reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Gündem Saadet Partisi'nden Tarım Krizi ve Çiftçi Sorunlarına Sert Tepki: Çözüm Önerileri Sunuldu

Saadet Partisi'nden Tarım Krizi ve Çiftçi Sorunlarına Sert Tepki: Çözüm Önerileri Sunuldu

Saadet Partisi Sivas İl Başkanı Mehmet Zahit Tokgöz, kent meydanında düzenlediği basın toplantısında Türkiye'nin tarım sektöründeki ciddi sorunları gündeme getirdi. Tokgöz, özellikle çiftçilerin karşılaştığı zorluklar ve hükümetin uyguladığı tarım politikalarına sert eleştirilerde bulunarak 2024 yılı, Türkiye tarımı için "felaket yılı" olarak tarihe geçtiğini belirtti.

MUHABİR: Musaattin Oflaz

Saadet Partisi Sivas İl Başkanı Mehmet Zahit Tokgöz, kent meydanında düzenlediği basın toplantısında Türkiye'nin tarım sektöründeki ciddi sorunları gündeme getirdi. Tokgöz, özellikle çiftçilerin karşılaştığı zorluklar ve hükümetin uyguladığı tarım politikalarına sert eleştirilerde bulundu. 2024 yılı, Türkiye tarımı için "felaket yılı" olarak tarihe geçtiğini belirten Tokgöz, tarım alanındaki yanlış politikaların, yüksek maliyetler ve ürünlerin değer kaybetmesiyle çiftçileri krize sürüklediğini vurguladı.

Tarımda Çiftçilerin Durumu: Borçlar, Hacizler ve Yüksek Maliyetler

Tokgöz, çiftçilerin yüksek maliyetler ve düşük alım fiyatları arasında sıkıştığını, bunun sonucunda da tarım sektöründe büyük bir çöküş yaşandığını ifade etti.

Bugün çiftçilerin bankalara olan borçlarının 1 trilyon TL'yi geçtiğini belirten Tokgöz, birçok çiftçinin traktörlerinin haczedildiğini ve mazot, gübre gibi temel tarım girdilerinin fiyatlarının uçtuğunu dile getirdi.

Çiftçiler, ürünlerini maliyetleri karşılamadan satmak zorunda kaldığı için toprağından vazgeçme noktasına geldi. Tokgöz,

"Türkiye'nin bereketli topraklarında alın teri döken çiftçiler, göz göre göre iflasa sürüklenmiştir. 2024, Türkiye tarımı için bir “felaket yılı” olarak tarihe geçmiştir. Yanlış tarım politikaları, yüksek maliyetler ve ürünlerin değersizleştirilmesi, ülke genelindeki çiftçileri krize sürüklemiştir. Üretici, yüksek maliyetler ve düşük alım fiyatları arasında sıkışmış, emeği hiçe sayılmıştır. Bu hükümet, tarım politikalarıyla yalnızca çiftçiyi değil, Türkiye'nin gıda güvenliğini de tehlikeye atmış ve tarımsal üretimi çöküşe sürüklemiştir. Bugün çiftçimizin bankalara ve kredi kuruluşlarına olan borcu 1 trilyon TL'ye ulaşmıştır! Biz, faiz batağına saplanmış ve traktörleri haczedilmiş çiftçileri izliyoruz bu memlekette! Mazot, gübre ve tarım ilaçlarındaki fahiş fiyat artışları üreticiyi boğmuş, girdi maliyetlerini karşılayamayan çiftçi toprağından vazgeçme noktasına gelmiştir. Türkiye’nin bereketli topraklarında alın teri döken çiftçi, göz göre göre iflasa sürüklenmiştir. Gece gündüz çalışıp maliyetin altında ürün satan çiftçiler, bu hükümetin tarım polit(kalarının kurbanı olmuştur!"

dedi.

Saadet Partisi'nden Çözüm Önerileri: Tarım Reformu Şart!

Tarım Bakanlığı'nın "Sen üret, yeter!" sloganına da değinen Tokgöz, bu sloganın çiftçiye hiçbir fayda sağlamadığını ifade etti. Çiftçilerin üretmeye devam etmelerine rağmen, hükümetin yanlış politikaları yüzünden büyük bir hayal kırıklığına uğradıklarını vurguladı. Ayrıca, tarımda yaşanan fiyat artışlarının halkı doğrudan etkilediği ve mutfak masraflarını karşılamanın zorlaştığına dikkat çekti.

