Konuşmasında demokrasi, halk iradesi ve hukukun üstünlüğü vurgusu yapan Özel, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğunu hedef alarak, “Türkiye bir sivil darbe sürecindedir” dedi. Özel’in konuşması, yalnızca Türkiye’de değil, toplantıya katılan 89 parti ve 79 ülkeden temsilciler nezdinde de güçlü yankı buldu.
“İstanbul’un İradesi Gasp Edildi”
Konuşmasında İstanbul’un halk iradesine rağmen yönetim iradesinden mahrum bırakıldığını söyleyen Özgür Özel, “Bugün İstanbul iradesi gasp edilmiş bir şehir durumundadır. 16 milyon İstanbullu, Ekrem İmamoğlu’na daha fazla oy vererek onu bir kez daha görevlendirdi” diyerek mevcut siyasi tabloyu eleştirdi.
İstanbul seçimlerine yapılan müdahaleleri bir darbe olarak nitelendiren Özel, “Türkiye'de sivil darbe var. Bu darbe, geçmişte olduğu gibi iktidara değil, geleceğe yapılmak isteniyor” dedi.
“Ekrem İmamoğlu ve Arkadaşları Siyaseten Tutukludur”
Özgür Özel, İmamoğlu’nun ve arkadaşlarının tutukluluğunu doğrudan siyasi gerekçelere bağlayarak şöyle devam etti:
“Ekrem İmamoğlu ve arkadaşları siyaseten tutukludur. Hepimiz onların suçsuzluğuna kefiliz ve sonuna kadar yanlarındayız. Bu ülkenin geleceğini yok etmeye çalışan bir anlayışla karşı karşıyayız.”
Ayrıca, Türkiye’nin dört bir yanından halkın verdiği desteğin, siyasi baskılara rağmen dimdik ayakta olduğunu belirtti.
“İlk Seçim Mağlubiyetinde Darbeye Başvurdular”
Özel, konuşmasında Adalet ve Kalkınma Partisi'ni hedef alarak, “İlk kez seçimi kaybettiklerinde demokratik süreçlere değil, sivil darbeye başvurdular. Biz darbelerden medet ummadık. Hatta geçmişte AKP’ye yapılan askeri darbe girişiminde bile demokrasiden yana durduk” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde yapılmak istenen müdahaleleri, doğrudan halk iradesine yönelik bir "gelecek darbesi" olarak nitelendirdi.
“Türkiye'nin Geleceğine Darbe Yapılmak İsteniyor”
Konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri, seçim sonrası yaşanan gelişmelerin “gelecek üzerine yapılan darbe” olarak tanımlanmasıydı. Özgür Özel, yalnızca geçmişe değil, Türkiye’nin geleceğine dair bir umut olan siyasetçilerin de hedefte olduğunu söyledi:
“Geçmişin değil, geleceğin yöneticilerine darbe yapılmak isteniyor. Bu, Türkiye'nin geleceğine yapılan bir kalkışmadır.”
Uluslararası Destek Vurgusu: “Yalnız Değiliz”
Toplantıya katılan başta Atina ve Paris belediye başkanları olmak üzere pek çok sosyal demokrat liderin dayanışma mesajları verdiğini hatırlatan Özel, uluslararası destekten güç aldıklarını vurguladı:
“19 Mart darbesinde dünyanın dört bir yanından belediye başkanlarından gelen destek mesajları çok kıymetliydi. Bugün de buradaki varlığınız gücümüze güç katıyor.”
Miting Değil, Eylem: “Halkla Omuz Omuza Mücadele Edeceğiz”
Özel, CHP'nin bundan sonraki süreci sadece mitinglerle değil, halkla birlikte yapılacak sonuç odaklı eylemlerlesürdüreceğini belirtti. “Her hafta İstanbul’un bir ilçesinde, her hafta sonu Anadolu’nun bir ilinde halkla buluşacağız. Bu bir miting değil, eylem sürecidir,” diyerek kararlı bir mücadele mesajı verdi.
“Ya Hep Beraber, Ya Hiçbirimiz”
Konuşmasının sonunda uluslararası sosyalist dayanışmaya vurgu yapan Özel, şu sözlerle konuşmasını bitirdi:
“Kurtuluş yok, tek başına. Ya hep beraber ya hiçbirimiz! Türkiye'den ülkelerinize dönerken bu dayanışma ruhunu da beraber götürün.”
SONUÇ: “Demokrasiyi Yaşatmak İçin Direneceğiz”
Özgür Özel’in Sosyalist Enternasyonal kapanış konuşması, sadece iç kamuoyuna değil, uluslararası kamuoyuna da açık bir çağrı niteliği taşıyor. Türkiye’de demokrasinin, halk iradesinin ve adaletin yeniden inşa edilmesi için kararlı bir duruş sergileyen Özel’in mesajları, Türkiye'nin içinden geçtiği siyasi sürecin dünya sosyal demokrat hareketi tarafından da yakından takip edildiğini gösteriyor.