reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Gündem Sivas'ta Doğal Bal Üretimi: İki Arkadaşın Başarılı Hikayesi

Sivas'ta Doğal Bal Üretimi: İki Arkadaşın Başarılı Hikayesi

Sivas'ta iki kafadar, çocuklarına doğal bal yedirmek için başladıkları arıcılık serüveninde 80 kovana ulaştı. Yüksek Hızlı Tren (YHT) makinisti Ahmet Fuat Şimşek ve makine bakım şefi Ömer Arslan, Eğribucak köyünde hobi olarak başladıkları arıcılıkta, doğal ve katkısız bal üretimiyle hem aile bütçelerine katkıda bulunuyor hem de doğal yaşamın devamlılığına katkıda bulunuyor.

KAYNAK: İHA

Sivas’ta iki arkadaş çocuklarına doğal bal yedirmek için iki kovanla başladıkları arıcılıkta 80 kovana ulaştı.

Anadolu’nun bereketli topraklarında, arı yetiştiricileri yeni bir bal dönemine girdi. Yayla çiçeklerinin açmasıyla birlikte, arılar da kovanlarından çıkarak doğanın armağanını toplamaya başladılar. Sivas’ta Eğribucak köyünde hobi olarak arı yetiştiriciliği yapan Yüksek Hızlı Tren (YHT) makinisti ve bir fabrikada makine bakım şefi olan iki kafadar, sadece çocuklarının doğal beslenmesini sağlamakla kalmayıp aynı zamanda doğal yaşamın devamlılığını da sağlayan önemli bir rol üstleniyor. Çocuklarına doğal bal yedirmek için iki kovanla arıcılığa başlayan iki arkadaş, şimdilerde 80 kovanda bal üreterek geçimlerine katkı sağlıyorlar.

“Havaların dengesizliği arılarda hastalık yapıyor”

Çocuklar için organik ne bulabiliriz diye bir arayışa giren ve bu nedenle de yaklaşık 10 sene önce arıcılığa başladığını belirten TCDD Yüksek Hızlı Tren (YHT) makinisti Ahmet Fuat Şimşek,

“Ömer’le liseden arkadaşız, kendisi yaklaşık 30 senelik arkadaşım. Arıcılığa onun köy bahçesinde başladık. Rakımı yüksek ve florası çok zengin, geniş. Baharın başlamasıyla birlikte bizde arıcılık çalışmalarımıza başladık. Arılarımızla elimizden geldiği kadar katkısız ilaçsız doğal şekersiz bal üretmeye çalışıyoruz. Burada el değmemiş bir doğa var. Arazide ilaçlı tarım da yapılmıyor. Şu an yaklaşık olarak 80 tane kovanımız var. Tabi bu sezona göre azalıyor veya çoğalıyor. Hava sıcak olduğu zaman arılar yavrulamaya başlıyor. Hava soğuduğu zaman yavrular çürüyor. Havaların dengesizliği arılarda hastalık yapıyor. Tabi bu bizim için sıkıntı oluyor verimi düşürüyor. Mevsimlerin dengesizleşmesi bizi de olumsuz etkiliyor”

şeklinde konuştu.

Çocukları için bu işe giriştiler

Çimento fabrikasında makine bakım şefi olarak çalışan Ömer Arslan, Hobi olarak başladığını belirterek

“Çocuklarımızın ve kendimizin organik bal tüketimi için bu işe girdik. İlk başta hobi olarak başlamıştık ama şimdi ihtiyacımızın fazlasını da isteyen arkadaşlarımıza satıyoruz. Bulunduğumuz konum oldukça güzel. Hem şehre yakın hem çok yüksek rakımlı. Jeopolitik açıdan da çok güzel bundan dolayı endemik bitki türleri de bulunuyor. Tarım arazilerimiz var ama burada ilaçlama da yapılmıyor”

dedi.

“Doğal bal kavanozuna bakarak anlaşılmaz”

Vatandaş açısından doğal balın anlaşılmasının zor olduğunu söyleyen Arslan,

“Doğal bal kavanozuna bakarak anlaşılmaz. Tabi bu tecrübeyle de alakalı. Biz bu işin içinde olduğumuzdan dolayı bizler anlıyoruz ama vatandaşın anlaması pek mümkün olamayabiliyor. Bu genellikle fiyatı ile belli oluyor. En büyük kıstas fiyat bence. Çünkü iyi mal iyi para eder her zaman”

diye konuştu.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...