"Hayatımı Kurtaran Yer Kapatılmamalı!"
Sivas'ın dünyaca ünlü Kangal Balıklı Kaplıcası'nın kapatılması, başta yabancı turistler olmak üzere sedef hastası birçok kişinin büyük mağduriyetine yol açtı. Romanya vatandaşı Iovanovici Roxana, kaplıcanın kapatılmasının ardından yaşadığı dramı dile getirerek yetkililere ve Romanya diplomatik temsilciliklerine acil yardım çağrısında bulundu.
Hayatını Yeniden Kazandığı Yer: Kangal Balıklı Kaplıca
Henüz 16 yaşındayken vücudunun %95'ini kaplayan ağır sedef hastalığıyla mücadele eden Roxana, 18 yıl önce geldiği Kangal Balıklı Kaplıca'da şifa bulduğunu belirtti. Yıllarca süren çaresiz arayışlarının ardından kaplıcanın kendisine "onurunu geri kazandırdığını" ve "insan olduğunu yeniden hissettirdiğini" vurguladı. Her yıl düzenli olarak geldiği kaplıcada hastalığının yavaş yavaş azaldığını ve normal bir yaşama adım adım yaklaştığını ifade etti.
Roxana, kaplıcanın sadece bir tedavi merkezi değil, aynı zamanda farklı milletlerden, inançlardan ve dillerden gelen insanların aynı acı ve umudu paylaştığı bir "sığınak" olduğunu dile getirdi. Ünsal ailesinin kendisine ikinci ailesi gibi davrandığını, temizlik, profesyonellik ve empati konusunda dünya çapında nadir görülen bir hizmet sunduklarını ekledi.
"Sedef Hastalığım Geri Döndü, Dayanılmaz Acılar Çekiyorum"
Kaplıcanın kapatılmasının ardından hayatının tamamen değiştiğini belirten Roxana, sedef hastalığının aniden geri döndüğünü ve dayanılmaz acılar çektiğini aktardı. Şifa bulabildiği tek yeri kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadığını ifade eden Roxana, bu durumun kendisinde büyük bir duygusal şoka neden olduğunu söyledi.
Yetkililere ve Romanya'ya Acil Çağrı
Iovanovici Roxana, Türkiye'deki yetkililere seslenerek Kangal Balıklı Kaplıca'nın yok olmasına izin verilmemesi gerektiğini belirtti. Kaplıcanın sadece bir şifa merkezi değil, aynı zamanda "tıbbi, insani ve manevi bir hazine" olduğunu ve binlerce hasta için bir sığınak görevi gördüğünü vurguladı.
Konuya ilişkin konuşma yapan Iovanovici Roxana;
"Romanyadan geliyorum ve bugün karşınızda sadece bir hasta olarak değil hayatını burada balıklı kaplıcada yeniden kazanan bir insan olarak bulunuyorum. 18 yıl önce henüz 16 yaşındayken ilk kez buraya geldim. Vücudumun yüzde 95'ini kaplayan çok ağır bir sedef hastalığım vardı. Yıllarca çare aradım ama hiçbir tedavi işe yaramadı. Ta ki buraya gelene kadar. Her yıl hastalığım yavaş yavaş azaldı. Her yıl kendimi daha iyi hissettim. Normal bir yaşama bir adım daha yaklaştım. Balıklı kaplıca benim için sadece bir tedavi merkezi değil, onurumun geri geldiği insan olduğumu yeniden hissettiğim yerdir. Burada iç huzuru buldum, duygusal rengimi kazandım. Herşeyden önemlisi şifa buldum. Bu yıllar içerisinde Kanada'dan, Almanya'dan Amerika'dan Romanya'dan, Portekiz'den, İspanya'dan Türkiyenin dört bir yerinden gelen insanlarla tanıştım. Burada hiçbir zaman ayrımcılık yapılmadı. Ne inanç, ne dil, ne de millet farkı olmadan hepimiz burada aynı acı ve aynı umudu paylaştık. Kendimi buraya ait hissettim. Ünsal ailesi benim ikinci ailem oldu. Her yıl beni sevgi ve özenle karşıladılar. Temizlik, profesyonellik ve empati dünyada bu seviyede çok az yerde görülür. Balıklı Kaplıca gibi bir yerin kapatılması mümkün olmamalı. Çünkü burası Dünyada sedef hastalıklarının bu şekilde tedave edebilen tek yer. Maalesef kaplıcanın kapatılmasından bu yana hayatım tamamen değişti. Sedef hastalığım aniden geri döndü. Bir duygusal şok yaşadım. Dayanılmaz acılar çekiyorum. İyileşebileceğimi bildiğim tek yeri kaybetmeyi kelimelerle anlatmak çok zor. İşte bu yüzden bu gün buradayım. Türkiyedeki yetkililere açık bir çağrıda bulunmak istiyorum. Lütfen bu kaplıcanın yok olmasına izin vermeyin. Burası sadece bir şifa merkezi değil, aynı zamanda tıbbi, insani ve manevi bir hazinedir. Binlerce hasta için bir sığınaktır. Bir çağrım daha var. Bu da Romanya'nın Ankara büyükelçiliğine, İstanbul Başkonsolosluğuna. Lütfen bize destek olun. Ben bir Romanya vatandaşıyım ve bu yer defalarca benim hayatımı kurtardı. Burada tedavi görmekten başka seçeneği olmayarlar için Romanya'nın tüm diplomatik ve ahlaki olarak bu sürece dahil olmasını talep ediyorum. Biz ayrıcalık istemiyoruz, sadece tedavi olmak istiyoruz."
ifadelerine yer verdi.