Saadet Partisi, çözüm olarak, Tarım Kanunu'nun derhal uygulanmasını ve tarımsal desteğin artırılmasını öneriyor. Tokgöz, çiftçilere faizsiz finansman sağlanmasını, borçlarının en az 2 yıl süreyle ertelenmesini ve her ürün için hasat öncesinde fiyat garantisi verilmesini istedi. Ayrıca, süt ve et üretiminin korunması gerektiğini, yerli üreticilerin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Tarım Bakanlığı politikalarının tam bir hüsran olduğunu ifade eden Tokgöz;

"Tarım Bakanlığı’nın bir sloganı var: “Sen üret, yeter!” Çiftçilerimiz de bu ülkenin bakanlığına güvenerek sabırla üretmeye devam ettiler. Fakat sonuç hüsran oldu! Ürettiler ama kendilerine bile yetmedi!
Çiftçi perişan, tüketici de perişan! Bugün tarladan bedavaya alınan bir ürün, işçilik, nakliye ve ambalaj gibi temel maliyetlerle hiç bir aracı olmadan uç fiyatlara yükseliyor. Tarladan çıkan ürün, maliyetlerle birlikte uçuk rakamlara ulaşırken, halk mutfak masraflarını karşılayamaz duruma geldi. Bu millet ne yiyecek? Çocuğuna ne yedirecek?
Hükümet bir yandan da, yüksek enflasyonla mücadele bahanesiyle, elini uzatabildiği sektörlere baskı yapıyor. “Süt” de bundan payını aldı. Ulusal Süt Konseyi aracılığıyla çiğ süt tavsiye fiyatlarını dayatan hükümet, süt üreticisini neklere keserek sektörden çıkmaya zorluyor. Bu sayede ilk aşamada kırmızı et arzını artırarak fiyatları frenlemiş, ancak uzun vadede süt ve et üretiminde büyük bir krizi kapısını açmıştır. Hayvan sayısındaki azalmanın doğal sonucu olan fiyat artışları, sektöre yeni üreticiler kazandırmak yerine hükümetin ithalat kozunu oynamasıyla sonuçlanmıştır. “Paramız var, kolay kolay ithal ediyoruz” diyen hükümet, yerli üreticiye destek vermek yerine yabancı çiftçiye dolar aktarmayı tercih etmiş, yerli üreticiyi yok sayarak tarım ve hayvancılığa bir darbe daha vurmuştur.
Kimse kusura bakmasın! Biz bu Tarım Bakanlığı’nı Fransa’dan yaptığı devasa ithalat ve aldığı şövalye madalyasından tanırız. Fransa’dan madalya değil, çiftçiden hayır duası almalıydınız. Ama çiftçiden sadece beddua aldınız!"

Tarımda Yabancı Etkisi ve Fransa İle Olan Bağlantılar

Tokgöz, hükümetin Fransa'dan yaptığı ithalat ve aldığı madalyalardan söz etti ve Türkiye'nin yerli üreticilerini yok sayarak yabancı çiftçilere kaynak aktarıldığını belirtti. Tarım Bakanlığı'nın destek paketlerinin şovdan ibaret olduğunu söyleyen Tokgöz, bu paketin hiçbir somut fayda sağlamadığını ifade etti. Tarım politikalarındaki bu yanlışlıkların, Türkiye'nin gıda güvenliğini tehdit ettiğini ve halkı açlıkla karşı karşıya bıraktığını belirtti.

