Balıklı Kaplıca'da Skandal: Şifa Merkezi Mühürlendi!
Kangal Balıklı Kaplıca, Sağlık Bakanlığı ruhsatıyla ve hastanelerden resmi sevklerle gelen hastalara kesintisiz hizmet veren, "Doğal Hastane" niteliğinde bir tesis. Ancak, 30 Ocak 2025 tarihinde Sivas İl Özel İdaresi ekiplerince yapılan denetimde iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı bulunmadığı gerekçesiyle 31 Ocak 2025'te mühürlendi.
Tedavi Gören Hastalar Kapı Dışarı Edildi!
Mühürleme işlemi sırasında içeride tedavi gören onlarca hastanın adeta kapı dışarı edildiği ve eksiklerin giderilmesi için herhangi bir süre tanınmadığı belirtildi. Ünsallar A.Ş., bu durumu, o günkü hastalar başta olmak üzere bugüne kadar tedavi göremeyen tüm hastalara karşı işlenmiş ağır bir insanlık suçu olarak değerlendirdi.
Bürokratik Engeller ve Mücavir Alan İhtilafları
Kaplıcanın mülkiyeti Sivas İl Özel İdaresi'ne ait olup, tesis içerisindeki yapıların büyük kısmı da İl Özel İdaresi tarafından inşa edildi. 1995 yılında Ünsallar A.Ş. tarafından 30 yıllığına "yap-işlet-devret" modeliyle kiralanan kaplıcada, Avrupa Kaplıcalar Birliği (ESPA) ve Türkiye Kaplıcalar Birliği (TÜRKAP) yönetim kurullarında yer alan şirket tarafından birçok yatırım yapıldı. Bu projelerin dönemin Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğü denetiminde yürütüldüğü ifade edildi.
Ancak, yapılar devlet eliyle inşa edildiği için yapı kullanım belgesi eksikliğinin ortaya çıktığı belirtildi. Öte yandan, Kangal Belediyesi ile İl Özel İdaresi arasında yaşanan mücavir alan ihtilafları nedeniyle Ünsallar A.Ş.'nin her iki kuruma da defalarca başvuruda bulunmasına rağmen iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı alamadığı vurgulandı.
"Balığı Doktor, Suyu İlaç": 37 Yıllık Marka Tehlikede!
37 yıldır 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet vererek Balıklı Kaplıca'yı Sivas'ın ve Türkiye'nin dünyaca tanınan bir markası haline getirdiklerini belirten şirket, milyonlarca sedef ve egzama hastasına "Balığı Doktor, Suyu İlaç" sloganıyla şifa dağıttıklarını dile getirdi.
Gelinen noktada, tüm yasal yükümlülükleri yerine getirme girişimlerine rağmen, bazı siyasetçilerin ve bürokratların bilinçli olarak kaplıcayı kapalı tutmak istedikleri iddia edildi. Bu tutumun hem hukuka hem de kamu vicdanına aykırı olduğu ifade edildi.
"Ağır Kasıt" İddiası ve Yasal Süreç Vurgusu
Ünsallar A.Ş., 5686 sayılı yasa uyarınca 2039 yılına kadar kaplıca suyu işletme hakkının yalnızca kendilerine ait olduğunu ve eksiklerin giderilmesi için her türlü taahhüdü yerine getirdiklerini belirtti. Yıldız Dağı tesislerinde sadece bir kısmın kapatılıp kayak merkezinin açık tutulmasına karşın, Balıklı Kaplıca'da tedavi havuzlarının binalardan ayrı olmasına rağmen bu alanların dahi kapatılmasının "büyük bir kasıt" içerdiği ve bunun doğrudan hastalara ve insan sağlığına yönelik "daha büyük bir insanlık suçu" olduğu vurgulandı.
"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" düsturundan uzak bir anlayışla hareket eden yöneticilerden, bir an önce yasal çerçevede gerekli adımları atmaları bekleniyor. Aksi takdirde, Balıklı Kaplıca'yı kapalı tutarak işlenen bu "insanlık suçunun" hesabının hem Yüce Türk Adaleti önünde hem de Mahkeme-i Kübra'da verileceği belirtildi.








