İsrail ile İran arasında 11 gündür süren sıcak çatışmalarda yeni bir aşamaya girildi. İsrail, 24 Haziran sabahı İran’ın farklı bölgelerinde yer alan 6 stratejik havaalanına eş zamanlı hava saldırıları düzenledi. Aynı saatlerde ABD’nin doğrudan dahil olduğu başka bir harekâtta ise İran’ın nükleer tesisleri hedef alındı. Tahribatın büyüklüğü ve açıklamaların sertliği, savaşın bölgesel bir krize dönüşme riskini artırıyor.
İsrail'den Hedefli Saldırı: 6 Havaalanı Kullanılamaz Hale Geldi
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), sabah erken saatlerde İran’ın batı, doğu ve merkez bölgelerinde yer alan altı havaalanını hedef aldı. Yapılan resmi açıklamaya göre, bu saldırılarda İran'a ait 15 savaş uçağı (F-14 ve F-5 tipi) ve bir AH-1 saldırı helikopteri imha edildi. Ayrıca bazı pistlerin ve yer altı sığınaklarının da ağır hasar gördüğü bildirildi.
X platformunda yapılan açıklamada, hedef alınan havaalanları arasında Tahran’daki Mehrabad, Meşhed ve Dezful’un da bulunduğu kaydedildi. Açıklamada, “İran ordusunun bu havaalanlarından operasyon yapma kabiliyeti önemli ölçüde sınırlandırıldı” denildi.
ABD'den Fordo ve Natanz'a Operasyon: “İran’ın Elindeki Bombayı Aldık”
İsrail’in hava saldırılarından saatler sonra ABD, "Gece Yarısı Çekici" (Midnight Hammer) adı verilen özel bir operasyonla İran’ın Fordo, Natanz ve İsfahan’daki nükleer tesislerini bombaladı. ABD Başkanı Donald Trump, operasyonu bizzat duyurarak “İran’ın elindeki bombayı aldık” dedi. Trump’ın bu çıkışı, yalnızca operasyonun kapsamını değil, aynı zamanda Washington’un rejim değişikliğine yeşil ışık yaktığını da ima ediyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise, ABD'nin müdahalesini “tarihi bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi ve “Fordo’ya büyük zarar verdiler. Büyük liderimiz Trump’a şapkamızı çıkarmalıyız” ifadesiyle Washington’a destek verdi. Netanyahu, savaşın uzun süreli bir yıpratma savaşına dönüşmesine izin vermeyeceklerini, ancak hedeflere ulaşmadan da durmayacaklarını vurguladı.
İran’dan Hızlı Misilleme ve Sert Mesajlar
İran ise saldırılara kısa sürede yanıt verdi. Hürremabad yakınlarında İsrail’e ait olduğu belirtilen bir insansız hava aracı düşürüldü. Ayrıca İran, Mossad’a çalıştığı iddia edilen Muhammedemin Sayeşte adlı bir kişiyi idam etti. İran yetkilileri, istihbarat savaşlarının daha da derinleşeceğinin sinyalini verdi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçı’nın Moskova’ya giderek Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile özel bir toplantı yapacağı açıklandı. İran yönetimi, Rusya’nın diplomatik baskı oluşturmasını ve olası bir destek sağlamasını umut ediyor.
Sivil Kayıplar ve İnsanlık Dramı Derinleşiyor
İran Sağlık Bakanlığı’nın son verilerine göre, 21 Haziran’dan bu yana İsrail'in hava saldırılarında 430 sivil yaşamını yitirdi, yaralı sayısı ise 3.500’ü aştı. İsrail tarafı da İran’ın misilleme saldırılarında 24 kişinin öldüğünü ve 1.272 kişinin yaralandığını duyurdu.
Uluslararası Kızılhaç ve Birleşmiş Milletler kaynakları, sivillerin özellikle kentsel bölgelerde tehlike altında olduğunu ve insani yardım koridorlarının açılması gerektiğini vurguluyor.
Askeri Altyapıya Yoğunlaşan Saldırılar
İsrail ordusu, Tahran, Kereç, Şiraz, Yezd, Tebriz, İsfahan, Kirmanşah ve Savocbulağ kentlerinde çok sayıda askeri üs, radar istasyonu ve füze bataryasını hedef aldı. Tahran’ın güneydoğusundaki Parçin askeri üssü ile Karaj’daki hava savunma sistemlerinin devreye girdiği, bazı bölgelerde şiddetli patlama seslerinin duyulduğu bildirildi.
Trump son açıklamasında, “İran’daki nükleer altyapıya verilen zararın muazzam olduğu söyleniyor. Ordumuz olağanüstü bir profesyonellik sergiledi” dedi. Operasyona katılan B-2 Spirit bombardıman uçaklarının Missouri’deki üslerine güvenle döndüğü de kaydedildi.
Küresel Endişe Artıyor: Yeni Bir Körfez Savaşı Mı?
Savaşın gidişatı, sadece Orta Doğu’da değil, dünya genelinde kaygı uyandırıyor. Uluslararası analistler, bu savaşın bir bölgesel çatışmadan çıkıp küresel güç dengelerini sarsacak boyutlara ulaşabileceği uyarısında bulunuyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olağanüstü toplanmaya hazırlanıyor.
Bölge halkı ise endişe içinde; sınır kentlerinden göçler başladı, enerji ve gıda fiyatları hızla artıyor. İran’daki internet altyapısı zaman zaman kesintiye uğruyor; bilgi akışı sınırlanmış durumda.
İsrail-İran savaşı, her geçen gün daha çok aktörün dahil olduğu, sadece askeri değil aynı zamanda diplomatik ve insani bir kriz halini alıyor. Savaşın seyrini artık yalnızca sahadaki hamleler değil, diplomatik masada atılacak adımlar da belirleyecek gibi görünüyor.