Kırsal alanların tamamen boşaltıldığını belirten Tokgöz;

"Çok temel bir ilke vardır: Eğer sütü çözemezseniz, besin maddesi sorununu da çözemezsiniz. Damızlık ihtiyacını karşılayamaz, kırmızı et arzını sürdürülebilir kılamazsınız! Bu basit gerçeği anlamayanlar, kırsalı tamamen boşaltmış, yabancı hayvancılığın cebini doldurmuştur.
Bizler, Tarım Bakanlığının salonlarında, süslü ve ışıklı programlarda açıklanan tüm destek paketlerinin birer şov olduğunun farkındayız.
AK Parti, 2006 yılında kendi hazırladığı Tarım Kanununda tarımsal desteklerin Gayri Safi Milli Hasıla’nın %1’inden az olamayacağını açıkça yazdı. Bu maddeyi kendisi koydu. Fakat 22 yıldır hiçbir kanuna, kurala, nizama uymadıkları gibi bu kanuna da uymadılar!
2006’da tarıma ayrılan pay Gayri Safi Milli Hasıla’nın %0,60’ı iken, bu oran 2023’te %0,25’e, 2024 yılı için ise %0,22’ye kadar düşmüştür. 2025’te ise %0,20’lerin altına düşecek.Soruyoruz nerede bu %1? Nerede süslü destek vaatleri? Elbette yanan yine çiftçi! Emeği zayi olan yine çiftçi! İcralık olan yine çiftçi!"

Saadet Partisi'nin Tarım Reformu Çağrısı: Çiftçi ve Üretici Korunmalı

Son olarak, Tokgöz, hükümete seslenerek, tarım ve hayvancılıkla ilgili köklü bir reform yapılması gerektiğini söyledi. "Saadet Partisi, bu yanlış politikaların hesabını soracak ve Türkiye'nin bereketli topraklarını rantçılara teslim etmeyecek" dedi. Saadet Partisi, tarımın yeniden canlanması için gerekli adımların atılmasını ve çiftçilerin yanında olunmasını savunuyor.

"Çare basit! Çözüm var! Saadetin sesine kulak ver!" dilerek Tarım Sorununun çözüm önerileri sunan Tozgöz;

"Öncelikle derhal Tarım Kanunu’nu uygulayın ve tarımsal desteği 135 milyar TL’den, 600 milyar TL’ye çıkartın. Göreceksiniz o zaman ne açlık çeken çiftçi kalır, ne haczedilen traktör kalır!
Her ürün için hasat öncesinde minimum fiyat garantisi verilsin. Çiftçi, ürününü zarar etmeden satabilsin.
Çiftçilere faizsiz finansman sağlayın, mevcut borçları en az 2 yıl süreyle faizsiz olarak erteleyin. O zaman nasıl bolluk bereket olduğunu göreceksiniz.
Et ve sütte dışa bağımlılığı bitirmek için önce zinciri en önemli halkası olan süt üreticisini koruyun. Küçük aile işletmelerine destek sağlayın, süt fiyatını 1 litre süt için 1.5 kg süt yemi karşılığında sabitleyin.
Simsarları koruyan değil, üreticiyi ve tüketiciyi koruyacak yeni bir hal yasası hayata geçirin.
Topyekün, yerli ve milli Tarım Reformu için harekete geçin. Sizinki sistem artık yürümüyor! Bu iktidar, yaptığı tüm uygulamalarla; üreticiyi, çiftçiyi yok saymış, onları kendi toprağında adeta köle yapmıştır. Bu uygulamalar sadece çiftçiyi değil, bir milleti gıda krizine sürüklemiştir! Bu milletin çiftçisi, tarih boyunca hiçbir dönemde bu kadar yalnız, bu kadar sahipsiz bırakılmamıştı. Bu hikaye “Adaletin ve Kalkınmanın” değil “Açlığın ve Sefaletin” hikayesidir. Bu ülkenin çiftçisi, toprağıyla yeniden barışacak, kendi ürettiğini kendi halkına sunacak. Milli Görüş’ün tek temsilcisi olan SAADET Partisi, milletimizin alın terini dökenlerin ellerini yakasından bırakmayacaktır. Türkiye’nin bereketli toprakları rantçıların eline teslim edilmeyecek, üretim yeniden canlanacak! Bu zulüm sona erecek ve SAADET Partisi, bu hesabı mutlaka soracaktır! Son olarak, yukarıda saydığımız çözüm önerilerini eğer AK Parti yapmıyorsa, inşaallah Saadet iktidarında biz hepsini yapacak, çiftçimizle ele ele müreffeh bir geleceğe yürüyeceğiz"

ifadelerine yer verdi. / Hamza Çalış

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...