk faktörlerini azaltmak, kas iskelet sisteminin esnekliğini artıracak egzersiz programlarını günlük hayatımızda yaşam tarzı haline getirmek, sigara, alkol ve kafein tüketimini azaltmak oldukça önemlidir. Günlük D vitamini alımı osteoporozu önlemek için önemli noktalardan birisidir. İncir, badem, yeşil yapraklı sebzelerin tüketimi, süt ve süt ürünlerinin özellikle peynir ve yoğurdun tüketimi kemik sağlımız için önemlidir. Osteoporoza yakalandığımızı anlamanın klinik olarak büyük bir belirtisi bulunmamaktadır. En önemli belirtilerinden birisi boy kısalığıdır. Gençlikteki boyuna göre 4-6 santimetre kısalığın olması dışında oldukça sessiz seyreden bir hastalıktır. Osteoporoza yakalandıktan sonra mutlaka bir hekim eşliğinde osteoporoz tedavisi düzenlenmelidir. Günlük kalsiyum ve D vitamini alımının düzenlenmesi, bazı ilaç tedavilerinin planlanması gerekmektedir. Yaşlı bireylerde osteoporoz nedeniyle kırık riskinin arttığını paylaşan Dr. Pekşen, “Osteoporozu olan yaşlılardan kırık riski artmaktadır. Kalça kırıkları 75 yaş üstü hastalarda oldukça sık mortalite ve morbidite sebebidir. Kalça kırığının gerçekleştiği hastalarda bir yıl içerisindeki ölüm oranının % 15-30 gibi yüksek oran olduğunu ve bu bireylerin % 50’sinin bakıma muhtaç hale geldiğini düşünecek olursak hem tedavi hem de korunma önemlidir. Bilhassa osteoporozu olan ve yalnız yaşayan hastalarda ev ergonomisinin düşme risklerini azaltacak şekilde dizayn edilmesi önemlidir. Halı kenarları, eşikler, takılabilecek eşyaların uygun şekilde konumlandırılmasını, tuvalet ve banyolarda oturma ve kalkmaya yardımcı olacak aparatların kullanılması tavsiye edebiliriz”
ifadelerine yer verdi. /Hamza ÇALIŞ/
