Türkiye'nin önde gelen deprem uzmanlarından biri olan Prof. Dr. Naci Görür, İstanbul'da meydana gelmesi beklenen büyük deprem hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Marmara Bölgesi'nde, özellikle İstanbul’da beklenen 7,5 büyüklüğündeki deprem hakkında yaptığı açıklamalar, deprem bilinci ve hazırlık konusunda ciddi endişeleri gündeme getirdi.
Deprem Olasılığı Yüzde 47'ye Ulaşmış Durumda
Prof. Dr. Naci Görür, İstanbul’da büyük bir deprem olma olasılığının yüzde 47 olduğunu ve bu oranın zaman içinde revize edilerek daha da yüksek bir seviyeye geldiğini belirtti. 1999 yılındaki İzmit Depremi'nden bu yana geçen sürede, Marmara Denizi’nin ortasında bulunan büyük fay hattı üzerinde bir hareketlilik olmadığı için sismik boşluk oluştu. Bu durum, büyük bir depremin çok yakında gerçekleşme olasılığını artırıyor. Görür, Marmara Denizi'nde yer alan bu fay hattının her 250 yılda bir büyük deprem ürettiğini hatırlatarak, 1766 yılından bu yana bu bölgede büyük bir deprem meydana gelmediğini vurguladı. Bu da, deprem tehlikesinin her geçen gün arttığını gösteriyor.
Deprem Hazırlığı Konusunda Ciddi Eksiğimiz Var
Prof. Dr. Görür, Marmara Depremi'nin 25. yılını geride bırakmış olmamıza rağmen, İstanbul ve çevresinde yeterli hazırlığın yapılmadığını belirtti. Türkiye’nin bu konuda ciddi bir bilinç eksikliği yaşadığını dile getiren Görür, halkın deprem konusunda yeterince bilgi sahibi olmadığını ve depremle mücadele edebilmek için bilimsel temele dayalı bir yaklaşımın eksik olduğunu ifade etti. Görür, "Depremin ne olduğunu anlamayan insanlar, sadece inançlarla ya da halk arasında dolaşan yanlış bilgilerle hareket ediyorlar" dedi.
Bilinçlenme İçin Bilimsel Yaklaşım Şart
Deprem konusunda bilinçlenmenin, bilimsel bilgilere dayalı olması gerektiğinin altını çizen Görür, deprem dirençli şehirler inşa etmenin sanıldığı kadar zor olmadığını savundu. Bu konuda özellikle hükümetin, deprem hazırlıkları için ayrı bir bakanlık kurarak bu süreci yönetmesi gerektiğini belirtti. Görür, bakanlığın bütçesinin diğer bakanlıklara oranla daha fazla olması gerektiğini ve liyakatli bir kadro ile tüm Türkiye'yi deprem hazırlığına kavuşturmanın mümkün olduğunu söyledi. Depremin ekonomiyi, ticareti ve sanayiyi vuracağından, İstanbul’da yaşanacak bir büyük depremin Türkiye'nin tüm bağımsızlığını tehlikeye atabileceği uyarısını da yaptı.
Toplumsal Farkındalık ve Hazırlık Eksiklikleri
Prof. Dr. Naci Görür, deprem konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Depremin sadece bilimsel değil, toplumsal bir olgu olarak da ele alınması gerektiğini belirten Görür, halkın deprem konusunda eğitilmesi ve doğru bilgilendirilmesi gerektiğini ifade etti. "Öküzün kafa sallamasıyla deprem olduğunu söyleyen insanlar var" diyerek, halk arasında yerleşmiş yanlış inanışlara dikkat çekti ve insanların depremi ne kadar yanlış anladığını vurguladı. Bu tarz yanlış bilgilerle depremle mücadele edilemeyeceğini söyleyen Görür, toplumun bilinçli bir şekilde hareket etmesinin gerekliliğini bir kez daha vurguladı.
Deprem Sonrası Ekonomik ve Sosyal Zorluklar
Prof. Dr. Görür, depremin ekonomik yıkımını da çok ciddi bir şekilde ele aldı. İstanbul’un ekonomik anlamda Türkiye’nin kalbi olduğunu belirten Görür, büyük bir depremin ardından ekonomik toparlanmanın çok zor olacağını söyledi. Şu anda bile devletin borç yükü altında olduğuna dikkat çeken Görür, deprem sonrası olası bir ekonomik çöküşün Türkiye’nin geleceğini tehlikeye atabileceğini belirtti. Görür, “Deprem olduğu zaman o yıkımda parayı nasıl bulacağız? Hangi tavizleri vererek alacağız?” diyerek, Türkiye’nin bu konuda hazırlıksız olduğunu dile getirdi.
Sonuç Olarak, İstanbul ve Marmara'da Depreme Hazırlık Şart
Prof. Dr. Naci Görür’ün açıklamaları, İstanbul ve çevresinde beklenen büyük depreme yönelik hazırlıkların yetersiz olduğunu ve deprem bilincinin artırılması gerektiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Bilimsel verilere dayalı, toplumsal ve ekonomik hazırlıkların yapılması, büyük bir felaketin önüne geçebilmek için son derece önemli. Görür’ün uyarıları, Türkiye'nin geleceği açısından kritik bir önem taşıyor.